Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

İsveç Akademisi’nde sular durulmuyor



Toplam oy: 20

Edebiyat dünyasının en prestijli ödülü olarak kabul edilen Nobel Edebiyat Ödülü’nün açıklanmasına daha uzunca bir süre varken, ödülü takdim eden İsveç Akademisi farklı bir nedenle gündemde. ABD'de, Harvey Weinstein vakasıyla başlayıp tüm dünyaya yayılan #MeToo hareketinin yarattığı etkiyle, İsveç Akademisi’ne yakınlığıyla bilinen bir isim de cinsel tacizle suçlanmıştı. Suçlamalar sonrası Akademi, olayın soruşturulduğunu ve söz konusu şahısla Akademi’nin tüm bağlarının kesileceğini açıkladı. Olayın yankıları sürerken, aralarında İsveç’in tanınmış yazarlarından Klas Östergren’in de bulunduğu üç üye, Akademi’deki görevlerini sürdürmeyeceklerini açıkladı.

 

Akademi üyeleri, 5 Nisan akşamı bu konuda bir basın açıklaması hazırlamak üzere toplanmıştı. Toplantı sonrası, Östergren’in yanı sıra Kjell Espmark and Peter Englund da istifasını verdi. Östergren, “İsveç Akademisi’nin uzun bir zamandır ciddi sorunlarla yüz yüze olduğunu ve bu sorunların Akademi’nin kendi yürütmeliklerinin yerine birtakım muğlak değerlendirmelerle çözülmeye çalıştığını, bu tavrın, kurumun kuruluş amacına ihanet demek olduğunu” söyleyerek istifasını duyurdu. Östergren, sözlerini Leonard Cohen’in "Leaving the Table" şarkısından bir dizeyi alıntılayarak bitirdi: “I’m leaving the table /  I’m out of the game” (masadan kalkıyorum / artık bu oyunda yokum)

 

 

1901 yılından bu yana Nobel Edebiyat Ödülü’nü takdim eden İsveç Akademisi’nde 18 daimi üye bulunuyordu. Üyelikler başka kişilere devredilemiyor ve söz konusu üyenin ölümüne dek geçerliliğini koruyor. Akademi’nin gelenekleri uyarınca, görevden ayrılan bir üyenin yerine yeni bir üye alınamıyor. Yaşanan bu sıcak krizden önce de, iki üye görevi bırakmış ve yerlerine yeni üye alımı yapılmamıştı. Ancak bu kez durum farklı gözüküyor. İsveç Akademisi Daimi Sekreteri Sara Danius, yönetmelikleri değiştirmek ve ayrılan üyelerin yerine yeni üyeler almak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.

 

Üç üyenin, taciz suçlamalarına karşın Akademi’nin gerekli yaptırımda bulunmaması sonucunda istifa kararı aldığı düşünülüyor.

 

 


 

Kaynak: The Local

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Hayranlarına müjde, Artemis Fowl evreni geri dönüyor! Maceranın göbeğinde, bu kez Artemis'in ikiz kardeşleri Beckett ve Myles yer alacak.

Dijital yayın platformu Netflix, yakın dönemde hayata geçireceği projeleri tanıtmak üzere Roma’da özel bir tanıtım gecesi düzenledi. Bir süredir Almanya, İspanya, Danimarka gibi pek çok farklı ülkede orijinal yapımları hayata geçiren Netflix, Türkiye yapımı ilk dizisi için de kolları sıvamıştı.

Türkiye’de tasarım denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Bülent Erkmen, hem sanat hem edebiyat dünyamızın görsel kültürünü derinden etkilemiş bir tasarımcı. Kitap tasarımına yön veren işleriyle de tanıdığımız Erkmen'in Akbank Sanat’ta açacağı “Remix” başlıklı sergi, Türkiye’nin kültürel üretiminin tarihini görmek açısından önem teşkil ediyor.

Dünyanın en prestijli ödüllerinden Pulitzer’in kazananları 16 Nisan’da New York’ta Columbia Üniversitesi’nde düzenlenen bir törenle duyuruldu. 102. kez dağıtılan ödüller yine gazetecilik, edebiyat ve müzik alanlarında verildi.

 

Artık rahatlıkla gelenekselleştiğini söyleyebileceğimiz Everest Yayınları "İlk Roman Yarışması"na başvurular başladı! Başvuru süreci, 15 Haziran’da sona erecek.

 

Her yıl yoğun bir katılımın gerçekleştiği açıklanan yarışmaya katılım koşulları şöyle:

 

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.