Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Zygmunt Bauman hayatını kaybetti



Toplam oy: 72

Günümüzün önde gelen sosyolog ve filozoflarından biri kabul edilen Zygmunt Bauman'ın hayatını kaybettiği haberini almanın üzüntüsünü yaşıyoruz.


1925 Polonya doğumlu Bauman, Varşova Üniversitesi’nde önce sosyoloji öğrenimi görmüş, sosyolojinin "burjuva" bilimi ilan edilmesinden sonra da felsefe okumuştu. 1954-1968 yılları arasında aynı üniversitede dersler verdi. Socjologia na co dzie (Gündelik Hayat İçin Sosyoloji, 1964) kitabıyla geniş bir okur kitlesine ulaştı. Başlangıçta ortodoks Marksizm çizgisine bağlı kaldıysa da özellikle Gramsci ve Simmel’in etkisiyle Polonya’daki komünist yönetim karşısında eleştirel bir tutum aldı. Komünist partinin öncülük ettiği antisemitik bir kampanya yüzünden ülkesini terk etmek zorunda kaldı.

 

Bauman şimdiye kadar yayımlanmış 57 kitabı ve yüzlerce makalesinde modernlik, postmodernlik, tüketim kültürü, küreselleşme, entelektüellerin değişen konumu, siyasetin olanaklılığı ve ahlak başta olmak üzere bir dizi temel temayı incelemişti. Soykırımın ancak modern toplumda mümkün olduğunu ileri süren Modernite ve Holokaust (1989) kitabı birçok dile çevrildikten sonra dünya çapında tanınmıştı. Bauman kültür ve iktidarın çözümlemesine özel önem vermiş ve bu çerçevede toplum, ideolojiler, milli kimlikler, devlet, ahlaki seçim, modernizm ve postmodernizm konularını ele alarak sosyolojiye yeni bir soluk getirmişti.

 

Çok sayıda kitabı Türkçede de yayımlanan Bauman, Modernite ve Holokaust kitabıyla Amalfi Avrupa Sosyoloji ve Sosyal Bilimler Ödülü’nü almıştı.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Yakın bir zaman önce yayımlanan Kadınlık Daima Bir Muamma isimli kitabı ekseninde Ayşegül Utku Günaydın, Tanzimat'tan itibaren kadınların dergi ve gazetelerde şekillendirdiği edebiyat geleneği üzerine konuşacak. Bugün saat 19.00'da SALT Galata'da.

İthaki Yayınları tarafından kurulan ve atölye çalışmalarının yanı sıra söyleşiler de düzenleyen İthaki Akademi'nin 2018'deki ilk konuğu, ilk öykü derlemesi Çerçialan ile 2016 yılı Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü'nü kazanan Gamze Arslan.

 

Romanlarını sıkça sinema perdesinde ve televizyon ekranlarında görmeye alıştığımız, korku türünün ustası olarak anılan Stephen King, Pen Amerika'nın 2018'de Edebiyata Hizmet Ödülü'ne layık gördüğü isim oldu.

Mixer, 20 Ocak itibariyle Ahmet Ergenç küratörlüğünde Sadık Arı, Fulya Çetin, Sinem Dişli, Ece Eldek, Didem Erbaş, İris Ergül, Çınar Eslek, Eda Gecikmez, Hatice Çiçek, Ata Kam, Huri Kiriş, İhsan Oturmak, Gümüş Özdeş, Mert Öztekin, Deniz Pasha, Ekin Saçlıoğlu, Ahmet Sarı, İlhan Sayın, Yusuf Sevinçli ve İrem Sözen’in çalışmalarından oluşan “Hayvanların Tarafı” başlıklı karma sergiye ev sahipliği

Nâzım Hikmet, doğum gününde Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenecek bir konferansla anılacak. Nâzım Hikmet’i sadece kendi eserleri üzerinden değil, aktif olduğu dönemdeki sanatsal ve tarihsel bağlam içinde düşünebilmeyi amaçlayan konferansta 1920’lerden 1950’lere uzanan süreçte var olan sanatsal akımlar, karşı akımlar ve resmi söylemler değerlendirilecek.

 

 

Söyleşi

Jean-Paul Didierlaurent ile söyleşi:


“Okunmayan kitap, ölü kitaptır. Bu yüzden ortadan kalkması mı gerekir?”

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.