Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Nobel Edebiyat Ödülü'nün ardından...




Toplam oy: 124

Geçtiğimiz yıl Bob Dylan'a giderek bir hayli sansasyona sebep olan Nobel Edebiyat Ödülü, Dylan'ın ödülü bir türlü teslim almamasıyla da adeta bir yılan hikayesine dönüşmüştü. Bob Dylan'ın bu ödülü sonuna kadar hak ettiğini düşünenler de oldu, Nobel Edebiyat Ödülü gibi önemli bir ödülün bir "edebiyatçıya" verilmesi gerektiğini düşünenler de.

 

Bu yıl ise Nobel Edebiyat Ödülü'nü alması en muhtemelen görünen isimler arasında geçtiğimiz sezon Damızlık Kızın Öyküsü aldı romanının televizyon uyarlamasıyla sıkça gündeme gelen Margaret Atwood ve adı son yıllarda sıkça bu ödülle beraber anılan Haruki Murakami de vardı. Fakat Nobel Edebiyat Ödülü'nün bu yılki sahibi (elbette Bob Dylan kadar şaşırtıcı olmamakla birlikte) Japon asıllı İngiliz yazar Kazuo Ishiguro oldu. Peki Kazuo Ishiguro'nun Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması edebiyat dünyasında nasıl karşılandı? İşte Nobel Edebiyat Ödülü'nün Twitter'daki yansımaları...

 

 

 

 


 

 

Bu yıl adı ödülle en çok anılan isimlerden biri de Margaret Atwood'tu. Atwood meslektaşı Kazuo Ishiguro'yu tebrik ederken Ishiguro'nıun Beni Asla Bırakma romanı hakkında yazdığı, 2005 tarihli bir eleştiri yazısını da okurlarıyla paylaştı.

 

 

 


 

 

 

 

 


 

 

 

Hikmet Hükümenoğlu ise henüz Ishiguro okumamış takipçilerine Avunamayanlar ile başlamamaları tavsiyesinde bulundu. Merak edenler için ekleyelim: Hikmet Hükümenoğlu'nun tavsiyesi Kazuo Ishiguro okumaya Günden Kalanlar ile başlamanız.

 

 

 


 

 

Elif Şafak ise, Kazuo Ishiguro'yu "edebiyat devi" olarak tanımladı.

 

 


 

 

 


 

 

Yine adı sıklıkla Nobel Edebiyat Ödülü'yle beraber anılan yazarlardan Joyce Carol Oates Kazuo Ishiguro'nunkinin "hak edilmiş" bir ödül olduğunu söyledi. Kazuo Ishiguro'nun romanları arasında en çok Beni Asla Bırakma'yı seviyormuş Oates.

 

 

 

 


 

 

Neil Gaiman ise Ishiguro'yu "bizden biri" olarak tanımlarken Ishiguro'nun müthiş bir yazar ve harika bir insan olduğunu da eklemeden geçmedi.

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Siyah Kitap etiketiyle raflardaki yerini alan Edebi Ziyafet, C.S.

Bakir kalmış coğrafyasına, elverişli fiyatlarına, ortaçağ kasabalarını hatırlatan dokunulmamış mimarisine, havasının ve suyunun kattığı lezzetli yiyeceklerine kapılan turistler, zamanında yaşanmış sert idari dönemlerin ve kıyasıya savaşların sonuçları için şöyle bir ahlanıp vahlanırlar, ama sonrasında gidecekleri başka bir yere geçerler.

Ayin ismiyle Türkçeye çevrilen Hereditary (2018) korku türüne düşkün olanların uzun zamandır merakla beklediği filmdi ve görünüşe bakılırsa bekleyişe değdi. Tüm dünyada büyük ses getiren film, klasik korku unsurlarını özleyenleri de, alt metni bol, ailevi meseleleri deşen çetrefil bir korku filminin eksikliğini çekenleri de fazlasıyla etkilemiş gözüküyor.

Usta ile Margarita; hiç kuşkusuz, Mihail Bulgakov’un başyapıtı. İlk kez 1966 yılında Moskova Dergisi tarafından –sansürlenerek de olsa– basılan kitap, eleştirmenleri şaşkınlığa uğratır; sunduğu, yepyeni bir anlatı şeklidir çünkü.

Simon Kuper’in futbolun siyasetle, toplumsal hareketlerle bağını 22 ülkeden örneklerle ortaya koyduğu kitabı Futbol Asla Sadece Futbol Değildir insanlık tarihinin bu en popüler oyununa farklı bir bakış geliştirerek bir dönüm noktası olmuştu. Kuper, sırf kitabın başlığıyla bile, futbolla eril dilin holiganımsı refleksleri dışında bir ilişki kuranlara büyük bir armağan vermiş oldu.

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.