Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Eleştiri

Eleştiri

Kadın kadına öyküler



Toplam oy: 16
Ayten Kaya Görgün
Ayizi Kitap
Okurken “Ben bu anı daha evvel yaşamıştım” hissi uyandıracak denli etraftan aşina olunan fakat belki de hiç dönüp ikinci kez bakma gereği duyulmayan kişi ve durumlar, Kimseye Söylemedim kitabı ile okuyucuyu geçip gittiği hayatlarla tanıştırıyor.

Kadının halinden kadın anlar, derler. Bu hal, yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın en medeni ülkelerinde dahi karşımıza çıkan bir anlama biçimi doğurur. Ortak payda olan kadın olmanın alt başlıklarında hep aynı konular sıralanır.


Ayten Kaya Görgün'ün  Kimseye Söylemedim adlı öykü kitabı, çıkışını kadından alan hikayelere yer veriyor. Yazarın 2011'de yayınlanan ilk kitabı Arıza Babaların Çatlak Kızları romanının ardından 6 yıl sonra yayınladığı ilk öykü kitabı olma özelliği taşıyan Kimseye Söylemedim’de Görgün, kendine has üslubuyla okuru birbirinden farklı kadınların kapılarının ardına davet ediyor.


"Yolda karşılaştığım, hikayelerine girdiğim, dinlediğim tüm kadınlara... Bilirsiniz ağzım sıkıdır. İçiniz rahat olsun kimseye anlatmadım, oturup yazdım."


Görgün, okuyucuyla paylaştığı öykülerde kendi hikayesini yaşayan kadınların hayatlarından kesitlere ortak oluyor, üstelik bunu yaparken olabildiğince yalın ve kaygı gütmeyen bir dil takınıyor. Fakat bu yalınlığın ardında bazen yıllara yayılmış intikam, bazense umulmadık bir anda beliriveren bir hüzün okuru bekleyebiliyor. Hızla akan dili, kısa ama cımbızla seçilmiş durumları ardı ardına sıralıyor. Dilinden kalemine vuran ne varsa, cesaretle akıtan Görgün, duvarlara, sınırlara rağmen kendi özgürlük alanını yaratan kadınlara da kalemini çevirmeden edemiyor.

 

 


İçinde 23 öykü barındıran Kimseye Söylemedim, kelimelerini bir hedefe doğrultan fakat ne acıtan ne kanatan, yalnızca kulak verdiklerine kulak verilmesi için davet eden bir tutumla karşımıza çıkıyor. Okurken “Ben bu anı daha evvel yaşamıştım” hissi uyandıracak denli etraftan aşina olunan fakat belki de hiç dönüp ikinci kez bakma gereği duyulmayan kişi ve durumlar, Kimseye Söylemedim kitabı ile okuyucuyu geçip gittiği hayatlarla tanıştırıyor.

 

Altını çizme gereği duyulmayan karakterlerin kitap boyunca Görgün tarafından altı çiziliyor ve anlatımıyla o insanların bir karakter olarak değeri oluşturuluyor. Hatta yazar, bazı hikayelerin sahipleri biraz daha kalsın, biraz daha yaşasın, biraz daha anlatsın isteği uyandırıyor. Fakat bahsini açtığı hikayeler, kısa ve net şekilde belirdiğinden, hiç lafı dolandırmadan, ağdalı ve uzun cümlelere başvurmadan, olduğu gibi anlatıyor değinmek istediğini.



Kitabın bir diğer özelliği de feminist yayınevi olarak 2010’dan bu yana kitapları okurla buluşturan Ayizi Kitap tarafından basılması. Kadın diliyle, kadın kalemiyle, kadınların hayatına kapı açan öykülerin, kadını odağına alan bir yayınevi tarafından yayınlanması da kitap için ayrı bir nokta atışı olmuş.

 

 

 


 

 

 

Görsel: Seda Mit

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Murakami'nin Türkçedeki son öyküsü Fırın Saldırısı, Murakami sevenleri sevindireceğe benziyor. Müellifin aynı tema üzerinde farklı zamanlarda yazdığı iki öyküden ve öyküye eşlik eden harika illüstrasyonlardan müteşekkil olan bu kitap, yalnız Murakami'yi halihazırda takip edenler değil, yazarın geniş külliyatına başlamaktan çekinenler için de ilgi çekici bir okuma vaat ediyor.

Bütün kitapların harf üzerine harf eklenerek yazıldığı bilinir. Yazılan her cümle, o kurgu eserde bir gerçeklik yaratır; olanlar ve olacak olanlar kağıda dökülür.

Hikaye anlatıcılığına kafa yoran, hikayenin edebiyatın türcü doğasının ötesinde, gündelik hayatın tam da ortasındaki esaslı yeri üzerine düşünen her türlü esere merakım büyük. Hikaye olmasaydı, dünya nasıl bir yer olurdu? Yeryüzünde cereyan eden herhangi bir şey, hikaye edilmeseydi neye benzerdi?

Kendinizden emin olarak aldığınız hayati bir kararın eşiğinde, sizi o kararı almaya iten geçmişinizin bambaşka bir gerçekliğe sahip olduğunu öğrendiğinizi düşünün. Üstelik bu gerçekliği bir türlü aslına ulaştıramıyorsunuz, çünkü bilinciniz, size oynadığı oyunlarla onu sürekli değiştiriyor... Hâlâ aynı kararı alır mıydınız?

Kahraman Kara yirmi dokuz yaşında; çevirmen, bir yandan editörlük ve redaktörlük de yapıyor. Tarlabaşı’nda yaşıyor. Liste hazırlama hastalığından mustarip Kahraman Kara’nın günleri senelerdir uğraşmakta olduğu “İstanbul Kitabı” için çalışarak geçiyor. Reklam yazarı sevgilisi Elif’le, iş çıkışı buluşup yemek yiyip film izledikleri, pek de tutkulu olmayan bir ilişkileri var.

Söyleşi

Serhat Tolga Yıkıcı ve Ayşegül Kirpiksiz ile söyleşi:


 “Wattpad genç okuru daha iyi anlamamıza imkan veriyor.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.