Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

NesneKitap // Binbir çeşit kitap




Toplam oy: 44
Otuzuncu yılında Ayrıntı Yayınları, eşzamanlı olarak 999., 1000. ve 1001. kitaplarını da yayımlamış oldu.

Ayrıntı Yayınları, otuzuncu yılını kutluyor. Kutlama etkinlikleri kapsamında bu ay başına kadar (8 Mart) ziyaret edilebilen “Kitabın Yazgısı (fata libelli)” başlıklı bir serginin yanı sıra bir dizi atölye ve seminer de gerçekleştirildi.

 

Ayrıntı gibi yayınevleriyle birlikte “büyümüş” bazı kişiler, böyle yılları saymayı hoş karşılamayabilir; her ne kadar, kitaplarla geçen yıllar boşa geçmiş yıllar olarak değerlendirilmese de... Yine de geçmiştir! Dolayısıyla geçen yılları bir anlığına unutup, burada, Ayrıntı Yayınları’nın otuzuncu yılıyla birlikte aslında 1000. kitabını da kutladığının üzerinde duralım daha çok. Evet, otuzuncu yılında Ayrıntı Yayınları, eşzamanlı olarak 999., 1000. ve 1001. kitaplarını da yayımlamış oldu.

 


999. kitap olan Hayalet’te, erken dönem yazılarından başlayarak geç dönem politik yazılarına kadar uzanacak şekilde Karl Marx’tan seçme yazılar yer alıyor. Marx’ın yazılarından mümkün olduğu kadar kapsamlı ve dengeli bir seçki yapılmaya çalışılmış. 1000. kitap olarak yayımlanan Zamanın İzinde kitabında ise Ercan Kesal ile Enis Rıza’nın imzalarına rastlıyoruz. Enis Rıza’nın seçtiği fotoğraflara Ercan Kesal’ın metinleri eşlik ediyor; diğer bir deyişle, “bakan göz ile konuşan dil arasındaki uyuma ve gerilime yaslanıyor. Ayrıntı Yayınları’nın 1001. kitabı da, Binbir Gece Masalları’nın “kız kardeşi” olarak adlandırılan Yüzbir Gece Masalları olmuş. 2010 yılında keşfedilen Yüzbir Gece Masalları, Binbir Gece Masalları’nın kısaltılmış hali değil, bütünüyle kendine özgü masallar içeriyor. 

 

 

 

Her birinin dikkatle seçildiği, özenle hazırlandığı belli olan bu kitaplar, yalnızca görünüşlerinin ve tasarımlarının özel oluşuyla ya da köklü bir yayınevinin bir dönüm noktasını ifade ettikleri için değil; hiç kuşkusuz içerikleriyle de ilgiyi hak ediyorlar.


Son sözü, Ayrıntı Yayınları’nın kendisine bırakalım. Bu üç özel kitabın da girişinde şöyle bir not yer alıyor: “Ayrıntı Yayınları otuz yıl önce Şenlikli Toplum kitabıyla yayım hayatına başladığından beri bir özleme sahip. Sömürünün olmadığı, insanın doğayı yok etmediği, kimsenin kimseyi ezmediği bir dünya özlemi. Böyle bir geleceğe ulaşmak için düşlere ve kitaplara ihtiyaç var. Yayımladığımız felsefe kitapları ile şiir kitapları, sosyoloji tartışmaları ile yeraltı romanları bunun karşılığıdır. Kiminde unutulmuş bir aşkın izleri, kiminde varlığa dair soruların merakı yer alır. İnsanlık tarihi, kitabın yazgısının toplumun yazgısına bağlı olduğunu gösterir. Biri iyi olduğunda diğeri de iyi olur. Biri kötüleştiğinde diğeri de kötüleşir. Yazmak, okumak ve anlatmak bu yüzden değerlidir. Bugüne dek binbir çeşit kitap yayımlayan Ayrıntı Yayınları, okuyan insana olan inancıyla yola devam ediyor.”

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. Öyleyse soruyoruz:  Siz Umberto Eco'yu niçin okuyorsunuz?

 

 

Latin Amerikan edebiyatının Gabo'su Gabriel Garcia Marquez yakın çağın tartışmasız en büyük yazarlarından biriydi.

Kimi kitaplar daha yayınlanır yayınlanmaz sinema profesyonellerinin radarına giriyor ve henüz kitabın popülerlik dalgası sona ermeden bu kez film uyarlamasıyla karşılaşıyoruz. Öte yandan başlangıçta kıyıda köşede kalmış, fakat dramatik potansiyellerinin keşfedilmesiyle çok ünlü filmlere dönüşmüş kitaplar da var.

Kahramanlarını çürümüş ve itici algılanabilecek bir dünyanın içine yerleştiren kara filmler, 1950'li ve 60'lı yıllarda başta Amerika olmak üzere dünyanın hemen her yerinde epey popülerdi. Fakat o günlerde de edebiyat ve sinema arasındaki işbirliği bugünkünden farklı değildi elbette. O günlerde de sinema edebiyattan epeyce faydalanıyordu.

Söyleşi

Kerem Yücel ile söyleşi:


“İyi bir fotoğraf her zaman kendini anlatabilir.”


Ece Karaağaç

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.