Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Kararsız Okur: Orhan Bey ve kitapları

Yazar Orhan Bey ile tanışmış mıydınız? Tanıştıysanız, hayatınız değişti mi? Orhan Pamuk'un en sevdiği kurmaca kahraman olur kendisi. Kurmaca dünyada kitap denen gemiye binerek yolculuklar yapıyor. Sanki 19. Yüzyıl romanı yazarmış gibi yola çıkıyor, anlatım biçemiyle postmodern taklalar atıyor ve saf aslında. Müzeye koyarlar böylelerini.

 


Editörden: Kemal'in gururu

Bir roman yazdı. Romanın anlattığı hikayeye koşut bir müze, bir de katalog var. 'Her şeyi anlayan insan zihni'nin sertliğiyle, bunu neden yaptın ey Orhan, diye sorsanız, çağının önemli hikaye anlatıcılarından birini cevapsız bırakmış olacaksınız. Vereceği cevabı -en fazlasıyla- size söyleyeyim: Bilmiyorum. Bilmek de istemiyorum.


Metropol ışıklarının altında çağdaş Amerikan edebiyatı

Ya otoyoldan ilerlerken görüyorsun devasa binaları ya da havaalanına doğru uçağın süzülürken ışıkları gözüne çarpıyor. Yaşadığın kasabaların ıssızlıklarına alışmışsın, birdenbire gözünün önünde açılan devasa metropol afallatıyor. Büyük hayallerin var. Gençliğinin tüm enerjisiyle metropolü fethetmeye niyetlisin.


Paris-Berlin hattında

Geçtiğimiz ayki yazımızı Paula McLain’in Ernest Hemingway’in ilk eşi olan Hadley ile Paris’teki yıllarının ve evliliklerinin hikayesini anlattığı Paris’teki Eş (Remzi Kitabevi) adlı romanla bitirmiştik hatırlarsanız. Eh işte hiçbir şey tesadüf değildir aslında. Meğer bizim ‘edebiyat kelebeği’nin bir bildiği varmış da, ondan bizi en son orada bırakmış.

 

 


Edebiyat dergisinin keyiflisi de olur!

Günümüzde edebiyat dergilerinin geleceği kuşkusuz en çok tartışılan meselelerden birisi. Özellikle dijital medyanın son dönemlerdeki baş döndürücü gelişimiyle birlikte bu sorun giderek içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Ülkemizde de edebiyat dergilerinin genel kaygılarını göz önünde bulundurduğumuzda kendimizi ister istemez, bir kaosun ortasında buluyoruz.

 


Dünyanın en güzel üniversite kütüphaneleri

 

Dünyanın en güzel üniversite kütüphanelerinin fotoğrafları. Flavorwire sitesinin listesinde en çok ABD ve İngiltere'de bulunan okulların kütüphaneleri yer alırken, Oxford gibi bazı üniversiteler de farklı kütüphaneleriyle birden çok kez yer buluyor. Buyrun mimari güzellikleriyle öne çıkan o kütüphanelerde bir gezintiye çıkalım:

 


'Yazlıkçı' yazarlar

Tatil yapmayı, sahilde kitap okuyarak yılın yorgunluğunu üzerinden atmayı kim istemez? Havaların böyle değişken olduğuna bakmayın, yaz eninde sonunda gelecek, tatil sezonu açılacak; elinizde kitaplarınız üzerinizde mayolarınızla sahile gidip yılın yorgunluğunu atacaksınız.


Yoldaş Şair!: Orhan Alkaya

2011 yılının Mart ayı. Bir vakıf üniversitesinde yarızamanlı öğretim görevlisi olarak Türk Şiiri derslerine giriyorum. Ders seçmeli diye, şiir diye, hoca da yüzü yumuşak bir adama benziyor diye, kabasakallarımın arasından nasıl belli oluyorsa, notu da boldur diye sanırım, öğrenci sayısı da bol.

 


Karne: Nabız, Su, Sürücü

Üç kitabı baskısı, kapağı ve iç sayfaları yönünden değerlendirdiğimiz Karne'nin baskı kritikleri Libris Lipum, tasarım kritikleri Bila Perve tarafından yapılmıştır.

 

Baskı

 


Kararsız Okur: Büyülü gerçeklikten sonra hayat var mı?

Hayat, büyülü gerçeklikten önce mi var sonra mı? Aysu Önen Kararsız Okur'da, Latin Amerika edebiyatına giden yolun kapılarını araladı, Sedat Girgin çizdi.

Söyleşi

İrem Çağıl ile söyleşi:


“Bize sunulan şey ‘iyi’ olmayınca ‘iyi olanı’ bizim arayıp bulmamız gerekiyor.”


Ece KARAAĞAÇ


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.