Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

İlhamını edebiyattan alan kara filmler




Toplam oy: 70

Kahramanlarını çürümüş ve itici algılanabilecek bir dünyanın içine yerleştiren kara filmler, 1950'li ve 60'lı yıllarda başta Amerika olmak üzere dünyanın hemen her yerinde epey popülerdi. Fakat o günlerde de edebiyat ve sinema arasındaki işbirliği bugünkünden farklı değildi elbette. O günlerde de sinema edebiyattan epeyce faydalanıyordu. Öyle ki, meraklılarının adını hemen hatırlayacağı birçok kara filmin arkasında da bir edebiyat etkisi yatıyordu. İşte ilhamını edebiyattan alan kara filmler:

 

1. The Big Sleep (1946)

 

Başrollerinde efsanevi oyuncu Humphrey Bogart ve Lauren Bacall'ın yer aldığı The Big Sleep, ünlü yazar Raymond Chandler'ın Büyük Uyku romanından uyarlanmıştı aslında.

 

 

 

 

2. The Third Man (1949)

 

Hollywood'un bir diğer efsane isminin, Orson Welles'in başrolünde olduğu The Third Man'in arkasında bir roman bulunmakla kalmıyor, aynı zamanda çok önemli bir yazarın da imzası bulunuyordu. Graham Green Üçüncü Adam'ı senaryo olarak yazmış; kitap ise filmin ardından, 1950 yılında yayımlanmıştı.

 

 

 

 

3. The Maltese Falcon (1941)

 

Başrolünde yine Humphrey Bogart'ı gördüğümüz The Maltese Falcon, Dashiell Hammett'ın Malta Şahini adlı romanından uyarlanmıştı. Humphrey Bogart özel dedektif Sam Spade rolündeydi. 

 

 

 

 

4. Stray Dog (1949)

 

Daha çom Yedi Samuray ile tanınan Japon yönetmen Akira Kurosawa'nın yönetmen koltuğunda oturduğu Stray Dog''un temelinde basılı bir roman bulunmasa da, Kurosawa'nın bu hikayeye aslında bir roman olarak başladığı biliniyor. Kurosawa bir dedektif hikayesi yazmak için masanın başına oturmuş ve altı haftalık bir sürecin sonunda hikayesini senaryoya uyarlamaya karar vermiş.

 

 

 

5.  Double Indemnity (1944)

 

İşte içinde Raymond Chandler'ın parmağı olan bir film daha! Ama bu kez Raymond Chandler'ın romanından uyarlanan bir filmden bahsetmiyoruz. Chandler'ın da senaristleri arasında bulunduğu bu film Postacı Kapıyı İki Kere Çalar romanıyla da tanıdığımız James M. Cain'in Çifte Tazminat romanının bir uyarlaması.

 

 

 

 


 

 

 

Kaynak: Bookglow

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

En prestijli edebiyat ödüllerinden Man Booker’a aday olmak için nasıl kitap yazmak gerekli? Aday kitapların izlediği yol ne? Edebiyat ödüllerini kazanan yazarların sırrının ne olduğu hep merak edilegelmiştir. İster Nobel gibi uluslararası bir ödül olsun, isterse yerel bir ödül; ödülü kazanan yazarların başarılı olmasını sağlayan unsurlar üzerine en çok konuşulan konulardan biri olur.

Bu yılın Nobel Edebiyat Ödülü kazananı Kazuo Ishiguro çağımızın üretken isimlerinden de biri aynı zamanda. Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmasıyla bir anda gündeme oturan Kazuo Ishiguro yazarlık serüveni boyunca verdiği birçok röportajda yazma süreçlerinden de sık sık bahsediyor. Ishiguro'nun yazma süreçleri hakkında söyledikleri genç yazarlar için de oldukça kıymetli.

Yazarların daima geceleri el ayak çekildikten sonra yazmaya başladığı düşünülür. Sanatçıların ve yaratıcı bir uğraşıyla meşgul kişilerin en verimli olduğu saatin de gecenin çıt çıkmayan, sadece düşüncelerin akışının tıkırtısının duyulduğu gece saatleri olduğu türlü çalışmalarla da savunulmuştur.

Bir Adam İki Hayat

 

Rüyalar hayatımızda, hafızamızı en çok zorlayan ve bizi en çok düşündüren durumlardan biridir. Kimi zaman gün içerisinde benliğimize kaydettiğimiz bir olay kimi zaman da dışa vuramayıp bastırdıklarımız rüyalarımızda gün yüzüne çıkar.

 

Söyleşi

Serhat Tolga Yıkıcı ve Ayşegül Kirpiksiz ile söyleşi:


 “Wattpad genç okuru daha iyi anlamamıza imkan veriyor.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.