Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Nobel Edebiyat Ödülü'nün ardından...




Toplam oy: 54

Geçtiğimiz yıl Bob Dylan'a giderek bir hayli sansasyona sebep olan Nobel Edebiyat Ödülü, Dylan'ın ödülü bir türlü teslim almamasıyla da adeta bir yılan hikayesine dönüşmüştü. Bob Dylan'ın bu ödülü sonuna kadar hak ettiğini düşünenler de oldu, Nobel Edebiyat Ödülü gibi önemli bir ödülün bir "edebiyatçıya" verilmesi gerektiğini düşünenler de.

 

Bu yıl ise Nobel Edebiyat Ödülü'nü alması en muhtemelen görünen isimler arasında geçtiğimiz sezon Damızlık Kızın Öyküsü aldı romanının televizyon uyarlamasıyla sıkça gündeme gelen Margaret Atwood ve adı son yıllarda sıkça bu ödülle beraber anılan Haruki Murakami de vardı. Fakat Nobel Edebiyat Ödülü'nün bu yılki sahibi (elbette Bob Dylan kadar şaşırtıcı olmamakla birlikte) Japon asıllı İngiliz yazar Kazuo Ishiguro oldu. Peki Kazuo Ishiguro'nun Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması edebiyat dünyasında nasıl karşılandı? İşte Nobel Edebiyat Ödülü'nün Twitter'daki yansımaları...

 

 

 

 


 

 

Bu yıl adı ödülle en çok anılan isimlerden biri de Margaret Atwood'tu. Atwood meslektaşı Kazuo Ishiguro'yu tebrik ederken Ishiguro'nıun Beni Asla Bırakma romanı hakkında yazdığı, 2005 tarihli bir eleştiri yazısını da okurlarıyla paylaştı.

 

 

 


 

 

 

 

 


 

 

 

Hikmet Hükümenoğlu ise henüz Ishiguro okumamış takipçilerine Avunamayanlar ile başlamamaları tavsiyesinde bulundu. Merak edenler için ekleyelim: Hikmet Hükümenoğlu'nun tavsiyesi Kazuo Ishiguro okumaya Günden Kalanlar ile başlamanız.

 

 

 


 

 

Elif Şafak ise, Kazuo Ishiguro'yu "edebiyat devi" olarak tanımladı.

 

 


 

 

 


 

 

Yine adı sıklıkla Nobel Edebiyat Ödülü'yle beraber anılan yazarlardan Joyce Carol Oates Kazuo Ishiguro'nunkinin "hak edilmiş" bir ödül olduğunu söyledi. Kazuo Ishiguro'nun romanları arasında en çok Beni Asla Bırakma'yı seviyormuş Oates.

 

 

 

 


 

 

Neil Gaiman ise Ishiguro'yu "bizden biri" olarak tanımlarken Ishiguro'nun müthiş bir yazar ve harika bir insan olduğunu da eklemeden geçmedi.

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yeni yıl diye adlandırdığımız takvim dönemine yaklaşırken, yayınevleri, bizi heyecanlı tutmak adına yazarlarının beklenen yapıtlarını müjdelemeye başlar; biz okurlar da, sıkıntılı zamanlarımızda sığınabilmek ve günü geçirebilmek için okunacak yeni kitapların beklentilerine kapılırız.

Anna Karenina'yı elime ilk aldığımda lisedeydim. Birkaç sayfa okuduktan sonra uzun ve sıkıcı bir roman olduğuna karar verip rafa geri koymuştum. İkinci denememde üniversiteden yeni mezun olmuştum, bu defa elimden bırakamadım. O yaşta beni en çok heyecanlandıran, romanın unutulmaz karakterleri ve elbette aşktı.

Kimilerine göre “modern zamanların ilk miti”, kimilerine göre de “ilk modern bilimkurgu” olan Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818’de yayımlandı ve on sekizinci yüzyılın sonlarına doğru zirveye çıkıp on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında hız kesen Britanya gotik romanının geç dönem eserlerinden biri olarak edebiyat tarihine geçti.

Korkularımızdan can bulup yine korkularımızla beslenerek yaşayan canavarlar; genelde hayvansal formlara insani özellikler eklenerek şekillendirilmişler – bazen insanlar gibi dik dururlar, bazen insana özel yüz ifadeleri taşırlar, bazen konuşurlar vesaire… İnsani özellikler; inandırıcılıklarını ve dolayısıyla etkilerini artırırken, kendileriyle ilintili korkuları da cisimleştirir.

Sinema severlerin heyecanla beklediği dönemlerden biri yaklaştı! Bu yıl 17.'si düzenlenen !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali 15-25 Şubat'ta İstanbul'da, 1-4 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir'de... Filmlerin yanı sıra !f Music de, Müjde Ar ve Tuğrul Eryılmaz’ın !f İstanbul’a özel sohbeti ve hayat verecek etkinlikleriyle çok konuşulacak gibi görünüyor. Bu yılın teması ise "Hayat Var!”

Söyleşi

Zeynep Şen

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.