Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

1960'lardan Don Kişot çizimleri




Toplam oy: 265

Muhafazakarlar, gençler arasında sorumsuzluğun yaygınlaştığı, sosyal düzenin sekteye uğradığı bir dönem olarak tanımladı 1960'ları. Geri kalanların büyük çoğunluğu ise özellikle ırkçılık, cinsiyetçilik, militarizm konularındaki tabuların sorgulandığı bir dönem olarak gördü o yılları. Müzikteki ve gençlerin giyim tarzındaki değişim, bireysel özgürlüklerin genişletilmesini isteyen politik taleplerle kol kola yürüdü. Talepleri, sokak gösterileri, gösterileri politik değişim izledi.

 

Cervantes'in ünlü romanı Don Kişot'un 1960'larda gördüğü ilgi, dönemin ruhundan ayrı düşünülemez şüphesiz. Dünyayı olduğu gibi değil de olabileceği gibi gören Don Kişot, 1960'larda yaşasaydı gösterilere katılır mıydı, yel değirmeniyle mücadelesi psikedelik bir durum olarak mı yorumlanırdı bilinmez. Ama 50 Watts'ın derlediği çizimleri incelerken Don Kişot'a bir kez de bu gözle bakmak mümkün.

 

İşte, onlardan bazıları:

 

 


 

 

Atuyoshi Sugimura, 1966

 

 

 

 


 

 

Roberto J. Páez, 1969

 

 

 

 

 

 

 


 

 

Ramón Aguilar Moré, 1961

 

 

 


 

 

Tadeusz Michaluk, 1966

 

 

 


 

 

Fernand Van Hamme, 1965

 

 

 


 

 

 

* Tamamı için tıklayınız.

 

GG

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yazarlık her ne kadar doğrudan yaratıcılıkla ilgili görünse de bir yönüyle de oldukça teknik bir iş. Öte yandan yazarlığa adım atmak da bir hayli zor. Yazdığınız hikaye yeterince gerçekçi olacak mı? Kurgu bir noktada fire verecek mi? Okurlar beğenecek mi?

Arap harfli metinlerin dünyası bizi şaşırtmaya devam ediyor. Son zamanlarda arka arkaya “yeni” eserler gün ışığına çıktı ve görünen o ki, çıkmaya da devam edecek. Bu eserler arasında ilgi çekici olanlardan ilki Recaizade Mehmet Celâl’in Hayal-i Celâl adlı romanı.

Edebiyat ve televizyon arasındaki beslenme kanalları artık hepimizin malumu. Dünya genelinde etki yaratan pek çok kitap aynı hızla sinemaya ya da televizyona da uyarlanıyor artık. Dahası, çoğu kez bu uyarlamalar, dönemin en çok ses getiren dizileri arasına giriyor. Peki gelecek günlerde televizyon ekranlarında hangi edebiyat uyarlamalarını izleyeceğiz?

Merakla beklenen gün geldi! HBO'nun dünyaca ünlü dizisi Game of Thrones yedinci sezonuyla döndü! Merak etmeyin, yeni sezonun ilk bölümüyle alakalı kopya vermeyeceğiz. Zira Game of Thrones hakkında bilinenlerle değil, merak edilenlerle ilgiliyiz daha çok. Gerçekten de, Game of Thrones hakkında en çok neleri merak ediyoruz?

"Başlamak bitirmenin yarısıdır," derler. Konu yazmak olduğunda bu söz hayli geçerlidir. Gerçekten de yazmaya başlamak zordur, yazmaya devam etmekse çoğu zaman daha da zordur. Özellikle de söz konusu bir roman olduğunda. Çünkü roman yazmak bir yönüyle maraton koşmaya benzer, belli bir standardı geniş bir zaman diliminde sürdürmeyi gerektirir.

Söyleşi

Ahmet Faruk Kayral ile söyleşi:


"Her şeye rağmen, yine de bu konuyla ilgilenen binlerce kültürlü insan var."


Ece KARAAĞAÇ

 

 

 

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.