Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Hemingway şöhretten nefret ediyordu



Toplam oy: 19

Şöhret kimileri için bir nimet, kimileri içinse ağır mı ağır bir külfet. Görünen o ki Amerikalı ünlü yazar Ernest Hemingway de şöhretten uzak durmak isteyenlerdenmiş. Dışarıdan hayli maço görünen ve tartışmaları kimi zaman yumruklarıyla sonlandırmayı tercih ettiği bilinen Hemingway yeni ortaya çıkan bazı mektuplarında "açık bir kanalizasyon" olarak betimlediği özel hayatı konusunda hayli korumacı ve alıngan olduğunu belirtiyor. 

 

Cambridge Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlanacak olan mektuplarda ünlü yazar "Eğer yazacaksam özel hayatımı bunun dışında tutmalıyım," diyor. Bir başka mektubunda ise bir yayıncıya "kişisel hiçbir tanıtımda bulunmayacağını,  yazdıklarının kurgu olarak değerlendirilmesini istediğini" yazıyordu.

 

 

Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşayan kayıp kuşaktan biri olan ve bu yaşam deneyimini başyapıtı sayılan Güneş De Doğar'a yansıtan Hemingway Güneş De Doğar'ın yayıncı tarafından "biyografik" olarak nitelendirilmesine de hayli sinirlenmiş ve  editörü Maxwell Perkins'ten arka kapakta yer alan bu "biyografik saçmalığını" bir an evvel kaldırmaları konusunda ısrar etmişti. Kişisel yaşamına ilişkin konular arka kapakta yer aldıkça yeni bir kitap yayımlatmayacağını söylemekten de geri durmamıştı. Bu ihtar işe yaramış olmalı ki yayıncı Hemingway'in kişisel yaşantısına ilişkin arka kapakta yer alan bilgileri kaldırmıştı.

 

Hemingway sadece yayıncısını uyarmakla kalmıyor, bu konuda aile bireylerini de tembihliyordu. Annesine yazdığı mektupta "Eğer birileri senle benim hakkımda röportaj yapmak isterse lütfen onlara bu tür kişisel tanıtımlardan hoşlanmadığımı ve benim hakkımda hiçbir soruyu yanıtlamayacağına dair bana söz verdiğini söyle. Onlara hiçbir şey verme," diyordu.

 

 

 


 

 


Kaynak: The Guardian

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

İstanbul Kuzguncuk'ta bulunan Nail Kitabevi, "Güncel Edebiyat Buluşmaları"na da ev sahipliği yapıyor. Güncel Edebiyat Buluşmaları bu haftasonu üç konuk birden ağırlıyor.

 

Geçmişi, kitap sayısı, koleksiyonları ve derleme kütüphanesi ile Türkiye’nin en önemli kütüphanelerinden biri olan Beyazıt Devlet Kütüphanesi artık 24 saat hizmet veriyor. Geçtiğimiz nisan ayında çalışma saatlerini artırarak 08:00-22:30 arasında hizmet vermeye başlayan kütüphane bundan böyle 24 saat açık olacak.

 

Harper Lee'nin Amerika Birleşik Devletleri'nin güney eyaletlerinde yaşanan ırkçılığı konu edindiği Bülbülü Öldürmek adlı romanı, Missisippi'de bir lisenin müfredatından çıkarıldı.

Okuyucusunu kitapların yakıldığı bir dünyaya götüren Fahrenheit 451 aynı zamanda modern bir klasik olarak kabul ediliyor; ve tasarımcıların da hayli ilgisini çekiyor. Fahrenheit 451 için geçtiğimiz günlerde yapılan bir tasarım var ki bir hayli ilginç.

 

İngilizce yazılmış romanlara verilen prestijli Man Booker Ödülü'nün bu yılki kazananı George Saunders oldu. George Saunders ödüle, Türkçeye de Arafta ismiyle çevrilen romanı Lincoln in the Bardo ile layık görüldü.

Söyleşi

Serhat Tolga Yıkıcı ve Ayşegül Kirpiksiz ile söyleşi:


 “Wattpad genç okuru daha iyi anlamamıza imkan veriyor.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.