Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

The Beatles'a "dokunan" kitaplar




Toplam oy: 117

Son günlerde müzik kitaplarının raflarda kapladığı alan hızla artmaya başladı, öyle ki artık yalnızca müzik kitapları basan bir yayınevi bile var: Kara Plak! Yayın hayatına The Beatles'ın tek onaylanmış biyografisi ile başlayan Kara Plak'ın bu tercihi tesadüf olmasa gerek. Zira 60'lı yılların efsanevi The Beatles'ı bilmeyen yoktur. Hem müzikal hem de ticari manada büyük bir başarıya imza atan grubun şöhreti kısa sürede İngiltere sınırlarını aşmış ve tüm dünyaya ulaşmıştı. Geniş ve çağının ötesinde bir hayran kitlesine sahip olan The Beatles edebiyat açısından da bir ilham kaynağı olmuştu elbette. Hal böyle olunca bir ucuyla The Beatles'a dokunan kitapların ortaya çıkması da kaçınılmazdı. Biz de bu kitaplardan dört tanesini BookGlow'dan sizin için derledik. Ne yazık ki Hunter Davies imzalı The Beatles dışındaki kitapların henüz Türkçe çevirisi bulunmuyor. Umuyoruz diğer üç kitabı da en yakın zamanda Türkçe okuma şansını buluruz!


1. The Beatles - Hunter Davies


Kara Plak Yayınları'nın Türkçe'ye kazandırdığı birçok kitabın ilki Hunter Davies imzalı The Beatles. Hunter Davies'in grubun zirvede olduğu 1967-1968 yılları arasında grupla beraber 18 ay geçirerek kaleme aldığı kitap aynı zamanda grup üyeleri tarafından da onaylanan tek biyografi. İlk yayımlanışından sonra, 1985'te ve 2009'da eklenen uzun bölümlerde grubun dağılma sürecini, dağıldıktan sonra yaşananları, grup üyelerinin solo kariyerlerini de anlatan kitap, bu sayesinde güncelliğini kaybetmiyor.

 

 

2. I Shot Bruce - Brett Busang


I Shot Bruce altmışlı yılların İngiltere'sinde beş yıllık bir zaman dilimine yayılıyor ve merkezine bir rock yıldızı olma arzusuyla yaşayan Vijay Asunder'ı alıyor. Karakterimiz dünyaca ünlü bir müzik grubunun menajeri tarafından  reddedilmesiyle birlikte ondan sürekli kaçan başarıyı simgeleyen, kendi yerini işgal ettiğine inandığı bir kişiyi öldürmeye karar veriyor. Bir antikacıda çalışarak yaşamını sürdüren Asunder bir yandan da grup üyelerinin hayatlarını takibe alıyor ve bu hayata kendisinin de sahip olabileceği fikriyle intikamını planlamaya başlıyor. Romanı The Beatles'a bağlayansa sadece romanda geçen altmışlı yılların ünlü müzik grubunun The Beatles'ı çağrıştırması değil, grubun bu büyük şöhrete ulaşmasından hemen evvel gruptan çıkarılarak ve yerini Ringo Starr'a bırakan, nam-ı diğer beşinci Beatles Pete Best'ten ilham alması. Pete Best'in gruptan çıkarılmasından kısa bir süre sonra müziği bıraktığını ve 20 yıl boyunca devlet memuru olarak çalıştığını da ekleyelim.

 

 

 

3. Revolution in the Head: The Beatles' Records and the Sixties -  Ian MacDonald


Bu kitap için "The Beatles'ın kutsal kitabı" desek yalan olmaz. The Beatles üyelerinin genç ve hevesli müzisyenlerden birer kültür elçisine dönüşümüne tanıklık eden kitap, aynı zamanda grubun 1957'deki amatör kayıtlarından başlayarak 1995'teki son bir araya gelişlerinin kaydına kadar toplamda 241 şarkıyı tek tek ele alıyor ve değerlendiriyor.  Kitabın bir diğer artısı da Paul McCartney'le yapılan en son röportajları da içermesi. Kapsamlı bir rehber olan bu kitap The Beatles üyelerinin hayatları, müzikleri ve grubun zirvede olduğu yıllar hakkında oldukça ilginç detaylar sunuyor okuyucusuna.

 

 

 

4. The Beatles Anthology - The Beatles


The Beatles'ın macerasını kendi ağızlarından anlatan bir kitap The Beatles Anthology. Paul McCartney, George Harrison ve Ringo Starr'ın bir araya gelip kendi hikayelerini anlatmaya karar vermesiyle doğmuş bu The Beatles otobiyografisi. Genç yaşta hayatını kaybeden John Lennon'ın eşi Yoko Ono'nun da katılımıyla zenginleşen kitapta grup üyelerinin şahsi arşivlerinden eşi olmayan belge ve fotoğrafların da bulunduğunu ekleyelim.

 

 

 

 

EK

 

 


 

 

 

Kaynak: BookGlow

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yeni yıl diye adlandırdığımız takvim dönemine yaklaşırken, yayınevleri, bizi heyecanlı tutmak adına yazarlarının beklenen yapıtlarını müjdelemeye başlar; biz okurlar da, sıkıntılı zamanlarımızda sığınabilmek ve günü geçirebilmek için okunacak yeni kitapların beklentilerine kapılırız.

Anna Karenina'yı elime ilk aldığımda lisedeydim. Birkaç sayfa okuduktan sonra uzun ve sıkıcı bir roman olduğuna karar verip rafa geri koymuştum. İkinci denememde üniversiteden yeni mezun olmuştum, bu defa elimden bırakamadım. O yaşta beni en çok heyecanlandıran, romanın unutulmaz karakterleri ve elbette aşktı.

Kimilerine göre “modern zamanların ilk miti”, kimilerine göre de “ilk modern bilimkurgu” olan Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818’de yayımlandı ve on sekizinci yüzyılın sonlarına doğru zirveye çıkıp on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında hız kesen Britanya gotik romanının geç dönem eserlerinden biri olarak edebiyat tarihine geçti.

Korkularımızdan can bulup yine korkularımızla beslenerek yaşayan canavarlar; genelde hayvansal formlara insani özellikler eklenerek şekillendirilmişler – bazen insanlar gibi dik dururlar, bazen insana özel yüz ifadeleri taşırlar, bazen konuşurlar vesaire… İnsani özellikler; inandırıcılıklarını ve dolayısıyla etkilerini artırırken, kendileriyle ilintili korkuları da cisimleştirir.

Sinema severlerin heyecanla beklediği dönemlerden biri yaklaştı! Bu yıl 17.'si düzenlenen !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali 15-25 Şubat'ta İstanbul'da, 1-4 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir'de... Filmlerin yanı sıra !f Music de, Müjde Ar ve Tuğrul Eryılmaz’ın !f İstanbul’a özel sohbeti ve hayat verecek etkinlikleriyle çok konuşulacak gibi görünüyor. Bu yılın teması ise "Hayat Var!”

Söyleşi

Zeynep Şen

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.