Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi
 Üye eleştirileri bölümü idefix üyelerinin kitaplara yaptıkları eleştirilerden derlenmektedir. Eğer siz de eleştirinizin bu bölümde yayınlanmasını istiyorsanız dilediğiniz kitabı idefix’te eleştirebilirsiniz. Eleştirileriniz idefix editörlerinin kontrolünden sonra değerlendirmeye alınacaktır.

Üye Eleştirileri Arşivi

En çok okunanlar  

Üye Eleştirileri


Gecikmiş Bir Merhaba

Gecikmiş bir tanışma oldu bizimkisi. Ama bazı kişiler vardır, aslında hep tanıyorsunuzdur onu. Yalnızca karşılaşmamışsınızdır. Görüp konuşunca zaten tanıdığınızı, içinizde yaşattığınızı anlarsınız birdenbire, nasıl olduğunu anlamadan.


Geride kalan kalbinizse mutlaka geri döner

Marc Levy'nin "Keşke Gerçek Olsa" kitabını keyifle okuduysanız eğer, siz de "Sizi Tekrar Görmek" için geri döneceksiniz. Bu roman, aylarca liste başında kalan ve tüm dünyada milyonlarca satan "Keşke Gerçek Olsa"nın devamı niteliğinde...

Her ne kadar kitabı okurken, kimi zaman "tesadüfün bu kadarı..." diyecek olsanız da sonraki sayfayı merakla bekleyeceksiniz!


Tutamaklarınız sağlam mı?

"Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır" diyor Bay C. Haklı. Kendisi de gerçek sevgiyi yaşayacağı, beraber düşüneceği, duyabileceği birini aramaya tutunuyor. İhtimalleri biliyor. Zaten Bayan B. ile karşılaşsa öykünün orada biteceğini söylüyor. Hep arıyor. Bize bu karşılaşamamanın umutsuz karamsarlığını yaşatıyor. Hayatlarımızdaki ihtimal hesaplarına giriyor. Tutamaklarımızı sarsıyor.


Kayıp Sembol'ün Kayıp Sonu...

Bu ay okuduklarım arasında 2000'li yılların en çok kazanan üçüncü yazarı Dan Brown'ın Kayıp Sembol'ü de vardı. Dan Brown'ın geniş kitlelere hitap eden daha çok dini, mistik, sanat, gizem temalarını içeren macera romanları yazdığından bahsetmeme gerek yok herhalde. Kayıp Sembol benim ilk Dan Brown'ımdı, sonrası gelir mi? Sanmıyorum.


HATIRLAYARAK UNUTMAK

Foer, Amerikan edebiyatının yeni yıldızı. Ama bu ilgiyi ve övgüyü gerçekten hak ediyor. Yüksek bir hayalgücüyle ve acılı dolu bir mizahla yazıyor. Bu kadar deneysel yazıp, bu kadar çok okunması da, Amerika'daki okur profilinin bizdekinden çok farklı olduğunu ortaya koyuyor.


Empati

17 yaşındayken yazdığı;

"yurdunu sevmeliymiş insan
öyle diyor babam
benim yurdum
ikiye bölünmüş ortasından
hangi yarısını
sevmeli insan."


Bir Halk Faşizme Gidiyor

"Diktatörlüğümüzü kurmamız için ne yapmamız gerekiyor?"

Bu soru Hitler'e yazıların mektupların birinden alıntı. Alman halkının Hitler'in diktatörlüğünü kabul edecek bir noktaya kadar sürüklenişinin canlı belgesi adeta. İş işten geçtiğinde, her şeyi anladıklarında "eyvah" demeleri işe yaramıyor, kendi elleriyle sonlarını hazırlıyorlar deyim yerindeyse.


sadakat üzerine karalamalar

Kitabın ilk sayfalarından kendinizi en kötü sona hazırladığınız için kitap boyunca olan hiçbir olay sizi şaşırtmıyor...


Yates'in Mutsuz Kahramanları

Bazı romanların kapağını kapattığınızda içinize bir hüzün yayılır. Kısa bir süre gözünüze her şey boş ve anlamsız görünür. Ama daha sonra bu kasvet dağılıp, yerini basitliğe ve dinginliğe bırakır. Bu duyguları ancak özel romanlar yaşatır. İşte Richard Yates bu özel romanların özel yazarıdır.


Muhteşem Bir Yapıt Olabilirdi

Yazarın bu yapıtında okumaya başlar başlamaz "İmparator" adlı romanından farklı bir söylem geliştirdiği fark ediliyor. İmparator'daki o paraya tapan-çok iyi yansıttığı- atmosferden tamamen uzak, doğaya inmiş, ince ince betimlemeler, dağ hayatı, göçebe hayatı üzerine güzellemelerle okuyucuyu farklı bir yönden sarmalamış.

Söyleşi

Ömer Durmaz ile söyleşi:


“Tasarım ve yaratıcılık artık herkesin ihtiyacı”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.