Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Yazarlar


Melikşah Altuntaş

Tüm Yazıları

İtiraf edelim ya da etmeyelim mevsimlerle ilgili bazı beklentilerimiz olduğu bir gerçek. Mutlu olmak için ilkbaharı, tatil yapmak için yazı bekliyor çoğumuz. Her şeyden şikayet etmek için kışı, battaniyenin altına girip film izlemek içinse sonbaharı bekliyor aynı çoğunluk. Kimsenin de bu kabullere bir itirazı yok. Yağmur yağınca hüzünlenmek, güneş açınca sokaklara fırlamak herkesin ezberinde.

Bundan tam 11 yıl önce, İstanbullu sinemaseverlere bir alternatif oluşturmak, izleyiciyle merak edilen filmleri, vizyon sırası ya da İKSV'nin film festivalini beklemeden kavuşturmak amacıyla, dünya çapında bağımsız festivallerden topladığı ilgi çekici filmlerden oluşan bir programla başlamıştı yolculuğuna, !F İstanbul.

 

 

 

Her yıl baharın gelişini, yıl boyu merak ettiğimiz filmlerle kutladığımız, karanlık salonlara çekilerek, çıkardığımız mini listelere tik atarak, kaçırdığımız filmlere hayıflanarak, içinden sinema geçen iki haftayı doya doya yaşadığımız nisan ayı, 15'ine kadar İstanbul Film Festivali'yle daha renkli bir hale geliyor yine.

Söyleşi

Emre Yavuz ve Sinan Ural ile söyleşi:


“İşin sırrı çizgi romanda ya da figürde değil, biriktirme tutkusunda.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.