Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Sesli kitap dinlerken yapabileceğiniz 20 şey




Toplam oy: 36

Kulaklıklar da cep telefonları gibi bedenimizin bir uzantısı olma yolunda hızla ilerliyor. Çeşit çeşit, renk renk kulaklıklar şehir hayatının vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Onları yanımıza almadığımızda, neredeyse temel bir işlevimizi yitirmişçesine rahatsız hissediyoruz kendimizi artık. Kulağımızdaki bir ses bizi başka diyarlara götürmeden, şehrin gürültü kirliliğine maruz kalmak bir eziyete dönüşebiliyor.

 

İşittiğimiz sesleri kendimiz kontrol etmek istiyoruz. Bazen bir şeyler okumak ya da izlemek için mecalimiz olmasa da, kulaklğı takıp zihnimizin arka planındaki seslerle özgürleşmesi, canlanması mümkün oluyor. Hatta, kulaklıkta duyduklarımız bazen bizi öylesine mest ediyor ki,  tüm şehir bir kurgu alanına, mizansene dönüşüyor ve ahengini buluyor.

 

Görsel: Talha Nazım

 

Seslerin giderek önem kazandığı bu çağda, sesli kitaplar ve podcast'ler henüz yeterli ilgiyi görmüyor belki ama kıymetlerinin giderek artacağına şüphe yok. Üstelik, bir şeyler dinlerken, aynı anda birden fazla eylemi kolaylıkla gerçekleştirme imkanımız da var.

 

Aşağıda sıralayacağımız aktivitelerden hiçbiri büyük hazırlık gerektiren, zorlu, aşina olmadığımız şeyler değil. Yine de, günlük rutinlerimiz içinde, onları kolaylıkla es geçebiliyoruz. Hem bizi şehir hayatının yavan rutinlerinden kurtaracak hem de daha çok kitap okumamızı/dinlememizi sağlayacak bir öneri listesine kim burun kıvırır?

 

 

1) Uzun bir yürüyüşe çıkın


Murakami gibi düzenli koşulara cesaret edemiyorsanız bile, semtinizin yakınında bulabileceğiniz sakin bir yürüyüş rotası muhakkak vardır. Adımlar arttıkça hem günlük sağlık egzersizinizi yerine getirip hem de hacimli klasikleri bitirerek mesai sonrası için muhteşem bir alışkanlık yaratabilirsiniz.


 

2) Ağaçtan meyve toplayın


İtalyan taşrasında, Call Me By Your Name'deki gibi bahçeli evlerde yaşamıyorum diye sitem edebilirsiniz. Yeterince emek verirseniz, apartmanların arasında bile birkaç ağaç bulabileceğinize emin olun. Doğa, bulduğu en küçük çatlakta bile verimli alanlar yaratabiliyor.

 


Görsel: Elif Demir



3) Kitaplarınızı renklerine göre dizin


Size "obsesif kompülsif bozukluk" teşhisi koyacak yakınlarınıza aldırmayın; yeni okuma listeleri yapmak için en güzel yollardan biri bu. Bir dahaki kütüphane düzenleme seansınızda, bu şekilde listenize giren kitaplardan birini dinlersiniz belki de.

 

4) Kullanmadığınız eşyalarınızdan bir şeyler üretin

 

Mukavva, kağıt, kopmuş bileklikler, fazla kumaş... aklınıza ne gelirse! "Kendin yap" kültürüne ya da geri dönüşümün önemine dair bir kitap okuyorsanız işiniz daha da kolay.

 

5) Kaleminizi kapıp gördüğünüz ilk şeyi çizin

Kaleminizin öyle havalı, pahalı bir şey olmasın da gerek yok. Evde bulduğunuz basit bir kurşun kalem ve boş bir sayfa yeterli. İster pencereden gördüğünüz manzarayı, isterseniz dolapta bulduğunuz meyveleri çizin. Çizdiklerinizi boyamak da fena fikir değil. Sesli kitap dinlerken kafanızda canlanan diyarları çizebiliyorsanız zaten bu konuda epey bir seviye atlamışsınız demektir.

 

 


 

6) Bu yıl okuduğunuz tüm kitapların adını yazıp yanlarına kısa notlar alın

Başka bir kitabı dinlerken diğer kitaplarla ilgili nasıl not alayım demeyin. Karmaşık bir eleştiri kaleme alın demiyoruz, okuduğunuz kitapların ismini hatırlayın. Yanlarına anahtar sözcükler yazın yahut da karakterlerin eskizlerini çizin.

 

7) Hayvan dostlarınızla vakit geçirin

Eğer kedilerinizle beraber yaşıyorsanız, onlara ayrılan zamanın hiçbir zaman yeterli olmadığını fark etmişsinizdir. "Tuğla kitap"ları hızla bitirmek istiyorsanız, her akşam kedinizin en sevdiği oyuncağını alın ve kablosuz kulaklık kullandığınızdan emin olun. Zira, kabloları görünce diğer oyuncağı tümüyle unutabilirler!


Görsel: Kaan Bağcı

 

8) Zevk için vapura binip dışarı oturun

Yakalanmayacağınızı düşünüyorsanız, vapurdan hiç inmeden tüm gün gezebilirsiniz. Aylardan baharsa, dışarıda yer bulup ayağınızı uzatabiliyorsanız, kulaklığı takıp en sevdiğiniz yazarlardan birinin metinlerini dinleyebilir, aynı zamanda denize bakıp hülyalara dalabilirsiniz.

 

9) Hamakta uykuya dalın

Yan yana iki ağaç bulduysanız ya da yakınlarda bir park varsa bu fırsatı hiç kaçırmayın. Sırf bu aktivite için pikniğe çıkılır. Favori yazarınızı bile dinliyor olsanız, bir süre sonra tatlı bir uykunun galip geleceğinden şüpheniz olmasın.

 

10) Termosunuzu yanınıza alıp tek başınıza "ayışığı pikniği"ne çıkın

Piknik denilince hep gündüz vakti ve kalabalık bir ekip akla gelse de, bunu tersine çevirmek çok kolay. Hava biraz ılıyınca, hafi yiyecekler, bir örtü ve içecek bir şeyler alıp, en yakındaki yeşilliğe çökebilirsiniz. Mitoloji Ajandası'ndan ayın hangi evrede olduğunu kontrol edebilir, iyi bir gün seçip kendi başınıza unutulmaz bir okuma/dinleme deneyimi yaşayabilirsiniz.

 

11) Arkadaşlarınızı çağırıp kalabalık bir pazar kahvaltısı hazırlayın

Genellikle üşendiğimiz o büyük zengin kahvaltıyı hazırlamak için sabah erken kalkın ve vaktinizin boşa harcanmadığı, edebiyatla dolu bir pazar sabahı yaşayın.


12) Gece kampta ateşin etrafına kurulun

Şehir ışıklarından uzaktaysanız yıldızlara bakarak bilimkurgu kitapları dinleyebilirsiniz. Elbette ateşi söndürürken dikkatli olun ve kamp alanına zarar vermemeye bakın.

 

13) Örgü örün

Örgü örmek hipster'lar sayesinde yeniden moda olduğuna göre, yaşınız, mesleğiniz ne olursa olsa, oturduğunuz kafede ya da parkta şişlerinizi çıkarıp atkı, bere, kazak, hırka örebilirsiniz.

 




14) Sokak hayvanları için pratik evler yapın

Malzemeyi nereden bulacağım, zaten ben yapamam ki, demeyin sakın, hayvanlar için ev yapımını anlatan videolar bir tık uzağınızda.

 


15) Dev bir puzzle çözün

Bunu birkaç kişiyle birden yapmak da mümkün. Eğer topluma açık bir yerdeyseniz, kafalarında kulaklıklarla puzzle'a gömülmüş bir topluluk görmek dışarıdan tuhaf gözükebilir gerçi.

 


 

16) Fırında nefis bir kurabiye yapın

İşitme duygunuzu ve merkezi sinir sisteminizi sesli kitapla yeterince çalıştırırken, koku ve tat alma duyularınıza da hitap etmek güzel fikir. Sesli kitap olarak da Süskind'in Koku'sunu seçerseniz ne ala...

 

17) Sahilde oturup denizi seyre dalın

Dünyanın en basit ve en güzel eylemi; ama sahilde kitap okuyacak yer bulmak artık hiç de kolay değil. Yine de, bir kez kendimize ait sakin bir yer bulduk mu, onun kıymetini bilmeliyiz. Sahil kenarında denize bakarak sesli kitap dinlerken, tüm gerginliğin atılacağına ve o sakinliğin ardından yaratıcı anların geleceğine şüpheniz olmasın.

 

18) En sevdiğiniz kahveciye gidip etrafı izleyin

Etrafı izlemek için sahil bulamıyorsanız, en azından geniş bir alana bakan, bol insanın geçtiği güzel bir kahveciye oturun. Bu mekanlardan bolca bulunduğunu da inkar edemezsiniz artık!

 


19) Bahçenizi düzenleyin

Lewis Carroll'ın hayal gücünden çıkan tuhaf bahçeler kadar karmaşık olmasına gerek yok, çimleri biçseniz kâfi.

 


 

20) Bir sergiye gidin

Eğer sesli rehberlerden hoşlanmıyorsanız, gittiğiniz sergiyle uyumlu bir sanat tarihi kitabı ya da kuramsal bir metin dinlemeye çalışın. Sergi deneyiminiz birkaç kat daha ilham verici olacaktır.

 

 

 

AB

 

 


 

 

Kaynak: BookRiot 

 


Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

22 Mayıs günü, 85 yaşında hayatını kaybeden ABD’li yazar Philip Roth, New Jersey eyaletinin Newark şehrinin en tanınmış isimlerinin başında geliyordu. Bu kentte doğan dünyaca ünlü yazar, 3.500 kitaptan oluşan kişisel koleksiyonunu ölümünün ardından Newark Halk Kütüphanesi’ne bağışlayacağını geçtiğimiz yıllarda açıklamıştı.

 

"Yeni çıkanlar" rafının kalabalığı içinde gözden kaçabilecek metinlere dair izlenimlerimizi artık bu yeni köşemizde topluyoruz. Vitrindekiler; son ayların kitapları hakkında kısa kısa...

 

 

 

Amerikan şiirinin en önemli figürlerinden Langston Hughes 1967 yılında hayatını kaybetmişti. Aynı yıl, Hughes’ün büyük bir hayranı olan Nina Simone'un efsanevi şairin dizelerini ödünç aldığı “Backlash Blues” dinleyiciyle buluştu. Şarkı uzun yıllar Nina Simone’un repertuarının bir parçası oldu.

Her nedense en rahat ve yaygın olarak takip ettiğimiz edebiyat dili İngilizce gibi geliyor bana. Bir zamanlar Fransızcanın belirgin bir ağırlığı varmış, hatta yazarlarımız Fransızca okudukları romanlardan ve şiirlerden hareketle modern edebiyatımızı oluşturmaya başlamışlar.

Dan Simmons’un 2007 tarihli aynı adlı romanından televizyona uyarlanan The Terror, birini tanımak için onunla yolculuğa çıkmak gerektiğini doğrulayan bir öykü. 15.

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.