Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Geçen haftanın düşünce özgürlüğü ihlalleri (20 Mayıs 2011)



Toplam oy: 264

 

Uluslararası Af Örgütü 2011 Raporu açıklandı

 

Uluslararası Af Örgütü 50. yılına denk gelen 2011 Raporu’nu açıkladı. Raporda Arap dünyasındaki değişim hakkında “Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da gittikçe artan özgürlük ve adalet talepleri ve sosyal medyanın hızla büyümesi insan hakları değişimi için görülmemiş bir fırsattır, ama bu bıçak sırtında bir değişimdir” tesbiti yapılıyor. Rapora göre en az 89 ülkede ifade özgürlüğü kısıtlanıyor; en az 48 ülkede insanlar düşünceleri nedeniyle mahkûm ediliyor; en az 98 ülkede işkence ve diğer kötü muameleler yaşanıyor ve en az 54 ülkede adil olmayan yargılamalar sürüyor. Türkiye, insan hakları savunucularının tehdit edildiği, cezaevine gönderildiği, işkenceye maruz kaldığı ve öldürüldüğü Afganistan, Angola, Brezilya, Çin, Meksika, Rusya, Myanmar, Özbekistan, ve Zimbabve gibi ülkelerle beraber anılıyor.

 

Raporda Türkiye hakkında“İfade özgürlüğü hakkını çiğneyen cezai kovuşturmalar devam etti ve önerilen bağımsız insan hakları mekanizmaları kurulmadı. İşkence ve diğer kötü muamele haberleri gelmeye devam etti ve kolluk kuvvetlerine yönelik soruşturma ve kovuşturmalar etkisiz kaldı. Terörle mücadele yasaları kapsamında bir dizi adil olmayan yargılama yapıldı. Bombalı saldırılar sivillerin ölümüne neden oldu. Vicdani retçi, lezbiyen, gey, biseksüel, travesti, transseksüel, mülteci ve sığınmacıların hakları yasalarla güvence altına alınmadı. Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde ancak asgari düzeyde bir ilerleme görüldü”,  değerlendirmeleri yapılıyor.

 

Türkiye’ye ayrılan dört sayfalık bölümde KCK davasına ve tutuklu gazetecilere de değiniliyor.

 

 

“İnternetime dokunma”

 

Önce yasaklanacak kelimeler listesinin ortaya çıkması, ardından da 22 Ağustos’ta daha yeni bir filtre sistemine geçileceğinin duyulması üzerine internet yasaklarına karşı tepki büyüdü. Binlerce kişi “İnternetime dokunma” sloganıyla harekete geçti. 36 şehirde bir araya gelinen eylemlerin içinde en kalabalığı İstanbul’da, İstiklal Caddesi’ndeydi. Eylemde, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nu (BTK) kastederek hazırlanan “BiTiK internet”, Obama’nın “Yes We Can” sloganına gönderme yapan ”Yes We Ban”, “İnternete sehven giriyoruz ” yazılı pankartlar vardı. Eylemde kullanılan sloganlardan bazıları şunlardı:

 

* Çocukları filtre değil aileleri korur

 

* Özgür Türkiye, özgür internet

 

* Tayyip elini internetten çek

 

* Porno yoksa 3 çocuk da yok

 

*Vatan yahut filtre

 

* Biz filtreyi sadece kahvede severiz

 

İnternet sitelerine siber saldırı!

 

İnternet üzerine resmi yasaklar gündemdeyken, muhalif sitelere yönelik art arda siber saldırılar düzenlendi. Kimliği belirsiz kişi veya gruplarca yapılan saldırılar sonucunda 16 Mayıs’ta bianet.org, 17 Mayıs’ta da birgun.net ve sendika.org siteleri bir süre erişime kapandı. 16 Mayıs’ta en az 200 farklı IP üzerinden yürütülen ve ‘zombi atak’ adı verilen saldırılardan sonra neredeyse kullanılamaz hale gelen birgun.net sitesinin teknik servisi saldırıları önlemek ve kaynağını tespit etmek için çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. Saniyede 14 milyon veri paket gönderen DDoS saldırısına (okuyucularının erişmesini imkansız hale getiren sahte bir yoğunluk yaratan saldırı) maruz kalan siteler bir süre erişime kapandıktan sonra tekrar yayına geçti.

 

 

 

Polis haberine 10 ay hapis

 

Dicle Üniversitesi öğrencisi Aydın Erdem 2009 yılında katıldığı bir yürüyüşte polisin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmişti. Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri olan Ersin Çelik hakkında, bu olayın failleri olduğu iddia edilen polisler hakkındaki haberi sebebiyle dava açıldı. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Çelik, “Terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetini açıklamak suçu”nu işlediği gerekçesiyle 10 ay hapse mahkum edildi.

 

 

PKK’nin kaçırdığı askerler yeniden mahkemede

 

21 Ekim 2007'de, Hakkari Yüksekova'da 21. Sınır Jandarma Taktik Tugay Komutanlığı'na bağlı Dağlıca Piyade Taburu askerleriyle, Kuzey Irak'tan sınırı geçen PKK'liler arasında çatışma yaşanmış, 12 asker hayatını kaybetmiş, 16'sı yaralanmıştı. Çatışmaların ertesinde PKK sekiz askeri bir süre alıkoyduktan sonra serbest bırak tı; ardından bu askerler hakkında dava açılmış; Van Askeri Mahkemesi, er Ramazan Yüce'yi “alenen askerleri itaatsizliğe teşvik” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırırken, Uzman Çavuş Halis Çağan'a “emre itaatsizlik” suçundan 1 yıl 8 ay verip hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı. Er Ramazan Yüce ile Uzman Çavuş Halis Çağan hakkında yeniden dava açıldı. Van Özel Yetkili 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada sanıklar, Roj TV'de “Türk ve Kürt çocukları ölmemeli” diyerek “suçu ve suçluyu övmek” ve “zincirleme olarak basın-yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak”la suçlanıyor.  Yüce ve Çağan’ın 7.5 yıla kadar hapis istemiyle tutuksuz olarak yargılandıkları  davanın ilk duruşması 23 Haziran'da görülecek.

 

Sanık avukatı Dinçel Aslan ise bianet’e verdiği demecinde Roj TV’ye verilen beyanlarının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Yüce’nin avukatı Dincel Aslan, müvekkilinin PKK’nin elinde iken yaptığı konuşmasında “ne asker ne de gerilla ailesi ağlamasın” dediği için dava açıldığını belirterek, “Bu düşünce herkesin arzu ettiği bir söylemdir. Düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir. Bu beyanın suç olmadığını düşünüyorum”, dedi.

 

 

Araştırma sonuçlarını açıklama suçlanıyor!

 

Büyükşehir Belediye Başkanı ve Dilovası Belediye Başkanı, Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Onur Hamzaoğlu hakkında, halk sağlığına ilişkin bir araştırmanın sonuçlarını kamuoyuna açıkladığı için suç duyurunda bulundu. Savcılığa iletilen şikayet dilekçesinde “haberin geniş halk kitlelerine ulaşmasını sağladığı, araştırma sonuçlarını halk arasında panik yaratmak amacıyla kullandığı” gerekçesiyle Hamzaoğlu’nun yargılanması istendi. Savcılık hazırladığı dosyayı, söz konusu fiilin incelenmesi amacıyla Kocaeli Üniversitesi Rektörlüğü’ne gönderdi. Üniversite izin verdiği takdirde, Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, TCK’nin 213. maddesi uyarınca 2 ila 4 yıl arasında hapis istemiyle yargılanacak. Kocaeli Üniversitesi de Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu hakkında bu gerekçe ile ceza soruşturması açtı.

 

2005 yılında yapılan araştırmada üniversitenin Halk Sağlığı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ile Tıbbi Genetik anabilim dallarından akademisyenler, bilimsel araştırma fonu tarafından desteklenen araştırmada annelerin ilk sütünde ve bebeklerin ilk dışkılarında bazı ağır metaller saptamıştı. Hamzaoğlu, araştırmanın sonuçlarını ve çözüm önerilerini 2006’da TBMM’ye de sunmuştu. Şikayete konu olan basın açıklamasında da Hazmaoğlu şunları söyledi: “Kan ve dışkıları bırakın, doğum yapıp çocuk emziren annelerin sütünde bile çinko, demir, alüminyum, kurşun, kadmiyum tespit ettik, tehlike büyük.”

 

http://www.onurumuzusavunuyoruz.org/ adlı sitede Hamzaoğlu’na destek kampanyası yürütülüyor.

 

 

 

Gazeteci İbrahim Çiçek tahliye edildi

 

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 24 sanıklı Marksist Leninist Komünist Partisi (MLKP ) davası kapsamında beş yıldır hapiste tutulan Atılım Gazetesi genel yayın koordinatörü İbrahim Çiçek ile beraber Ali Hıdır Polat, Ziya Ulusoy ve Uğur Kayacı'yı tahliye etti.

 

17 Mayıs’ta görülen duruşmada aralarında İstanbul Özgür Radyo genel yayın koordinatörü Füsun Erdoğan ve Atılım gazetesi çalışanı Sedat Şenoğlu'nun bulunduğu 12 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Bir sonraki duruşma 13 Ekim 2011'e ertelendi.

 

Dava esnasında Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) mensubu 50 kişilik bir grup basın açıklaması yaptı. Grup, İstanbul’dan milletvekili adayı olan İbrahim Çiçek’in serbest bırakılması gerektiğini, Terörle Mücadele Yasası ortadan kalkmadığı sürece devrimcilere yönelik tutuklamaların devam edeceği belirtti. Davayı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) genel sekreteri Sibel Gümüş, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) başkanı Ercan İpekçi, Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Derneği başkanı Necati Abay, Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) dönem sözcüsü Ferai Tınç da izledi. Duruşma arasında açıklama yapan Tınç, GÖP heyetiyle bugüne kadar gazetecilerin yargılandığı 95 tane dava izlediklerini ve hepsinde de karşılaşılan sıkıntıların aynı olduğunu söyledi.

 

 

İzmit’te yapınca ‘kabahat’ oldu

 

Gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener’in Ergenekon davası kapsamında tutuklanması üzerine Türkiye’nin pek çok yerinde protesto eylemleri düzenlenmişti. Bu eylemlerden biri de 5 Nisan günü Kocaeli Gazeteciler Platformu tarafından İzmit şehir merkezi’nde yapıldı. 100 kişiyi bulan topluluk, önce Uğur Mumcu Parkı'nda bir basın açıklaması yaptı. Sonra Sabri Yalım Parkı'nda süren etkinlikte, Ahmet Şık ve Nedim Şener'in serbest bırakılmasına yönelik konuşmalar yapıldı. İzin alınmadan yapıldığı gerekçesiyle Uğur Mumcu Parkı'nda yapılan basın açıklamasına katılan 12 gazeteciye Kocaeli Valiliği'nin talimatıyla 5442 Sayılı İl İdareler Kanunun 11/C maddesi çerçevesinde Kabahatler Kanunu uyarınca 154'er lira para cezası uygulandı.

 


 

 

Bu haftanın ifade özgürlüğü duruşmaları

 

Davacı                                         : Adalet ve Kalkınma Partisi, Recep Tayyip Erdoğan

Davalı                                         :            Ataol Behramoğlu

Mahkeme ve duruşma tarihi    : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi, Duruşma Tarihi: 25 Mayıs 2011  Saat: 09:30

 

 Açıklama                                   : İlgili dava, şair ve yazar Ataol Behramoğlu'nun konuk olarak katıldığı, CNN Türk televizyonunda 12 Ocak 2010 tarihinde yayınlanan "Tarafsız Bölge" programında, AKP ve Başbakan Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği sözlerle ilgili AKP ve Tayyip Erdoğan tarafından tazminat talebiyle açıldı. Behramoğlu, AKP'nin seçimle gidip gitmeyeceği konusunda şunları söylemişti: "Bana göre, yani ben, AKP seçimleri vermeyecek demiyorum ama vermemek için... yasa dışı olarak üstelik anti demokratik ve görünür ya da görünmez biçimde bütün olanaklarını kullanacaktır diyorum. Düşüncem budur..."

 


 

Davacı                                         : Ali Suat Ertosun

Davalı                                         : Selçuk Kozağaçlı

Mahkeme ve duruşma tarihi    : Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi, Duruşma Tarihi: 25 Mayıs 2011  Saat: 10:50

 Açıklama                                   : İlgili dava, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Av. Selçuk Kozağaçlı'nın 19 Aralık 2000 tarihinde yapılan Cezaevi Katliamlarının yıldönümü olan 19 Aralık 2009’da ÇHD adına yapmış olduğu basın açıklamasında Ali Suat Ertosun'a hakaret ettiği gerekçesi ile manevi tazminat talebiyle açıldı.

 


 

Sanık                                           : Aysel Tuğluk

Mahkeme ve duruşma tarihi  : Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Duruşma Tarihi: 26 Mayıs 2011 Saat: 09:00

 Açıklama                            : İlgili dava Aysel Tuğluk hakkında, 2005 ve 2009 yılları arasında Diyarbakır'daki bazı etkinliklerde yaptığı konuşmalar ile basında çıkan açıklamaları nedeniyle TCK 314, TMK 5, TMK 7. maddelerden açıldı. İddianamede, Tuğluk’un yaptığı 12 ayrı konuşmada suç unsurunun tespit edildiği kaydedildi. Siyasetçinin toplam 70 yıl hapsi isteniyor.

 

 


 

 

Geçen haftanın ifade özgürlüğü duruşmaları:

 

·         Gazeteci İsmail Saymaz'ın Radikal gazetesinde yaptığı "Ergenekon'da aşk oyunu"-" Ergenekon savcısı hakimi de dinledi" başlıklı haberinde, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Köksal Şengün ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanvekili Kadir Özbek'in teknik takibe takıldığını gündeme getirmesi sebebiyle TCK 125, TCK 285 ve TCK 288. maddelerden yargılandığı dava İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme başkanı davanın, mağdur sıfatıyla suç duyurusunda bulunan Köksal Şengün’ün İsmail Saymaz hakkında şikayetçi olduğu diğer dosya ile birleştirilmesine karar vererek duruşmayı 21 Haziran saat 9:50’ye erteledi.

 

·         Beyoğlu Kumpanya’dan 16 tiyatrocunun Çatalca Belediyesi tarafından düzenlenen 11. Erguvan Festivali'nde sahneledikleri oyunda söyledikleri şarkıdaki "işportacısın Tayyip" sözleri nedeniyle, TCK 125. maddeden yargılandığı dava Çatalca Sulh Cezam Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, müşteki Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatının 2 yeni tanık göstermek istemesi mahkeme başkanı tarafından reddedildi. Mahkeme başkanı davayı karara bağlamak üzere 8 Haziran saat 12:00’ye erteledi.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

1985 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen Fransız yazar Claude Simon'un romanı tam 19 yayıncı tarafından reddedildi!

 

Günden güne gelişen yapay zeka teknolojisi insanoğlunu şaşırtmaya devam ediyor. Harry Potter hayranlarının sıkça karşılaştığı ve aşina olduğu hayran kurgularına bir yenisi eklendi, fakat bir farkla: Bu hikayenin yazarı bir yapay zeka!

 

Ankara'daki Goethe-Institut, yarın, ilgi çekici bir söyleşiye ev sahipliği yapıyor. Türkçeye de Mavi Liste, Münih Komplosu ve Koruyan El isimli romanları çevrilen başarılı siyasi polisiye yazarı Wolfgang Schorlau, Sevin Okyay ile "Türkiye ve Almanya Boyutuyla Siyasi Polisiye Edebiyatı" üzerine bir söyleşi gerçekleştirecek.

 

Mixer, SabitFikir okurlarının illüstrasyonlarıyla yakından tanıdığı Gökçe İrten’in kentsel dönüşüm ve bunun bireyler üzerinde yarattığı hissiyata odaklanan kişisel sergisi “Muhit”i, 15 Aralık itibariyle izleyiciyle buluşturuyor.

Kolombiya'nın dünyaya armağan ettiği ünlü yazar Gabriel García Márquez'in 1948 ile 2009 yılları arasındaki edebi faaliyetlerine ilişkin 40 kutudan oluşan arşivi iki yıl evvel Teksas Üniversitesi'ne satılmıştı.

Söyleşi

İrem Çağıl ile söyleşi:


“Bize sunulan şey ‘iyi’ olmayınca ‘iyi olanı’ bizim arayıp bulmamız gerekiyor.”


Ece KARAAĞAÇ


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.