Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Emily Gould ile söyleşi: "Romandaki biyografik detaylar en yakın dostumu incitti"


Yazarlık kariyerine Gawker sitesinin editörü olarak başlayan Emily Gould, en yakın dostuyla olan ilişkisi üzerine kurguladığı, 2014’te çıkan ilk romanı Friendship ile edebiyat dünyasında bir fenomene dönüşmüştü. Ancak New York’ta yazar olmaya çalışan ve biri “plansız” hamile kalan iki kadının hikayesini anlatan romanı, gerçeğe biraz fazlaca dokunduğu için, Gould’un dostuyla olan ilişkisini zedelemişti. Friendship üstüne konuştuğumuz Gould hem romanını anlatıyor, hem kendi arkadaşlık ilişkisinin nasıl geliştiğini paylaşıyor hem de genel olarak ilişkilerin temel taşlarından bahsediyor...

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


Friendship, New York’ta yaşayan ve yazar olmak isteyen iki arkadaşın, Amy ve Bev’in hikayesini anlatıyor. Pek çok kişi kitabı “otobiyografik” olarak tanımladı ama sen eserini bir anı kitabından ziyade bir roman olarak görüyorsun.
Kitabımın otobiyografik olarak tanımlanması hep komiğime gitmiştir – çünkü tamamen kurgusal bir temeli var. Ancak Amy ve Bev karakterlerinin arasındaki ilişkiyi, en yakın dostumla olan ilişkim üstüne kurguladığım doğru. Böyle bir şey yapmamın sebebi, en yakın dostumla olan ilişkimin hayatımdaki en önemli ilişkilerden biri, hatta belki de en önemlisi olması. Romanı kaleme aldığımda ortada evlilik içi ilişkileri konu alan bolca roman vardı ama kadınlar arasındaki –cinsel ya da romantik olmayan– ilişkileri konu alan eserler o kadar azdı ki... Gerçi romanım basıldığından beri bu durum bir hayli değişti, o başka!

 

Dediğin gibi, romanındaki Bev karakteri, birlikte Emily Books kitapçısını kurduğun en yakın dostun Ruth Curry’ye dayanıyor. Duyduğumuz kadarıyla arkadaşın Ruth, ondan yola çıkarak bir karakter kurguladığından haberdarda ama kitabı çıkmadan okumadı. Sonrasında Bev’i nasıl karşıladı Ruth? Roman ilişkinizi etkiledi mi?
Ruth hâlâ en yakın dostum ve hâlâ birlikte iş yapıyoruz. Ama kitabın basımından beri ilişkimiz üstünde çalışmamız gerekti, ki bu da dostluğumuz için daha iyi oldu aslında. Karakteri kurgularken Ruth’un biyografik detaylarına başvurmuş olmam onu biraz rahatsız etti, hatta incitti. Dönüp geçmişe baktığımda keşke bazı şeyleri daha farklı yapmış olsaydım, diyorum – hem dostumun duygularını incitmemek için hem de olayı “Ruth = Bev” gibi bir denkleme indirgememek için. Romanda Ruth, Bev’se, benim de hep Amy olduğum düşünüldü ama ben kendimi hep Bev’e daha yakın hissettim. Aslında iki karakter de birçok açıdan Ruth’tan çok bana benziyorlar. Ruth’un bir portresini çizmek niyetinde olsaydım, çok farklı bir roman yazardım, o kadarını söyleyebilirim.

 

Romanda Amy ve Bev çeşitli sıkıntılara birlikte göğüs germek durumunda kalıyorlar; bir noktada Bev, istemediği halde hamile kalıyor ve çocuğu doğurmaya karar veriyor. Romanı yazarken senin de Ruth’un da çocuk sahibi olmadığınızı düşünürsek, iki kadın arasındaki ilişki, iki karakterin arasındaki ilişkiyle gerçekte ne kadar örtüşüyor peki?
Şu anda 2,5 yaşında bir çocuğum var. Ama haklısın, kitabı yazarken çocuk sahibi değildim. Komik olan şu ki, hamile kaldığımda Ruth’la rollerimiz ciddi şekilde değişti. Normalde Bev olan Ruth birden Amy gibi davranmaya başladı, bense Bev gibi davranmaya! Kitap yapısı değişen ilişkimizi yansıtmayı başardı aslında ama hem bunu çoğu insanın zannettiğinden önce yaptı hem de gerçekle paralel bir zıtlıkta.


 

New York’un yazar olmaya çalışan insanları oldukça zorlayan bir şehir olduğunu söyleyebiliriz sanırım. Dolayısıyla yazar olmak isteyen Amy ve Bev’in bu anlamda zorlanmalarında şaşılacak bir şey yok. Ama sence yaşadıkları zorluklar, kendilerine ve ilişkilerine bakışlarını değiştirdi mi?
Romanı yazarken yolları farklı yönlere giden karakterler hakkında yazmak istiyordum – mesela başta bir başarıya ulaşmış, bir dereceye kadar güvencesi olan ama zaman geçtikçe her şeyini yavaş yavaş kaybeden biriyle, elinde başta pek bir şey olmayan ama zamanla yükselen birinin hikayesi gibi... Böyle iki karakterin arasında ilginç bir dinamik oluşacağını, cazip bir olay örgüsü kurulabileceğini düşündüm. Kaldı ki bu farklı gelir gruplarından tüm yakın dostların deneyimledikleri bir şey. O yüzden benzeri hisleri yaşayan iki karakter kurgulamak ve böylece hem kendilerini tanımalarını hem de ilişkilerinin ne demek olduğunu anlamalarını sağlamak benim için çok önemliydi.

 

 

Bev’in hamileliği ilerleyince bir süreliğine romandan ve dolayısıyla Amy’nin hayatından kayboluyor. Hatta doğumu bile olay örgüsünün dışında gerçekleşiyor. Bu Amy’nin kişisel gelişiminde odaklanabilmemiz için gerekli miydi? Bev’in yokluğu Amy için ve ilişkileri için ne anlama geliyordu?
Zavallı Amy! Ona son bir kayıp yaşatmak, Bev’i ondan neredeyse affedilemez bir şekilde koparmak istedim. Dediğim gibi, artık benim de bir çocuğum var. Bu bana yeni bir bakış açısı katan bir şey. Öyle ki, kitabı şimdi yazacak olsaydım, sonunu daha değişik yazabilirdim. Hayatımı değiştirecek bir dönemde, çok zorlayıcı bir şey olan anneliğimin başında yanımda olmayan birini affetmek benim için çok güç olurdu. Ama kim bilir, belki de bu bambaşka bir romanda inceleyebileceğim bir konudur.

 

 

Romanın sonunda Amy dostlukla ve dostluğun değeriyle ilgili bazı sonuçlara varıyor. Bunun ışığında sence Bev’le ilişkisi nasıl gelişebilir? Bev’in çocuğuyla ilişkisi nasıl olabilir?
Kitabın sonunu açık bıraktım. Sanırım bunu okuyucunun yorumuna bırakmayı tercih edeceğim... Ancak gerçek hayata bakacak olursak; oğlumun en sevdiği insanlardan biri Ruth. Ruth onu hep çok ciddiye alır, birlikte çok komik sohbetler ederler ve televizyon izlemeye bayılırlar. Oğlum Ruth’un nerelerde olduğunu ve ne yaptığını bana hep sorar.

 

 

Sence Amy’nin romanın sonunda arkadaşlıkla ilgili vardığı sonuçlar, başka ilişki çeşitleri için de geçerli olabilir mi? İyi bir ilişkinin temel taşları nelerdir sana göre?
Bence gerçek sevgi karşınızdaki kişi için en iyisini “canıgönülden” istemektir. Bu da bazen onların kendileri için en iyi olan şeyi çözebilmeleri için gereken mesafeyi onlara tanımayı, yani geri çekilmeyi gerektirir. Zor olan ne zaman orada olacağını ve ne zaman uzaklaşacağını bilmek, uzaklaştığında da uzak kalabilmek.

 

Friendship 2014’te basılmıştı. Bundan sonraki planların ne?
Bir sonraki romanım, Perfect Tunes, Simon and Schuster’dan çıkacak. Bir anne ve kızının ilişkisini anlatıyor – ilişkiyi her iki karakterin bakış açısından görüyoruz ve annenin, çocuk sahibi olmadan önceki hayatına tanıklık ediyoruz. O da Bev gibi kazara hamile kalan, bir rock yıldızı olan erkek arkadaşı uyuşturucu kullanımından öldükten sonra çocuğu doğurmaya karar veren bir anne olacak. Özetle Perfect Tunes, kadınlar arasındaki başka türlü bir ilişkiyi derinlemesine inceleyecek.

 

 

 

 




Toplam oy: 74

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.