Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

KararsızOkur: Popüler kültürün budamaya kalktığı öncü Jane Austen




Toplam oy: 76

Jane Austen, ölümünden 200 yıl sonra bugün hâlâ çok okunuyor ve hâlâ çok sayıda romanın hamurunda bulunabiliyor. Austen'ın döneminde müthiş bir yenilikçilikle açtığı yol ve kurguladığı formül, iki yüzyıldır yazarları ve okurları peşinden sürükledi; zaman içinde romanlara gire gire, okurlar tarafından okuna okuna artık ana akımının parçası oldu. Austen, doğaüstü acayiplikler ve her zaman tutarlılık kaygısı olmayan bir olay örgüsü etrafına sarılan, aşırı duygusal melodramların ve gotik-romantik romanların hüküm sürdüğü bir dönemde ortaya çıktı. Çağdaşlarının aksine, sıradan insanları, bildik mekanları ve herkesin başına gelebilecek olayları konu edildi. Realizm, romantizm ve mizahı birlikte kullanırken fazla büyük oynamaktan da uzak durdu. Realist bir tavırla 19.yüzyıl başındaki kadınların toplumdaki yerini, okurun gözüne sokmadan arka planda gösterirken, en önde duran her zaman kararlı kadın karakterleriyle, mutlu-sonlarıyla, diyalog ağırlıklı anlatıımıyla yazı karakterini belirginleştirdi. Bu düzen artık bize çok tanıdıkken, Austen'ın dönemi için özgün ve son derece yenilikçiydi; Austen her zaman direnecek bir dengeyi yakalamıştı.



Austen'ın değeri ölümünden sonra anlaşıldı. Kitaplarından pek kazanmadı. 100 yıl öncesinde çoğunlukla erkelerin okuduğu bir yazardı; Winston Churchill, Jane Austen ve antibiyotiği savaşı kazanmasındaki yardımcılarından gördüğünü söylemişti. Ancak beyazperde onu kadınlara seslenmek için kullanmaya karar verince Austen algısı hızla değişti. Gurur ve Önyargı romanının ilk Türkçe baskısında "aşk" kelimesinin kapağa taşınmasına ve kitabın isminin Aşk ve Gurur olarak çevrilmesine Austen'ın romantik yönünün parlatılmasının yerel ölçekteki yansıması olarak bakılabilir. Bu ay, Austen'ın popüler kültürün çiğnemeyi sevdiği tek boyutunu parlatmak yerine, günümüzü şekillendiren figürlerden biri haline getiren geniş çerçevesi içine oturtan bir Kararsız Okur sayfası oluşturduk.

 

 

 

(Görselin büyük hali için tıklayınız.)

 

 


 

 

 

Görsel: Onur Atay

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Sözcüklerin Farklı  Rotası: Deli Bal

Bir dönem fazlasıyla popüler olan anket defterlerinin tarihi hayli gerilere dayanıyor aslında. Ünlü Fransız yazar Marcel Proust henüz 13 yaşındayken de bir hayli popülermiş bu defterler. Öyle ki 13 yaşındaki Proust böyle bir defter satın alıp içindeki İngilizce soruları yanıtladıktan sonra arkadaşı Antoinette Faure’a doğum günü hediyesi olarak vermişti.

Koleksiyoncular, eski yayıncılar ve üreticilerle konuşursanız eğer, benzer yorumlar duyarsınız; Türkiye’de çizgi roman yayıncılığının altın çağının 1955-1975 yılları arasında yaşandığına inanılır. Sonrasında satışların düştüğü, doksanlı yılların başında kaybolma raddesine geldiği anlatılır.

Edebiyat ve felsefe deyince akla ilk olarak dilin kıvraklığı ile düşüncenin keskinliği bir araya gelse de, arka planda sıklıkla aşk hikayesi görürüz. Ustaca ve birikimle yazılan mektuplar oluşturur bu hikayeyi. Lübnan asıllı ressam, şair ve filozof Halil Cibran da aşk mektuplarıyla bilinen isimlerden.

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. Öyleyse soruyoruz:  Siz Jules Verne'i niçin okuyorsunuz?

 

Söyleşi

Jean-Paul Didierlaurent ile söyleşi:


“Okunmayan kitap, ölü kitaptır. Bu yüzden ortadan kalkması mı gerekir?”

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.