Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Yazarlar


Reyhan Yıldırım

İstanbul’da doğdu. Liseyi Kandilli Kız Lisesi’nde okudu. İstanbul Teknik Üniversitesi Metalurji Fakültesi’nden mezun oldu. Ağırlıklı olarak bilişim sektöründe çalıştı. Profesyonel hayatına Yönetim Sistemleri Danışmanlığı, Eğitimcilik ve Kurumsal Koçluk yaparak devam ediyor. Uluslararası Koçluk Federasyonu üyesidir.

İlk yazıları seksenli yılların başında Yazko Somut Haftalık Sanat ve Kültür Dergisi’nin gençlik sayfalarında yer aldı. Bazıları Çok Üşür adlı öykü kitabı Nisan 2007‘de Kanguru Yayınları tarafından yayımlandı. Öykü ve yakın okumalarına Eşik Cini, Deliler Teknesi, Öykü Teknesi, Kül Öykü, Notos, Özgür Pencere, Paylaşım, Portreler gibi dergilerde yer verildi.

Yazar Selim İleri’nin edebiyatına ilişkin irdelemeleriyle Şahane Bir Tuvalet adlı öyküsüne yaptığı yakın okumadan oluşan edebiyat-inceleme metni, Şimdi Seni Konuşuyorduk -  Selim İleri Kitabı’na (kolektif),  Kapak isimli öyküsü, Yitik Öykü tarafından yayımlanan Bozcaada Öyküleri’ne  (kolektif) alındı.

Eşikcini Dergisi ve Pen Kadın Yazarlar Komitesi tarafından düzenlenen ‘Solgun Bir Yazar: Selçuk Baran’, ‘Leyla Erbil: Edebiyatımızda Hallaç Etkisi’ ve ‘Edebiyattan Hayata Nezihe Meriç’ gibi etkinliklere konuşmacı olarak katıldı.

Tüm Yazıları

"Avcının iyisi uçarı vurur. İyi öykücü akıp giden zamanın ritmine, onu durdurmadan kalemini uydurandır. –Onat Kutlar"

50 kuşağı yazarlarından olan Onat Kutlar, iyi bir edebiyatçı, önemli bir düşünce insanıydı. Onu 1995 yılında kaybettik. Ardında, yazarı yitirdiğimiz anın üzüntü veren görüntüleri ve değerli yapıtları kaldı.

Bir görüşe göre, insanlık halleri sınırlıdır. Üzerlerine yazılanlar da eninde sonunda benzeşirler. Bu yüzden benim de ilgimi hikâyelerin konusundan çok, metnin diğer özellikleri çeker. Aynılık ile özgünlük, ikiz kardeştirler. Konu bileşenini ihmal ettiğinizde, hikâye edilen asıl şey, metni yazanın, aynılık ya da özgünlük, konfor ya da emek arasında yaptığı seçim, yani yazma tutumu olur.

Yıllardır Türk Edebiyatı’na yaptığı değerli katkılarıyla* tanıdığımız Ömer Lekesiz, sekiz güzel şiirden yola çıkarak hazırladığı Ateşten Kelimele

Alman yazar Ralf Rothmann, Deniz Kenarında Geyikler adlı öykü kitabıyla körelmiş duyarlılıklarımıza sesleniyor.

2009’un başarılı çeviri öyküleri arasındaki hemen hemen tüm yapıtların, yaşam öykülerinde savaşlar, yıkımlar, göçler bulunan sistem karşıtı yazarlara ait olması, dikkat çekiciydi.

Halil Cibran’ın ‘Kâfir Halil’ adlı uzun öyküsü,  Ekim 2009’da, Yaba Sahaf Cep Kitapları tarafından yayımlandı.

Berduş Kediler Kırnavalı - Bir İmge Sarmalı’ndaki anlatı gerçekliği, seksenlerden bu yana süre gelen dış gerçekliği esas alıyor. 

Her bir anlatı, yazarın muhalif doğasını; zekâ, duyarlılık, soğukkanlılık, saçmayı ayırt etme gibi özelliklerini ele veriyor. 

Selim İleri’nin son romanı Bu Yalan Tango, Nisan ayında, Everest Yayınları’ndan çıktı.

Uzun yıllardan beri roman yayınlamayan Ayla Kutlu, Asi... Asi  adlı nehir romanıyla  okurlarının on yıl süren özlemini bitirdi.

Nazlı Eray’ın Doğan Kitap tarafından yayınlanan Marilyn – Venüs’ün Son Gecesi adlı romanı, yıllardır magazin basınınca farklı neden ve içeriklerle gündemde tutulan Marilyn Monroe ve Kennedy kardeşler’in trajedilerini konu alıyor.

 

Söyleşi

Emre Yavuz ve Sinan Ural ile söyleşi:


“İşin sırrı çizgi romanda ya da figürde değil, biriktirme tutkusunda.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.