Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Öykü okumak için 6 geçerli sebep




Toplam oy: 72

Okumak dendi miydi nedense evvela roman okumak gelir akla. Öykü ise nedense romandan ayrı bir yerde durur ve okuru da kendine hastır. Kimi okurlar da öyküye önyargıyla yaklaşır, bir romandan alacakları tadı öyküde bulamayacaklarına inanır nedensiz yere. Oysa öykülerin de kendilerine has biçimleri ve lezzetleri var. İşte öykü okumak için 6 geçerli sebep:

 

1. Çoğu insanın kitap okumamaktaki bahanesi okuyacak zaman bulamıyor oluşudur. Bu insanlar çoğu kere okumaya başladıkları bir kitabı bitirebileceklerine inanmazlar. Oysa öyküler öyle değildir! Onları bir oturuşta okuyup bitirmek mümkündür genellikle. Böylelikle zamansızlıktan yakınma imkanınız da olmaz. Otobüste giderken, bir kuyrukta sıra beklerken ya da öğle arasında çayınızı içerken bir yandan da öykü okuyabilirsiniz.

 

2. Bir kitabı bitirmek, bir hikayede sona varmak garip bir haz verir okura. Konu öykü olduğunda bu hazza ulaşmak çok daha kısa sürer.

 

3. İnsanlar uzun sürede okudukları bir kitaptan sonra, üzerlerine çöken yorgunluğu da düşününce, bir sonrakine başlamak konusunda pek hevesli olmazlar çoğu kere. Ama öyküler öyle değildir. Öykünün tadı damağınızda kalır. Öyle ki bir sonrakini okumaya başlamak için arzu ve enerji dolu olursunuz.

 

4. Öykü okumak yeni yazarları keşfetmek ya da daha önce okumadığınız türleri denemek için iyi bir yoldur. Sırf nasıl yazdığını merak ettiğiniz için bir yazarın 600 sayfalık romanına başlamaktansa önce - varsa- öykülerini okumak o yazarın tarzını ve dilini daha çabuk kavramamızı sağlar. Ya da fantastik-kurgudan hoşlanıp hoşlanmayacağınızı bilmiyorsanız sekiz ciltlik bir seri yerine fantastik öykülerle başlamak daha akılcı olur.

 

5. Öyküler romanlar arasında harika duraklar yaratabilirler okurlarına. Hikayesinin derinliği ve kuvvetiyle bizi uzun bir yolculuğa çıkaran bir romanın ardından aynı yoğunlukta başka bir romana geçmek o kadar da kolay olmayabilir. Bu noktada hem okumayı elden bırakmamak hem de derin bir soluk almak için öyküler yetişir imdadımıza.

 

6. Öyküler okuma alışkanlığı kazanmak isteyenler için güzel bir başlangıçtır. Hem gözünüzü korkutmazlar hem de hızlı okunan doğalarıyla adım adım bir okuma alışkanlığı edinmenize yardımcı olurlar.

 

 

 

 

EK

 

 

 


 

 

Kaynak: Electric Literature

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Sinema ve televizyonun edebiyattan ilham almasına artık alıştık, öyle ki artık bir romanın sinemaya ya da televizyona uyarlanacağını duymak bizi şaşırtmaya yetmiyor. Hele ki merkezde Stephen King olunca! Zira korku edebiyatının bu usta kalemi, sinema ve televizyon dünyasının da en sevdiği isimlerden biri.

 

Twin Peaks 17 yıllık uzun bir aranın ardından ekrana geri döndü! 8 Nisan 1990'da başlayan ve ancak 29 bölüm yayınlanabilen Twin Peaks, polisiye bir dizi olmanın ötesinde, sadık hayran kitlesiyle de televizyon tarihinde yerini almış bir yapım.

 

“Başkalarının parka ya da ormana koştuğu gibi ben hep kahveye koşardım”


Thomas Bernhard / Odun Kesmek

 

Anksiyete, görülme sıklığı son yıllarda hızla artan bir problem. Özellikle şehir hayatının stresiyle baş etmek zorunda olanlar için anksiyete daha da ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Kalp sağlığından mide sağlığına, birçok hayati organı doğrudan etkileyen anksiyete kimi zaman öyle boyutlara ulaşıyor ki hayatı kişi için çekilmez kılabiliyor. Anksiyetenin, ne yazık ki, doğrudan bir tedavisi yok.

Son zamanlarda özellikle popüler romanlar vesilesiyle karşımıza çıktı iz sürme seyahatleri. Dünyanın dört bir yanından insanlar, zaten bir turizm kenti olan Paris’i, bir de Dan Brown’ın Da Vinci'nin Şifresi romanı rehberliğinde gezdiler.

Söyleşi

Emre Yavuz ve Sinan Ural ile söyleşi:


“İşin sırrı çizgi romanda ya da figürde değil, biriktirme tutkusunda.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.