Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Eleştiri

Eleştiri

Çivisi Çıkmış Dünya



Toplam oy: 635
Amin Maalouf
Yapı Kredi Yayınları

Kapitalizmin küresel bir sisteme dönüşme eğilimini Batılı iki düşünür, Karl Marx ve Friedrich Engels, 1848’de yazdıkları Komünist Manifesto’da ortaya koymuştu. Son çeyrek yüzyıla damgasını vuran küreselleşme sürecini de, küresel boyutta iş yapmaya odaklanan Batılı şirketler tetikledi. Bu süreçte sermaye hareketlerinin yanı sıra üretim süreçleri de ilk kez gerçek anlamda küreselleşti ve daha önce kapitalist sistemin etki alanı dışında kalmış olan Çin ve bazı diğer Asya ülkeleriyle eski Sovyet Bloğu ülkeleri de küresel sistemin oyuncuları haline geldi.

Sanayi devriminden beri dünyaya hükmeden Batı’nın hâkimiyetini bu kez de “küreselleşme” adı altında sürdüreceğini düşünenler hayli fazlaydı. Ancak çeyrek yüzyıl sonra gelinen noktada farklı bir tablo çıktı ortaya. Lübnanlı ünlü yazar Amin Maalouf, Çivisi Çıkmış Dünya adlı son kitabında bu tabloyu şöyle özetliyor: “Batı’nın kendi üstünlüğünü pekiştirmesi beklenen zaferi, aksine Batı’nın gerilemesini hızlandırdı; kapitalizmin zaferi onu tarihinin en beter bunalımına sürükledi.

Batı’yı sarsan çelişki

Dünyaya hükmetmeye alışmış olan Batılıların bazen kabul etmekte zorlandığı bu gerçeği, Batı’da yaşadığı halde aslen Batılı olmayan Amin Maalouf çekinmeden ortaya koyabiliyor.

Kapitalizmi küresel sistem halene getiren sürecin Batı’nın “altın çağı”nı bitirdiğini ve heyecan verici yeni bir süreci başlattığını anlatan Maalouf buna karşın mutlu değil, tersine kaygılı. Kaygılı olmasının temel nedeni, insanlığın küresel yaşama zorlandığı ortamda, küresel ekonominin istikrarlı gelişmesini ve küresel toplumun uyum içinde yaşamasını sağlayacak olan ilkelerin, kuralların ve kurumların gelişmemiş olması.

Maalouf’u “çivisi çıkan” dünyanın yönetilemez bir noktaya doğru sürüklenmekte olması, ideolojik farklılıkların azaldığı ortamda kimliğe dayalı aidiyetlerin öne çıkması ve kapitalizmin özendirdiği tüketim modelinin dünyanın kaynaklarını zorlamaya başlaması korkutuyor. İnsanlığı bu noktaya getiren “Aydınlanma Çağı” mirasının da bu süreçte tehdit altında kaldığını düşünen Maalouf, “Geç kalmadan bambaşka bir siyaset, ekonomi, iş, tüketim, bilim, teknoloji, ilerleme, kimlik, kültür, din, tarih görüşü yaratılması ve bunun insanlara kabul ettirilmesi şart” diyor.

İslam âleminin dramı

Maalouf’un tek derdi, küreselleşmenin yarattığı yeni tehditler değil. Çivisi Çıkmış Dünya’nın önemli bir bölümü de Batı’yı reddetmeye odaklanmış olan Arap – İslam âleminin ve aydınlarının çıkmazına ayrılmış. Arap – İslam âlemindeki laik aydınların bile yalnızca Batı’ya karşıtlık ilkesine dayanan bir meşruiyet anlayışının dışına çıkamadığını anlatan Lübnanlı yazarı en fazla kaygılandıran gelişmelerden biri de Batı ile İslam dünyası arasında hoşgörüsüzlüğün giderek artmakta olması.

 

Dünyanın ve İslam âleminin geleceği sizi ilgilendiriyorsa bu kitabı atlamayın.

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Çağımız insanının zihnine, her şeyden ve herkesten kaçıp doğanın kucağına sığınmak yerleşmiş bir kere. Artan şehirleşme ve beraberinde gelen modern sorunlar, insanlarda, yaşadığı yerlerden kaçıp gitme isteği uyandırıyor ister istemez. Mutlu değiliz yaşadığımız yerlerden, sevmiyoruz her gün gördüğümüz insanları. Ve tüm bu tıkanıklıktan bize geriye kalan tek şey ise, stres…

Türkiyeli okurlar Sofi Oksanen’i, Stalin’in İnekleri ve Araf isimli romanlarından hatırlayacak.

Çoğu roman ve öykünün, gerçek hayatın aksine, bir odağı bulunur; olaylar bu odak doğrultusunda, bir neden-sonuç ilişkisi içerisinde akar ve hikaye, odağa hizmet etmeyen detaylardan temizlenmiştir.

Edebiyatımızın modernleşme döneminin en büyük etkileri hiç kuşkusuz Fransız edebiyatından; Osmanlı’nın Fransa ile olan siyasi ilişkileri edebi ilişkileri de beraberinde getirmiş. Victor Hugo, Corneille, Racine, Molière, Chateaubriand, Lamartine, sonrasında Théodore de Banville, Alfred de Musset, François Coppée, Sully Prudhomme ve daha niceleri...

“İstersen her yer, her şey kitap!” Böyle diyor Antikçağ. Artık kullanmaya epey alıştığımız bir nesne olarak kağıdın, hatta usul usul aktığı dijital ortamın dışında kitap, birçok malzemeyle yapılıyordu: taş, keten, hayvan derisi... Hatta ahşap ve bugünkü yordamından farklı biçimde ağaç kabuğuyla bile. Dağda ve çölde ne varsa.

Söyleşi

Zeynep Şen

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.