Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Yazarlar


Metin Celal

Metin Celâl, 1961'de Ankara'da doğdu. Yükseköğrenimini ODTÜ Petrol Mühendisliği ve İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu'nda yaptı. İmge Ayrım, Yeryüzü Konukları, Poetika, Fanatik gibi şiir dergilerinin yayın kurullarında yer aldı. Çevirilerinin yanı sıra Varlık, Sanat Olayı, Yeni Olgu, Oluşum, Broy, Düşün, Öküz, E vb. dergilerde şiir ve yazıları yayımlandı. Şiir antolojileri hazırladı.

Şiir kitaplarının yanı sıra üç romanı yayımlandı: Halen bir yayınevinde yöneticilik yapıyor. Özgür Edebiyat dergisinin yayın yönetmeni. Düzenli olarak Cumhuriyet Kitap'ta yazıyor.

Tüm Yazıları

İki kişi arasında geçenler ne kadar mahrem kalmalı, ne kadar anlatılmalı? Nermin Bezmen’in Bizim Gizli Bahçemizden’ini (Doğan Kitap) okurken sık sık aklımıza gelen bir soru bu. Nermin Bezmen, geçtiğimiz yıl evliliklerinin 35. yılını kutlamaya hazırlanırken kaybettiği eşi Pamir Bezmen’le aşklarının başlamasını, birlikte olmalarını, evliliklerine kadar geçen zamanda yaşadıklarını anlatmış.

Gazeteci Yazgülü Aldoğan’ın ilk romanı Kiralık Adam (Alfa yay. 2009) “Güçlü, başarılı, çekici iş kadını” Hayal’le mesleği kadınlara eskortluk etmek olan “genç, duyarlı, yakışıklı” sevgilisi Uğur’un tanışmalarını anlatarak başlıyor. Kadınlara eskortluk etmek en azından ülkemiz için pek bilinen bir şey değil.

Murathan Mungan, çok yazan çok okunan yazarlardandır. Her yıl birden çok kitap yayınlar. Bunların bazılarına, özellikle roman türünde olanlarına özel önem verir tanıtımına yoğunlaşır ama bazılarını hemen hiç tanıtmadan okuyucunun himmetine bırakır. Özellikle şiir kitapları ve yazılarının toplamından oluşturduğu kitapları bu türden okurun arayıp bulması istenen kitaplardır.

Mevlana sırf bizim için değil tüm dünya için ilgi odağı olan bir düşünür, din adamı. Mesnevi, Rubailer gibi eserleri her zaman okunuyor, dünya dillerine çeviriliyor, ABD gibi ülkelerde çok satanlar listelerine giriyor.

61. Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı Alman Başbakanı Merkel ile fuarın bu yılki onur konuğu Çin'in başkan yardımcısı Xi Jinping'in de katıldığı törenle açıldı.

“Bir kızla öpüştün mü hiç?”
Kübra irkildi. Beklemediği bir soruydu. Esin’in dini hayata dair meraklarına alışkındı, ama böyle bir konunun dile getirilmesinden tedirgin olmuştu.
“Ha... Hayır” diyebildi.

Gaye Boralıoğlu Aksak Ritim’de (İletişim Yay.), 15 yaşındaki çiçekçi kız Güldane ile otuzlu yaşlardaki Şoför Halil’in gerilimli ilişkilerini anlatıyor. Roman da adını hem bu ilşkinin bir ileri bir geri giden bir türlü düzen bulmayan havasından, hem de çingene danslarının meşhur ağır aksak ritiminden alıyor.

Osep Minasoğlu, İstanbul Samatya'da, 26 Şubat 1929'da doğmuş. Ermeni cemaatinden bakkaliye toptancısı babası hayattayken iyi sayılabilecek bir hayatları varmış. Minasoğlu, anaokulunu İtalyan Rahibe Okulu'nda bitirmiş. O sıralarda babasını kaybetmiş. Evin büyüğü olarak ağabeyi aileyi sahiplenmiş. Osep’e adeta babalık yapmış.

Beşir Ayvazoğlu, Tanrı Dağı’ndan Hıra Dağı’na (Kapı yay.) adlı kitabına “Elinizdeki kitapta okuyacaklarınızı iliklerine kadar yaşamış biri olarak yazdım.

Ödüller bir yazar için eserlerinin değer bulması, takdir edilmek, beğenilmek, kıymet verilmek gibi bir çok iyi nitelikler taşır. Hele ödülün maddi bir yönü varsa, ödül şiltiyle birlikte bir de yüklüce para veriliyorsa yazara gelecek için güvence sağlayacağından daha da değer kazanır. Tüm iyi yanlarının yanında ödüllerin dezavantajları ve bolca tartışılacak bir sürü nitelikleri de vardır.

Söyleşi

Emre Yavuz ve Sinan Ural ile söyleşi:


“İşin sırrı çizgi romanda ya da figürde değil, biriktirme tutkusunda.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.