Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Bitmeyen Osmanlı çözülmesi

Geçen sene Tahrir Meydanı’ndan alev alan Arap Baharı, Yunanistan’ın krizi, Libya’ya Avrupalıların müdahalesi, bitmeyen Gazze meselesi ve şimdi Suriye dalaşıyla birlikte 1821’den beri süregiden Osmanlı çözülmesinin yeni bir dönemini yaşadığımız izlenimini veriyor.


Bilgi depolamanın en eski yolu: Kitap rafları

Bookshelf (Kitap Rafı) adlı blogundan ilhamla aynı adlı bir kitap çıkaran yazar Alex Johnson, bu seneki Pulitzer Ödülü'nü kazanan Huffington Post gazetesi okurları için, değişen ve elbette gelişen bilgiyi depolama yöntemlerinden en eskisi olan kitap raflarının en güzellerini seçti.

 


Issız bir adaya düşmeden önce

Bir zamanlar Lost dizisinden bihaberdik; televizyonla daha içlidışlı bir ifadeyle söylersek, Survivor gibi programlar da yoktu ortalarda. Dolayısıyla bir zamanlar, "Issız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu?” sorusunu, Robinson Crusoe’nun deneyimlerini hatırlamaya çalışarak cevaplandırırdık.


Sokaktan: Edebiyat hala 'erkek-egemen' mi?

Sabit Fikir'de bu ayın dosya konusu kadının edebiyatla sınavı olunca, Elif Şafak'ın geçtiğimiz günlerde İngiliz Guardian gazetesine verdiği röportajdaki şu sözlerini anımsadım: "Türkiye'de erkekler yazar kadınlar okur.


Editörden: Yerinden kalkmana gerek yok

Elinde tuttuğun derginin kapak konusu, hem kadın hem de yazar olmak. Ne ki yazar Nihan Kaya bu çalışmada, yalnızca geçen yüzyıllarda kadın yazar olmanın ne demek olduğunu anlatıyor.


Kadının kalemle imtihanı

Neredeyse yirminci yüzyılın başlarına kadar, kadının yazması 'ahlaksızlık' olarak görülüyordu. Dale Spender, Jane Austen'dan önceki 100 iyi kadın yazarı anlattığı kitabında, kadının edebi yeteneklerini satması ile vücudunu satmasının o dönemde eşdeğer olarak algılandığını vurgular (bkz: 1986, s. 14).


Karne: Tam Benim Tipim

Kitabı baskısı, kapağı ve iç sayfaları yönünden değerlendirdiğimiz Karne'nin baskı kritikleri Libris Lipum, tasarım kritikleri Bila Perve tarafından yapılmıştır.

 


Eşekarısı Fabrikası’nın yeni baskı yapması için baskı...

Keşfet’ bölümü için önereceğim romanın Türkçe baskısı hiçbir yerde yok. İnternetten aratınca da kapağının hemen altında ‘Tükendi’ yazıyor. Tavsiye ettiğim yapıtın etrafta bulunmaması anlamsız bulunabilir. Umarım bu vesileyle bir kült kitap olan Eşekarısı Fabrikası tükenişten kurtularak yeni baskı yapar.


'Uçta'ki usta: küçük İskender

Hafızamı zorluyorum, bulamıyorum, nerde yazmıştım onu da bulamıyorum, İskender’e sorsam söyler de, galiba bulamamaktan da biraz zevk alıyorum. Nedense ve nedensiz yere Michel Foucault’nun en çok Ece Ayhan’dan, belki de yalnızca Ece Ayhan’dan doğru bildiğim sözü geliyor aklıma: “Fazla anlaşıldığım için karanlıkta kalıyorum.”

 


Ne varsa okurum

“Biliyor musun ben çok kitap okurum. Aşk, macera, tarih, yeni çıkan ne varsa...” En korktuğum güzel okur tipidir. Sonra da kitaplığın önüne gelir şu soruyu sorar bu güzel okur: “Bu kitapların hepsini okudun mu?”

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.