Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Fikri Sabit Arşivi

En çok okunanlar  

Fikri Sabit


Hikaye yeniden başlıyor!

Bazı sanatçılar vardır, ölüp gider sır olurlar, bazılarıysa nasıl yaparlarsa yaparlar, hem yaşarken hem de öldükten sonra sırrın kendisi olurlar. Sanatın kalıcılığı belki de burada, "sırrın kendisi" olmakta yatar. Hayatı da sanatı anladığımız kadar anlıyoruz ne de olsa. Geriye hayattan çok sanat kalıyor ama... Bütün bunları İzzet Ziya Bey düşündürüyor bana.


Yazar ölür, yazı başlar!

"Bugün kendimi Hegel’in betimlediği yaşlı Yunan gibi hissediyorum biraz: Hegel, bu adamın yaprakların, nehirlerin ve rüzgarların çıkardığı sesleri, kısacası Doğa’nın tüm titremelerini planlı bir zekanın izlerini görebilmek için hiç yorulmadan, tutkuyla incelediğini söylüyordu.


Çiçekler, dikenler, ciddi adamlar ve Küçük Prens'in vasiyeti…

Berkin’e…

 

Küçük Prens’le onun hikayesini bize anlatan dostunun henüz yeni tanıştığı günlerden biridir. Dostumuz bozulan uçağını tamir etmek için uğraşmakta, Küçük Prens ise kafasına takılan bir soruyu ona sormaktadır:

 

“Koyun, dikenleri olan çiçekleri de yiyorsa eğer dikenler ne işe yarar ki?”

 

Dostumuz cevap verir:


Edebiyat ve vicdan

Biliyorsunuz Nobel ödüllü Çinli yazar Mo Yan, Türkiye’ye geldi. Mo Yan yaptığı konuşmada kendisine sorulan sorular üzerine dikkat çekici, kanımca edebiyat okurunu da biraz zedeleyici, iki yanıt verdi. Biri sansür üzerineydi.


Son modern!

Türk edebiyatının en tutkulu yazın insanlarından biridir dediğim anda aklımıza gelecek ilk isimlerden biridir Enis Batur. Bir okur olarak kendisine baktığımda ucu bucağı yok gibi görünür bana hep. Lakin bir yandan bize sunduğu yazın dünyasıyla müthiş bir zenginlik vaat eder, bir yandan da bu zenginlik içinde okumaya nereden başlayıp nereden devam edeceğimizi bilememekle sınar!


Halt etmişsin!

Efendim edebiyat haberleri üçe ayrılır. 1- Yeni çıkan kitaplarla ilgili olanlar 2- Yazarların ve kitapların aldığı edebiyat ödülleriyle ilgili olanlar 3- Kahvaltı sırasında falan okununca masaya çay püskürtecek kadar türlü acaiplikte olanlar!

 


Usta beni öldürsene!

Geçen gün çok sevdiğim bir arkadaşım sohbet sırasında Elif Şafak’ın son kitabı üzerine okuduğu bir eleştiriden söz etti bana. Açıp tekrar okuduk eleştiriyi. Yazı, Şafak’ın romanda yaptığı bir takım tarihi hatalara dairdi. Dostum, derin bir nefes alıp gözlerimin içine baka baka "İşte," dedi, "Edebiyat eleştirisi görevini yapmayınca, eleştiri mühendislere, mimarlara, tarihçilere falan kalıyor.


Atölyenin atölyesine bekleriz…

Sevgili okurlarım; son birkaç aydır, herkesten sır gibi saklayarak ve de hiçbir masraftan kaçmayarak, yazlığı kışlığı ayrı olmak üzere sizler için okur-yazarlık atölyelerini denetliyorum.


Çoğunluktan ibaret, ya da Can’ın kalbi…

Benim herkesten ne eksiğim var dedim. Kaç gündür kukumav kuşu gibi Can Yayınları’nın kapaklarını düşünüp duruyorum. Neydi neydi, şimdi ne oldu, nasıl oldu, güzel mi oldu yani, diye diye kendimi yedim bitirdim, ziyadesiyle sinirlendim! Yiyip bitirmekle de, sinirlenmekle de kalmadım, bu sorularımı ve öfkemi sosyal medya üzerinden yapılan çağrıyla sevgili Can Öz’e de yönelttim.


Yayın sektörü nasıl büyüyor? Bir muammanın çözülüşü…

"Türkiye Yayıncılar Birliği’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı ISBN Ajansı ile Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü’nden edindiği bilgiye göre, 2013'te Türkiye’de 47 bin 352 kitap yayınlandı. Toplam 536 milyon 259 bin 40 adet kitap üretildi (Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullara ücretsiz dağıttığı ders kitapları dahil). Bu kitaplar için 330 milyon 17 bin 405 adet bandrol satın alındı.

Söyleşi

Emre Yavuz ve Sinan Ural ile söyleşi:


“İşin sırrı çizgi romanda ya da figürde değil, biriktirme tutkusunda.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.