Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

KararsızOkur // "Öteki" toprakları "yuvaya" taşıyan edebiyatçılarımız




Toplam oy: 40

Bu ayın kapak konusu, Türkiyeli edebiyatçıların eserleriyle yurt dışı serüvenleri olunca, KararsızOkur'u da Türkiyeli edebiyatçıların buraya taşıdıkları kentler ve bu kentleri bize sunan kitapları üzerine kurduk. Kentlerin ve kültürlerin zamanla dönüşen organik oyun alanları olması ve sundukları tecrübelerin de zamanla değişmesinden hareketle, bireyin dünya ile ilgili belli bir farkındalık düzeyi yakalaması için ikincil veriye bağımlılığından bahsetmek mümkün. Bu anlamda edebiyatçılar, kelimeler vasıtasıyla kurabildikleri güçlü iletim kanallarıyla ikinci el tecrübe kaynağı olarak değerliler.


Edebiyatçılar bazen içselleştirdikleri kentler için gezi kitapları yazarak, bazen anılarında o kentlere özgü tecrübelere yer verip oralara has tatları sunarak, bazen yabancı şehir ve küfürlerden toplandıklarından yarattıkları karakterleri metinlerine gömerek, bazen bu şehirleri hikayelerine oyun alanı olarak seçerek buralara taşımışlar. Biz de uzak şehirleri buraya taşıyan edebiyatçılarımızın bu kitaplarını ve beslendikleri "öteki" toprakları bir haritada bir araya getirmek istedik. Belki bir dahaki gezinizden önce, gideceğiniz şehri başka türlü bir "tanıdıktan" dinlemek istersiniz.

 

 

 

 

(Görseli büyütmek için tıklayınız.)

 

 

1- Enis Batur - İki Deniz Arası Siyah Topraklar  Bordeaux Seyahatnamesi


“Montaigne'in kulesinden, şarap bağlarından başlayan, ama kuzeyde Loti'nin evine, güneyde Benjamin'in mezarına, Lascaux mağarasına ve Gaudi'ye...”

 

2- Ahmet Hamdi Tanpınar – Yaşadığım Gibi


“Benim Paris seyahatim: Yirmi bir sene evvel gelmem lazım gelen yere şimdi geliyorum. Bugünkü Avrupa, fikirlerimin, itiyatlarımın ve ideallerimin hazin bir mezarlığıdır. Hakikatte ben Avrupa’da bir hortlak değilse bile, bir artık gibi dolaşıyorum.”

3- Cenap Sahabettin - Beyrut, Filistin ve Nablus İzlenimleri

 

4- Füruzan – Balkan Yolcusu


Bosna-Hersek, Makedonya, Bulgaristan, Yunanistan – gezi-röportaj demeti

 

5- Erdal Öz - Bir Gün Yine Allı Turnam


Sovyetler Birliği gezisinden onda kalanları Allı Turnam isimli kitabıyla yayımlamıştı. Berlin duvarı yıkıldıktan sonra bir süre basılı görmek istemediği kitabını daha sonra bir takım eklemelerle Bir Gün Yine Allı Turnam ismiyle yeniden yayımladı. 

 

  
6- Ahmet Haşim - Frankfurt Seyahatnamesi

 

1930’ların Frankfurt'undan 20 kısa yazı

 

7- Nedim Gürsel - Paris Yazıları


8- Haldun Taner  - Berlin Mektupları

 

1935-84 arası Berlin anıları: Hitler’in yükselişi, siyasal mücadeleler, soğuk savaş yılları, füze rampaları, yeşiller hareketi, Türk işçiler sorunu...

 

9- İlhan Selçuk - Uzak Komşu Rusya'dan Gezi Notları


10- M. Cevdet Anday - Sovyet Rusya Azerbaycan Özbekistan Bulgaristan Macaristan


11- Yusuf Ziya Ortaç - Göz Ucuyla Avrupa

 

12- Selahattin Batu: Avusturya ve Venedik Günleri


13- Demir Özlü: Kanal Kentlerinde Berlin Amsterdam


14- Hıfzı Topuz – Elveda Afrika, Hoşca Kal Paris


15- Cüneyt Ayral – Benim Paris’im

 

16- Selahattin Batu – İspanya Büyüsü


17- Fikret Otyam -  Ne Biçim Amerika Ne Biçim Rusya ve İran Afganistan Pakistan


"Ne görebildiysem onları yazdım, biraz da ne gösterildiyse..."

 

18- Demir Özlü  - Paris Günleri

 

“Kafamda uğuldayan Paris’i yalnız görmeliyim. Yalnızlık ne kadar sıkıntı verecek olursa olsun.”

 

19- Şevket Rado -  Amerikan Masalı


20- Hasan Âli Yücel – İngiltere Mektupları


21- Işıl Özgentürk - Büyülü Bir Yolda – İran, Pakistan, Hindistan, Nepal

 

“Hiç bitmemesini istediğim için o yoldaki ben'i anlatmaya çalıştım. Hepsi bu.”

 

22- Burhan Arpat - Avusturya Günlüğü


23- Nedim Gürsel – Bir Avuç Dünya


24- Mîna Urgan - Bir Dinozorun Gezileri


İnsanları tanımayı hedefleyene gezilerinden notlar.

 

Bonus:

 

 
25- Seydi Ali Reis Mir'âtü'l Memâlik


Süveyş Kaptanı olduktan sonra gördüklerini yazmıştır. Tamamlanma tarihi 1557'dir.

 
26- Evliya Çelebi -  Seyahatname


1682’deki vefatına kadar tam 50 yıl boyunca gezdi. 


 

 


 

 

 

Görsel: Onur Atay

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yeni yıl diye adlandırdığımız takvim dönemine yaklaşırken, yayınevleri, bizi heyecanlı tutmak adına yazarlarının beklenen yapıtlarını müjdelemeye başlar; biz okurlar da, sıkıntılı zamanlarımızda sığınabilmek ve günü geçirebilmek için okunacak yeni kitapların beklentilerine kapılırız.

Anna Karenina'yı elime ilk aldığımda lisedeydim. Birkaç sayfa okuduktan sonra uzun ve sıkıcı bir roman olduğuna karar verip rafa geri koymuştum. İkinci denememde üniversiteden yeni mezun olmuştum, bu defa elimden bırakamadım. O yaşta beni en çok heyecanlandıran, romanın unutulmaz karakterleri ve elbette aşktı.

Kimilerine göre “modern zamanların ilk miti”, kimilerine göre de “ilk modern bilimkurgu” olan Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818’de yayımlandı ve on sekizinci yüzyılın sonlarına doğru zirveye çıkıp on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında hız kesen Britanya gotik romanının geç dönem eserlerinden biri olarak edebiyat tarihine geçti.

Korkularımızdan can bulup yine korkularımızla beslenerek yaşayan canavarlar; genelde hayvansal formlara insani özellikler eklenerek şekillendirilmişler – bazen insanlar gibi dik dururlar, bazen insana özel yüz ifadeleri taşırlar, bazen konuşurlar vesaire… İnsani özellikler; inandırıcılıklarını ve dolayısıyla etkilerini artırırken, kendileriyle ilintili korkuları da cisimleştirir.

Sinema severlerin heyecanla beklediği dönemlerden biri yaklaştı! Bu yıl 17.'si düzenlenen !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali 15-25 Şubat'ta İstanbul'da, 1-4 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir'de... Filmlerin yanı sıra !f Music de, Müjde Ar ve Tuğrul Eryılmaz’ın !f İstanbul’a özel sohbeti ve hayat verecek etkinlikleriyle çok konuşulacak gibi görünüyor. Bu yılın teması ise "Hayat Var!”

Söyleşi

Zeynep Şen

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.