Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

The Beatles'a "dokunan" kitaplar




Toplam oy: 45

Son günlerde müzik kitaplarının raflarda kapladığı alan hızla artmaya başladı, öyle ki artık yalnızca müzik kitapları basan bir yayınevi bile var: Kara Plak! Yayın hayatına The Beatles'ın tek onaylanmış biyografisi ile başlayan Kara Plak'ın bu tercihi tesadüf olmasa gerek. Zira 60'lı yılların efsanevi The Beatles'ı bilmeyen yoktur. Hem müzikal hem de ticari manada büyük bir başarıya imza atan grubun şöhreti kısa sürede İngiltere sınırlarını aşmış ve tüm dünyaya ulaşmıştı. Geniş ve çağının ötesinde bir hayran kitlesine sahip olan The Beatles edebiyat açısından da bir ilham kaynağı olmuştu elbette. Hal böyle olunca bir ucuyla The Beatles'a dokunan kitapların ortaya çıkması da kaçınılmazdı. Biz de bu kitaplardan dört tanesini BookGlow'dan sizin için derledik. Ne yazık ki Hunter Davies imzalı The Beatles dışındaki kitapların henüz Türkçe çevirisi bulunmuyor. Umuyoruz diğer üç kitabı da en yakın zamanda Türkçe okuma şansını buluruz!


1. The Beatles - Hunter Davies


Kara Plak Yayınları'nın Türkçe'ye kazandırdığı birçok kitabın ilki Hunter Davies imzalı The Beatles. Hunter Davies'in grubun zirvede olduğu 1967-1968 yılları arasında grupla beraber 18 ay geçirerek kaleme aldığı kitap aynı zamanda grup üyeleri tarafından da onaylanan tek biyografi. İlk yayımlanışından sonra, 1985'te ve 2009'da eklenen uzun bölümlerde grubun dağılma sürecini, dağıldıktan sonra yaşananları, grup üyelerinin solo kariyerlerini de anlatan kitap, bu sayesinde güncelliğini kaybetmiyor.

 

 

2. I Shot Bruce - Brett Busang


I Shot Bruce altmışlı yılların İngiltere'sinde beş yıllık bir zaman dilimine yayılıyor ve merkezine bir rock yıldızı olma arzusuyla yaşayan Vijay Asunder'ı alıyor. Karakterimiz dünyaca ünlü bir müzik grubunun menajeri tarafından  reddedilmesiyle birlikte ondan sürekli kaçan başarıyı simgeleyen, kendi yerini işgal ettiğine inandığı bir kişiyi öldürmeye karar veriyor. Bir antikacıda çalışarak yaşamını sürdüren Asunder bir yandan da grup üyelerinin hayatlarını takibe alıyor ve bu hayata kendisinin de sahip olabileceği fikriyle intikamını planlamaya başlıyor. Romanı The Beatles'a bağlayansa sadece romanda geçen altmışlı yılların ünlü müzik grubunun The Beatles'ı çağrıştırması değil, grubun bu büyük şöhrete ulaşmasından hemen evvel gruptan çıkarılarak ve yerini Ringo Starr'a bırakan, nam-ı diğer beşinci Beatles Pete Best'ten ilham alması. Pete Best'in gruptan çıkarılmasından kısa bir süre sonra müziği bıraktığını ve 20 yıl boyunca devlet memuru olarak çalıştığını da ekleyelim.

 

 

 

3. Revolution in the Head: The Beatles' Records and the Sixties -  Ian MacDonald


Bu kitap için "The Beatles'ın kutsal kitabı" desek yalan olmaz. The Beatles üyelerinin genç ve hevesli müzisyenlerden birer kültür elçisine dönüşümüne tanıklık eden kitap, aynı zamanda grubun 1957'deki amatör kayıtlarından başlayarak 1995'teki son bir araya gelişlerinin kaydına kadar toplamda 241 şarkıyı tek tek ele alıyor ve değerlendiriyor.  Kitabın bir diğer artısı da Paul McCartney'le yapılan en son röportajları da içermesi. Kapsamlı bir rehber olan bu kitap The Beatles üyelerinin hayatları, müzikleri ve grubun zirvede olduğu yıllar hakkında oldukça ilginç detaylar sunuyor okuyucusuna.

 

 

 

4. The Beatles Anthology - The Beatles


The Beatles'ın macerasını kendi ağızlarından anlatan bir kitap The Beatles Anthology. Paul McCartney, George Harrison ve Ringo Starr'ın bir araya gelip kendi hikayelerini anlatmaya karar vermesiyle doğmuş bu The Beatles otobiyografisi. Genç yaşta hayatını kaybeden John Lennon'ın eşi Yoko Ono'nun da katılımıyla zenginleşen kitapta grup üyelerinin şahsi arşivlerinden eşi olmayan belge ve fotoğrafların da bulunduğunu ekleyelim.

 

 

 

 

EK

 

 


 

 

 

Kaynak: BookGlow

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Kitapları yarıda bırakmayı huy haline getirmiş bir arkadaşım var. Tenkit etmeye kalkışırsanız kendini savunacak kelimeleri cebinden çıkarıveriyor hemen. Şöyle diyecek oluyor: “Her yarıda bıraktığım kitapta, heyecanla, özveriyle içine girdiğim bir evrenden, o evren kendi üzerine kapanmadan sıyrılıveriyorum. Nihayete erdirilmesine izin vermeden...

Havaların ısınmaya başladığı şu günlerde, masa başında kapalı yerlerde zaman geçirmek giderek güçleşiyor. Dolayısıyla kısa bir süreliğine de olsa İstanbul’dan kalkıp Bodrum’a gitmek konusunda çok kolay karar verdik ama masa başından vazgeçmedik yine de. Üstelik Mine Söğüt’ten sonbaharda, yani havaların yavaşça soğumaya başlayacağı dönemde çıkacak yeni bir roman müjdesi de aldık!

Konu entelektüalite olduğunda hemen hepimizin olduğumuzdan iyi görünmek istediği aşikar. Öyle ki kimi zaman alakamız olmayan konularda bile fikir beyan edip ilgimiz olmayan konularda gülümseyerek kafa sallıyoruz. Bu elbette insan doğasının bir sonucu ve son derece normal. Ne de olsa hepimiz içinde bulunduğumuz topluluk tarafından kabul görme ve onaylanma eğilimindeyiz.

Teknolojinin gelişmesiyle basılı kitap diye bir şey kalmayacak, deyişini eminim siz de duymuşsunuzdur. Başta bu savı öne sürenlerin haklı olduğuna ben de inanmıştım. Ama görünen o ki, zannedilenin tersi oldu. Yakın bir zaman önce, dünya çapında toplanan verilere göre e-kitap satışlarında yüzde 4’lük bir düşüş görülürken, basılı kitap satışlarında da yüzde 4’lük bir artış görüldü.

Söyleşi

Emre Yavuz ve Sinan Ural ile söyleşi:


“İşin sırrı çizgi romanda ya da figürde değil, biriktirme tutkusunda.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.