Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Gözistan Sultanı: Türkan Şoray

 

Cemal Süreya’nın “Bun” şiirini Marc Chagall’ın resimleri üstüne yazdığı söylenir. Fakat “Gözleri göz değil gözistan” dizesinin Chagall resminden çok Türkan Şoray’ı hatırlatmadığını kim söyleyebilir? Sultan’ı yazmayı düşününce aklıma ilk gelen şey, o dize oldu, sanki onun gözlerine yazılmıştı.

 


Özdemir Asaf'ın kızından: "Ölümün ön anlatısı yoktur"

 

Özdemir Asaf’ın kızı Seda Arun, bugün yayımlanan Cumhuriyet Gazetesi'nde, ölümünün 30. yılında babasını anlattığı bir yazı ve şiir kaleme aldı.

 

"Ölümün ön anlatısı yoktur" başlıklı yazı şöyle:

 


Yerli kitap da yersiz uzun mu?

2010’un son günlerinde Taksim’de, Senaryo Yazarları Derneğinin (SENDER) düzenlediği bir eyleme tanıklık ettik.


Kafelerde yazmak

Şu kafeye oturmuş, olup bitenlere bakıyorsun. Garsonun gelişine dikkat: garçon sözcüğü ‘hizmetçi, uşak, alt tabakadan’ anlamlarında kullanılırken, 1788 yılından itibaren, Devrim’in hemen öncesinde bildiğimiz anlamıyla ‘garson’ olarak kullanılmaya başlamış. Sözcüğün Fransızca kökeni garçun, aslında gayet süssüz biçimde, oğlan demek.


2010'dan geriye kalan

2010 yılı, edebiyat dünyası, daha da genişleterek söylersek kitap dünyası için kuşkusuz Avrupa Kültür Başkenti merakıyla başladı.


Keyifli okumalar, iyi seyirler

Türkiye tiyatro sahneleri de, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi edebiyat uyarlamalarını izleyiciyle buluşturmaya devam ediyor. Bu sezon izleyici karşısına çıkan ve geçtiğimiz yıllardan devam eden edebiyat uyarlamalarının sayısı bir elin parmaklarının geçmese bile yerli, yabancı yazarlardan çağdaş ve klasik metinleri, gerek ödenekli gerekse özel tiyatro sahnelerinde görmek mümkün.


Sonbaharın vazgeçilmezi: İstanbul Kitap Fuarı

İstanbul’da sonbaharın vazgeçilmezleri arasına giren İstanbul Kitap Fuarı, bol konukları, yenilikleri ve yüzlerce etkinliğiyle cumartesi günü başlıyor. Bu yıl 29’uncusu düzenlenen fuar, 7 Kasım’a kadar yerli yabancı birçok yazar, çizer, şair, yayıncı ve kitapseverleri ağırlıyor.


Yayıncılığımızın Görünmeyen, Ötelenen Kahramanları: Çevirmenler

Yabancı bir edebiyat eserini elinize aldığımızda yaptığımız ilk şey, arka kapağındaki yazıyı okumak, belki bir kaç sayfasına göz gezdirmektir. Yazarı da tanıyorsak sorun yoktur; kitabı alırız. O kitap matbaadan çıkıp bizim kütüphanemize gelmeden önce, en az yazarı kadar üzerinde emeği olan biri vardır ki o da çevirmendir.


12 Eylül: Edebiyata Bir Darbe // Yazarlar anlatıyor

Ceren Çıplak

 

Ahmet Cemal, Oya Baydar, İnci Aral ve Nedim Gürsel, 30. yılında 12 Eylül döneminde yazar olmayı anlatıyor.

 

 

Söyleşi

Ömer Durmaz ile söyleşi:


“Tasarım ve yaratıcılık artık herkesin ihtiyacı”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.