Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

KararsızOkur: Popüler kültürün budamaya kalktığı öncü Jane Austen




Toplam oy: 50

Jane Austen, ölümünden 200 yıl sonra bugün hâlâ çok okunuyor ve hâlâ çok sayıda romanın hamurunda bulunabiliyor. Austen'ın döneminde müthiş bir yenilikçilikle açtığı yol ve kurguladığı formül, iki yüzyıldır yazarları ve okurları peşinden sürükledi; zaman içinde romanlara gire gire, okurlar tarafından okuna okuna artık ana akımının parçası oldu. Austen, doğaüstü acayiplikler ve her zaman tutarlılık kaygısı olmayan bir olay örgüsü etrafına sarılan, aşırı duygusal melodramların ve gotik-romantik romanların hüküm sürdüğü bir dönemde ortaya çıktı. Çağdaşlarının aksine, sıradan insanları, bildik mekanları ve herkesin başına gelebilecek olayları konu edildi. Realizm, romantizm ve mizahı birlikte kullanırken fazla büyük oynamaktan da uzak durdu. Realist bir tavırla 19.yüzyıl başındaki kadınların toplumdaki yerini, okurun gözüne sokmadan arka planda gösterirken, en önde duran her zaman kararlı kadın karakterleriyle, mutlu-sonlarıyla, diyalog ağırlıklı anlatıımıyla yazı karakterini belirginleştirdi. Bu düzen artık bize çok tanıdıkken, Austen'ın dönemi için özgün ve son derece yenilikçiydi; Austen her zaman direnecek bir dengeyi yakalamıştı.



Austen'ın değeri ölümünden sonra anlaşıldı. Kitaplarından pek kazanmadı. 100 yıl öncesinde çoğunlukla erkelerin okuduğu bir yazardı; Winston Churchill, Jane Austen ve antibiyotiği savaşı kazanmasındaki yardımcılarından gördüğünü söylemişti. Ancak beyazperde onu kadınlara seslenmek için kullanmaya karar verince Austen algısı hızla değişti. Gurur ve Önyargı romanının ilk Türkçe baskısında "aşk" kelimesinin kapağa taşınmasına ve kitabın isminin Aşk ve Gurur olarak çevrilmesine Austen'ın romantik yönünün parlatılmasının yerel ölçekteki yansıması olarak bakılabilir. Bu ay, Austen'ın popüler kültürün çiğnemeyi sevdiği tek boyutunu parlatmak yerine, günümüzü şekillendiren figürlerden biri haline getiren geniş çerçevesi içine oturtan bir Kararsız Okur sayfası oluşturduk.

 

 

 

(Görselin büyük hali için tıklayınız.)

 

 


 

 

 

Görsel: Onur Atay

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Köşesiz Hüzünler


Behçet Çelik’in 2010’da yayımlanıp 2011’de Haldun Taner Öykü Ödülü’nü kazanan kitabı Diken Ucu, içerdiği on dört hikayeyle Çelik’in yazı dünyasına ışık tutmaktadır.

İnceliğin Sesi Olan Öyküler

Diyabet son yıllarda görülme sıklığı hızla artan bir sorun. Halk arasında şeker hastalığı olarak da anılan bu zorlu hastalık, çocuklardan yaşlılara ve hatta hamilelere kadar pek çok insanı etkiliyor. Üstelik sadece ilaç kullanmak yeterli değil, sağlıklı bir hayat sürmek istiyorsanız, yaşam biçiminizde köklü değişiklikler yapmanızı da gerektiriyor.

 

Arkadaşlarınızı sizin çok sevdiğiniz bir diziyi seyretmeye ikna etmeniz bazen epey güç oluyor. Bırakın ikna etmeyi, söz konusu diziyi tarif etmek bile başlı başına bir problem halini alabiliyor. Geçenlerde başıma geldi. Kalanlar'ın (The Leftovers) sonlarına yaklaşmıştım ve hayatımda seyrettiğim en güzel dizilerden birisi olduğunu düşünüyordum.

Kitabevi raflarında karşımıza çıkan kitaplara bir müddet sonra sinema salonlarında da rastlamaya alıştık. Gerek Hollywood, gerekse bağımsız sinema endüstrisi edebiyattan sıklıkla besleniyor artık. Peki 2018'de hangi romanların uyarlamalarını izleme fırsatı bulacağız? İşte 2018'de beyazperdede göreceğimiz 10 roman:

 

 

Söyleşi

Serhat Tolga Yıkıcı ve Ayşegül Kirpiksiz ile söyleşi:


 “Wattpad genç okuru daha iyi anlamamıza imkan veriyor.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.