Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Kararsız Okur: Sonu olmayan romanlar ya da süper-pozisyon ile sayısız son




Toplam oy: 43

 Atom altının en küçükler dünyasına burnumuzu sokmak sonunda deterministik evrenimizi başımıza yıktı. Geçmişin şimdiye, şimdinin geleceğe kıpırdamamacasına sımsıkı bağlı olmadığını fark ettik. Hamurunda içsel bir rastgelelik barındıran bir evrenin mahsülleri olduğumuzu hayretle öğrendik. İçinde yaşadığımız evren, bizi yarınla ilgili kesin konuşmaktan bunca zamandır men ediyormuş. Kesinliğin hükmü sadece bir adım sonrası için de kalkmadı; baktığımız, dokunduğumuz, etkileşimde olduğumuz alan dışında kalan her yer olasılıklarla ve olası senaryolarla doluymuş. Kuantum fizikçilerinin "süper-pozisyon" dediği duruma göre gözlemci olmazsa tüm olası senaryolar aynı anda gerçekmiş ve canlıymış. Bir elektronun hem şurada hem de burada olma olasılığı varsa, biz bakmıyorken aynı anda her iki yerde birdenmiş - siz o elektrona elektron mikroskobuyla bakana kadar. Ormandaki ağaç hem devrilmiş hem ayaktaymış; ormana gidip o ağacı görene kadar. Schrödinger'in kutusundaki kedisi ya canlı ya ölü değilmiş, yarı canlı yarı ölü bir zombi de değilmiş, kedi aynı anda hem canlı hem ölüymüş.

 


Sonu gelmemiş filmler ve kitaplar da bu evrenin mahsülleri olduğundan o zaman her birinin yazılmamıl ama olası tüm sonları, çekilmemiş ama olası tüm son sahneleri aynı anda bu evrende canlı ve gerçek olmalı. Tüm olası sonlar süper-pozisyonda bu evrende canlı kalmaya devam etmeli.



Bu ayın dosya konusu sonu gelmeyen edebiyat uyarlaması film projeleri olunca, Kararsız Okur'a sonu gelmemiş romanları taşıyalım istedik. Önce, bir şekilde, çoğunlukla ölümün araya girmesi ile tamamlanamayan ancak elimizde kalan kısmıyla kültürel hazinenin parçası haline gelmiş romanları topladık. Bu romanların tüm olası sonları bir çeşit "süper-pozisyon"da canlı kalarak evrenin sonuna kadar bizimle olacaklar. Bu sonlar birbiriyle de etkileşerek ilk bakışta eksik duran romanları zenginleştirecekler. Sonra, ucu özellikle açık bırakılmış romanlardan da derlemeye ekleyerek sonu gelemeyen listesini çeşitlendirdik. Yazarlar açık uçları bağlama işini okurlara bırakıyor - her okur, kedinin kutusunu kendi açıp içindeki kediye bakıyor. Her okurun gördüğü farklı son, romanın değerine değer katarak romanı zenginleştiriyor. Bu ay sinemayla edebiyatın arasındaki köprüde yürüdüğümüzden, sayfanın bir kısmını da sinema kuramına ve okurların sinemadaki sanatsal deneyimlerini zenginleştireceğini düşündüğümüz kitaplara ayırdık.

 

 

 

(Görselin büyük hali için tıklayınız.)

 

 

 

 


 

 

 

Görsel: Onur Atay

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. Öyleyse soruyoruz:  Siz Georges Simenon'u niçin okuyorsunuz?

 

 

Beat Kuşağı'nın en önemli figürlerinden biri olan şair Allen Ginsberg, Naropa Üniversitesi'ne bağlı Jack Kerouac School of Disembodied Poetics'teki kürsüsünden genç şairlere seslenirken onları "profesyonel bir evrendeki amatörler" olarak tanımlıyordu. Ölene dek sürdüreceği bu derslerde Beat Kuşağı'nın edebi tarihini anlatan Ginsberg hemen her öğretmen gibi ödevler de veriyordu elbette.

Romantizm akımının en tanınmış yazarlarından biridir Victor Hugo. Daha ilk romanı olan Notre Dame'ın Kamburu ile ortaya koyar edebiyat alanındaki yetkinliğini ki bu roman ona dünya çapında bir şöhret de getirmiştir. Müzikallerden sinema filmlerine kadar birçok farklı görünüme giren Notre Dame'ın Kamburu, Disney animasyon stüdyosu tarafından çizgi filme dahi uyarlanmıştır.

Seri kitaplar okumayı sevenler iyi bilirler: Yeni bir seriye başlamak uzun bir yolculuğa çıkmak gibidir. Bu yolculuğun ne kadar süreceği sizin okuma hızınız kadar serinin yazarının yazma hızına da bağlıdır. Serinin yeni kitabını beklerken yaşlanan da, birbiri ardına eklenen yeni kitapları okuyacağım derken ömrünü vakfeden de çoktur.

Galip Tekin’i kaybettik. İsmi çizgi romanla birlikte anılan önemli bir sanatçı, çizgili dergileri takip eden herkesin ilk aklına gelen üreticilerden biriydi. Yüzlerce çizer ve hikayeci arasında hatırlanması, sempati ve saygı görmesi birkaç haklı nedene dayanıyordu. Her şeyden önce, halihazırda çizgi roman çizmeyi, her hafta iş üretmeyi sürdüren bir emekçiydi.

Söyleşi

Gökhan Dumanlı ile söyleşi:



"Zarafet ölmedi, görgüsüzlük popüler oldu."


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.