Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Kısa sürede okuyup bitirebileceğiniz 10 kitap




Toplam oy: 65

Günlük hayatın koşuşturmacası içinde kitap okumaya ayırabildiğimiz zaman git gide kısalıyor. Hele ki kalınca bir romanı okumak eskisine göre çok daha fazla vaktimizi alıyor, hatta kimi zaman uzun bir hikayeyi takip etmekte zorlanıyoruz ve kitabı ne yazık ki yarıda bırakıyoruz. Yarıda bıraktığımız kitapların sayısı arttıkça okuma şevkimiz de hızla azalıyor ve tekrar düzenli bir biçimde okumak ulaşılması güç bir hedef haline geliyor. Böyle bir döngünün içine girdiyseniz bir süre daha kısa ve çoğunlukla bir ya da birkaç gün içinde bitirebileceğiniz kitapları tercih etmek döngüyü kırmanıza yardımcı olabilir. Başladığınız kitabı kısa süre içinde bitirmek sizi motive edecek ve okumaya devam etmenizi kolaylaştıracaktır. Tekrar okumaya başlamak isteyen, fakat nereden başlayacağınızı bilemeyenler için kısa sürede okuyup bitirebilecekleri, her biri 200 sayfadan kısa 10 kitabı sıraladık:

 

1. Hayvan Çiftliği - George Orwell ( 160 sayfa)

 

 

2. Muhteşem Gatsby - F. Scott Fitzgerald (184 sayfa)

 

 

3. Fareler ve İnsanlar - John Steinbeck ( 128 sayfa)

 

 

 

4. Küçük Prens - Antoine de Saint-Exupery (112 sayfa)

 

 

 

 

 

5. Siddharta - Hermann Hesse (152 sayfa)

 

 

6. Yaşlı Adam ve Deniz - Ernest Hemingway (136 sayfa)

 

 

 

7. Dr. Jekyll ve Mr. Hyde - Robert Louis Stevenson ( 107 sayfa)

 

 

8. Yabancı - Albert Camus (119 sayfa)

 

 

9. Kendine Ait Bir Oda - Virginia Woolf (128 sayfa)

 

 

 

 

10. Kırmızı Pazartesi - Gabriel Garcia Marquez (111 sayfa)

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Biyografik metinlerin çok azı Stefan Zweig’ınkiler kadar “keyif”le okunur kanısındayım. Örneğin Nietzsche’yle ilgili cümleleri, ilk okuduğumdan bu yana hafızamdaki yerini koruyor: “Bir Alpler otelinin altı franklık bir pansiyonunda ya da Ligurya kıyılarında derme çatma bir yemekhane. Kayıtsız müşteriler, çoğu ‘small talk’ denen küçük sohbete dalmış orta yaşlı hanımlar.

Dünyanın farklı yerlerinden yazarlardan bahsedeceğim bir “küçük okumalar rehberi” için editörümle anlaşmıştım, ama Londra merkezli Granta dergisinin son sayısında (139. sayı) üçüncü kez Amerikan edebiyatının genç yazarları listesine yer verdiklerini gördüğümden, tüm yazıyı bu listede odaklamak istedim.

Günlük ritüeller dendiğinde kimimiz her sabah aynı saatte kalkmayı anlıyor, kimimiz evden muhakkak sağ ayakla çıkmak gibi daha çok takıntıya yaklaşan şeyleri. Bazı ritüellerin yaratıcılıkla bir bağı olduğu ve ritüelleri uygulamanın yaratıcılığı tetikleyebileceği de son yıllarda sıkça gündeme gelen iddialardan.

Britanyalı yazar Milo Yiannopoulos’un yeni kitabı Dangerous’ın (Tehlikeli), önümüzdeki aylarda ünlü yayınevi Simon&Schuster’dan çıkması bekleniyordu. Ancak yayınevi, Yiannopoulos’un radyoda pedofilleri savunan bir konuşma yapması üzerine kitabı basma kararından vazgeçti.

Charlotte Brontë'nin çağının sınırlarını aşan romanı Jane Eyre'yi bilmeyen yoktur. 1847 yılında yayınlanan bu roman Victoria dönemi İngiltere'sinde aralarında sınıf farkı bulunan iki karakter arasındaki aşkı anlatır.

Söyleşi

Tevfik Uyar’la söyleşi:


"Günümüz bilimkurgusu, bugünün teknolojilerini alıp daha da büyütmek şeklinde bir içeriğe sahip değil."


Ece KARAAĞAÇ

 

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.