Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Sözünü Sakınmadan: Bir Tatlı Başarı Hikayesi



Toplam oy: 580

Her şey, kitap eleştirisinin ülkemizde yeterli olmadığı yönündeki derin hissiyatımızla başladı. Önce Idefix, SabitFikir’in sitesini kurdu; SabitFikir’in sitesi kendini bir basılı dergiye evirdi; basılı dergi Sözünü Sakınmadan’ı yarattı.

 

Sözünü Sakınmadan, kısa bir süre içinde, Türkiye’de edebiyat konuşulan, sözlerin sakınılmadığı en heyecanlı platformlardan biri haline geldi. Murathan Mungan ile başladık; 13 yazarı ve yaklaşık 5000 okuru ağırladık. Hem de, Semih Gümüş ve Ömer Türkeş gibi iki önemli eleştirmenin eşliğinde.

 

İstanbul Modern’in işbirliğiyle düzenlediğimiz Sözünü Sakınmadan, siz konuklarımız için neşeyle başlayıp keyifle biten bir “bir saat” oldu hep. Oysa o “bir saat” bizim için, bir koca ay demek idi! Bir yandan her gün defalarca güncellenen bir site ve aylık bir dergiyle uğraşırken; kal(may)an vaktimizi Sözünü Sakınmadan’a ayırdık. Uzun toplantılar, defalarca aranan konuklar, sandalyeler, fotoğraf- kamera kayıtları, basın bülteni, aydınlatmalar... Her detayı ince ince düşündük. Ne mutlu, emeğimizin karşılığını gani gani aldık.

 

Söylediğim gibi, 1 yılda, yaklaşık 5000 kişiyi ağırladık. 5000 kişi! Telaffuz etmesi kolay, ulaşması zor bir rakam. “Edebiyat etkinliklerine 50’den fazla dinleyici gitmez”, görüşünü kırma yönünde biraz da olsa katkımız olduysa, ne ala.

 

Semih Gümüş ve Ömer Türkeş’in saygınlığından, yaptıklarından, yapacaklarından bilhassa söz etmeye gerek yok herhalde. İstanbul Modern’in bir mekan olarak güzelliğinden de... Ama izninizle konuklara biraz değinmek, isimlerini bir bir sıralamak isterim. Murathan Mungan’la, çim bahçede başlayan bu serüven, Hakan Günday, Elif Şafak, küçük İskender, Sema Kaygusuz, Emrah Serbes, Latife Tekin, Cemil Kavukçu, Enis Batur, Hakan Bıçakcı, Füruzan ve nihayetinde Selim İleri ile devam etti. Ne müthiş isimler, öyle değil mi?

 

En ünlü eleştirmen, sizsiniz!

 

Dinleyicilerimiz de hep aynı şekilde müthişti. Ve biz biliyorduk ki, bir kitap okuduktan sonra, kitabın en azından “iyi” veya “kötü” olduğuna dair bile görüş belirten herkes, biraz eleştirmendi aslında... Herkes kendi dünyasının en ünlü eleştirmeniydi! İşte bu yüzden bol bol yer verdik okurların sorularına. Haksız çıkmadık. Seyircilerimiz de eleştirmenlerimizden feyzalmış olacak ki; yıllanmış cümleleri bir kenara bıraktı; sözünü hiç sakınmadı.

 

Değinmeden geçemem. Gerek yazılı, gerek görsel basında da öyle çok yer aldık ki, nasıl önemli bir boşluğu doldurduğumuzu bir kez, bir kez daha gördük.

 

SabitFikir ekibinden Bora Ekmekçi, Nihan Bora, Didem Çelik ve Mehmet Onur Doğan’ın olağanüstü özverisiyle, bugüne -ama daha da önemlisi- geleceğe, önemli kayıtlar bıraktığımıza eminiz.

 

Bu ay bir yaşını dolduran Sözünü Sakınmadan, her şeyiyle, tatlı bir başarı hikayesi.

 

Herkesi, geçmiş tüm etkinliklerimize bekleriz. Hepsi SabitFikir'in websitesinde.

Yorumlar

Yorum Gönder


Sevgili Erte Oyar,

Idefix ve Sabit Fikir'in Facebook ve Twitter hesaplarını takip edebilirsiniz, haftalar öncesinden duyuruyoruz. Linkler şöyle:

 

 

http://www.facebook.com/sabitfikircom

https://twitter.com/SabitFikir

 

---

 

http://www.facebook.com/idefixcom

https://twitter.com/idefixcom

 

 

38%
62%

Son söyleşi gene bana bildirilmedi. Eh öyle olsun bakalım!...

49%
51%

Her ay sabırsızlıkla beklediğim ve kaçırdığım zamanlar(ki çok sayılıdır) üzüntü duyduğum etkinliğiniz için hepinize çok teşekkürler,yüreğinize sağlık...

53%
47%

Ziyaretçi (Misafir) "yarım iş yapıyorsunuz" demiş. Yola çıkışı da internet sitesinde videoların eksik olması. Videolar eksik, bu da EBI'ye (teknoloji şirketi) hiç yakışmıyor, hatta utanç verici. Ancak bu yazıda internet sitesinden bahsedilmiyor, etkinliklerden bahsediliyor. El insaf. Sözünü Sakınmadan'lar Türkiye'de yapılmış en iyi seri edebiyat etkinlikleridir. Değeri bilinmezse Tüyap'ın "Hazır Gelmişken" etkinliklerine mahkum kalırız. Nokta.

39%
61%

Selamlar,

vallah niye yalan söyleyeyim yarım iş yapıyorsunuz. Hemen her programa internet üzerinden ancak ulaşabiliyorum. Doğru dürüst tek bir programınızı hatırlayamıyorum ki teknik bir hatanızi seslendirmeyle ilgili bir sorununuz olmasın. Saygınlık gerektırecek bir iş yapıyor olabilirsiniz ama becerebiliyor musunuz, ne İdefix'e, ne ekibinize ne de o kacaman bir aylık hazırlanma sürenize yakıştırabiliyorum. Heniz övünebilecek bir aşamaya bence daha gelmediniz.
Selamlar, daha sorunsuz seslendirmeler.

33%
67%

oralarda olamayan edebiyat tutkunları için buralarda bulabileceğimiz nefis kayıtlar. yüreğiniz dert görmesin.

38%
62%

Haklı bir gurur bu! Emeğinize sağlık!

30%
70%

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Masumiyet Müzesi'ndeki vitrinlerden ve eşyalardan yapılmış bir seçme, Milano’daki Bagatti Valsecchi Müzesi’nde "Aşk, Müzeler, İlham" adlı bir sergide sergilenmeye başladı. Bagatti Valsecchi Müzesi yöneticisi Lucia Pini ve Laura Lombardi'nin küratörlüğünde gerçekleşen sergide İstanbul'daki müzede yer alan 29 kutunun replikaları yer alıyor.

Elele dergisinin yalnızca kadınlara verdiği ve “Hayata İmza Atan Kadınlar” sloganıyla düzenlenen Elele Avon Kadın Ödülleri’nin sahipleri belli oldu.

Napoli romanları ile tanınan Elena Ferrante The Guardian gazetesi için haftalık köşe yazıları kaleme almaya hazırlanıyor. Ferrante, İtalyan gazeteci Claudio Gatti'nin Elena Ferrante müstear adını kullanan yazarın gerçek kimliğine ulaştığını iddia etmesinden bu yana sessizliğini koruyordu.

İthaki Yayınları tarafından kurulan ve atölye çalışmalarının yanı sıra söyleşiler de düzenleyen İthaki Akademi bu kez Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Türkçede Polisiye Roman başlıklı bir söyleşi ile Seval Şahin'i konuk ediyor.

 

 

Geçen yıl nisan ayında, Ray Bradbury'nin kült eseri Fahrenheit 451'in HBO tarafından televizyona uyarlanacağı, bir televizyon filmi olarak karşımıza çıkacağı haberleri yayılmaya başlamıştı. İşte geçtiğimiz günlerde söz konusu filmden ilk fragman yayınlandı.

 

Söyleşi

Jean-Paul Didierlaurent ile söyleşi:


“Okunmayan kitap, ölü kitaptır. Bu yüzden ortadan kalkması mı gerekir?”

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.