Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Hemingway şöhretten nefret ediyordu



Toplam oy: 103

Şöhret kimileri için bir nimet, kimileri içinse ağır mı ağır bir külfet. Görünen o ki Amerikalı ünlü yazar Ernest Hemingway de şöhretten uzak durmak isteyenlerdenmiş. Dışarıdan hayli maço görünen ve tartışmaları kimi zaman yumruklarıyla sonlandırmayı tercih ettiği bilinen Hemingway yeni ortaya çıkan bazı mektuplarında "açık bir kanalizasyon" olarak betimlediği özel hayatı konusunda hayli korumacı ve alıngan olduğunu belirtiyor. 

 

Cambridge Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlanacak olan mektuplarda ünlü yazar "Eğer yazacaksam özel hayatımı bunun dışında tutmalıyım," diyor. Bir başka mektubunda ise bir yayıncıya "kişisel hiçbir tanıtımda bulunmayacağını, yazdıklarının kurgu olarak değerlendirilmesini istediğini" yazıyordu.

 

 

Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşayan kayıp kuşaktan biri olan ve bu yaşam deneyimini başyapıtı sayılan Güneş De Doğar'a yansıtan Hemingway Güneş De Doğar'ın yayıncı tarafından "biyografik" olarak nitelendirilmesine de hayli sinirlenmiş ve  editörü Maxwell Perkins'ten arka kapakta yer alan bu "biyografik saçmalığını" bir an evvel kaldırmaları konusunda ısrar etmişti. Kişisel yaşamına ilişkin konular arka kapakta yer aldıkça yeni bir kitap yayımlatmayacağını söylemekten de geri durmamıştı. Bu ihtar işe yaramış olmalı ki yayıncı Hemingway'in kişisel yaşantısına ilişkin arka kapakta yer alan bilgileri kaldırmıştı.

 

Hemingway sadece yayıncısını uyarmakla kalmıyor, bu konuda aile bireylerini de tembihliyordu. Annesine yazdığı mektupta "Eğer birileri senle benim hakkımda röportaj yapmak isterse lütfen onlara bu tür kişisel tanıtımlardan hoşlanmadığımı ve benim hakkımda hiçbir soruyu yanıtlamayacağına dair bana söz verdiğini söyle. Onlara hiçbir şey verme," diyordu.

 

 

 


 

 


Kaynak: The Guardian

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Ayizi Kitap'ın düzenlediği "Ayizi Kadınlarıyla Sohbetler" söyleşi dizisi 21 Nisan'da CerModern'de devam edecek. Kimseye Söyleyemedim, Arıza Babaların Çatlak Kızları, Çatlak Kızlar Sağlam Kapıda adlı kitapların yazarı Ayten Kaya Görgün'ün konuşmacı olarak yer alacağı söyleşinin başlığı "Çatlak Kadınların Hikayeleri".

Hayranlarına müjde, Artemis Fowl evreni geri dönüyor! Maceranın göbeğinde, bu kez Artemis'in ikiz kardeşleri Beckett ve Myles yer alacak.

Dijital yayın platformu Netflix, yakın dönemde hayata geçireceği projeleri tanıtmak üzere Roma’da özel bir tanıtım gecesi düzenledi. Bir süredir Almanya, İspanya, Danimarka gibi pek çok farklı ülkede orijinal yapımları hayata geçiren Netflix, Türkiye yapımı ilk dizisi için de kolları sıvamıştı.

Türkiye’de tasarım denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Bülent Erkmen, hem sanat hem edebiyat dünyamızın görsel kültürünü derinden etkilemiş bir tasarımcı. Kitap tasarımına yön veren işleriyle de tanıdığımız Erkmen'in Akbank Sanat’ta açacağı “Remix” başlıklı sergi, Türkiye’nin kültürel üretiminin tarihini görmek açısından önem teşkil ediyor.

Dünyanın en prestijli ödüllerinden Pulitzer’in kazananları 16 Nisan’da New York’ta Columbia Üniversitesi’nde düzenlenen bir törenle duyuruldu. 102. kez dağıtılan ödüller yine gazetecilik, edebiyat ve müzik alanlarında verildi.

 

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.