Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Şahane Bir Kitap Arşivi

En çok okunanlar  

Şahane Bir Kitap


Oysa aşk, kendine benzemeyeni sevmek değil miydi?

Bu haftanın ŞahaneBirKitap'ı aynı zamanda güzel de bir edebiyat haberi: Bir öykü kitabına ve genç bir yazara dair… Sinan Sülün ve onun Karahindiba'sı, okunmuyor dediğimiz Türk öykücülüğünde arka arkaya üç baskı yaparak yüzümüzü güldürdü.


Eli sopalı insanlığın kuş duası

Heba… Hiçbir işe yaramadan yok olmak, boşa gitmek… Arapçada eskimiş anlamında… Yani bir süreç işi, heba. ‘Ziyan’da olduğu gibi bir anlık bir şey değil, boşluğa, dalgınlığa gelecek gibi hiç değil.


Şiirden taşan canavar, bize ne yapar?

VII. ile X. yüzyıl arasında bir yerlerde, bugün eski İngilizce ya da Anglo-saksonca denen dille yazılmış bir büyük şiir, bir büyük efsane, bir büyük canavar öyküsü Beowulf. Lirik, kültürel, psinalitik, mitik… Onu yıllar boyunca araştırmacılar, akademisyenler okuyup inceleyip dururlar ama iş edebiyatçılara, hele ki J.R.R. Tolkien’e gelince değişir.


Ortalama ile gayet insani olan arasında: Bir Son Duygusu

“Tarih, zafer kazananların yalanlarıdır.” ya da “Yenilenlerin özyanılsamalarıdır.” Peki şuna ne dersiniz: “Tarih, belleğin kusurlarının, belgelemenin yetersizlikleriyle buluştuğu noktada üretilen kesinliktir.”

 

 

 


Maceracı, hayalci, asi kadın hareketi ve umudun dönüşümü

XIX. yüzyılın sonu ile XX. yüzyılın başı, bazıları için çok farklı anlamlar ifade edebilecek bu zaman aralığı, dünya üzerindeki hemen tüm kadınlar için tek bir şeyi işaret eder: Uyanış. Üstelik hem aklın hem de ruhun uyanışı. Nasıl olmuşsa olmuş, kadınlar gündelik yaşamın, toplumsal koşulların değişmesi gerektiğine karar vermiş, değişim için kolları sıvamışlardı.


Saf çok satarsa, ülkenin hâli ne olur?

Bu yılın -daha başlarındayız biliyorum ama- en çok beklediğim romanlardan biriydi İsmail Güzelsoy'un Saf'ı.


İyilerin yanında ya da bir nefes Vandana Shiva

Bu hafta, küçük bir değişiklik yapıp size şahane bir kitaptan değil, şahane kitapları da olan şahane bir kadından söz etmek istiyorum. Adı, Vandana Shiva, uluslararası tanınan bir çevre aktivisti ve bilim insanı.


Dört bin yıllık sitem: “Biliyor musun, insanlık ne kötüleşti”

“Biliyor musun, insanlık ne kötüleşti. Kardeş kardeşi yiyecek. Herkes komşusunu yutmaya çalışıyor. Buraya gelme şerefini bize lütfet. İş mecburiyetlerini kopar. Küçük kızı, Asur’un kucağına yerleştir. Ah! Şehirde yün çok pahalı. Parayı bana tahsis edeceğiniz zaman, 1 mina gümüşü yünün içine yerleştir. Vergi için bana yolladığın 1 mina gümüşü, kontrolörler istediler.


An gelir, edebiyat tarafından yutulur yazar

Ne demek nisyan? Bir şeyi unutmak, kasten terk etmek, gafil olmak… Hatırladıkça, hatırladıklarıyla var olan insan, unuttukça, kasten unuttuklarıyla ölüme yaklaşır, ölür, paradoksal olarak… Hatırlama ve unutma arasında bir cendere, ucu giyotinden yapılmış bir sarkaç gibiyse eğer hayat, yazı bunun neresinde durur peki?


İlk tuğlanın usulca kabuk bağlamasına…

Toplama yazıları hiç sevmem, yazar ve yayıncı bir olmuşlar, sinekten yağ çıkarıyorlar gibi gelir. Toplama yazıları çok severim, belki artık hiç ulaşamayacağım bir kitabın içinden çıkagelen parçalarla gayet zamansız olarak karşılaştığım ve önümde etrafa dağılmış çeşitli parçalardan yeni bir şeylerin inşa edilme sürecine ortak olduğumu hissettiğim için.

Söyleşi

Tolunay Bayram ile söyleşi:


“Diller hakkındaki en büyük gizemlerden biri de, onların nasıl konuşuluyor olduğu.”

 

Ece KARAAĞAÇ

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.