Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Mültecileri evlerinde gibi hissettiren kütüphane



Toplam oy: 56

Mülteciliğin ne denli zorlu bir durum olduğu herkesin malumu. Fakat mültecilerin ihtiyaçları yalnızca barınma ve gıda ile bitmiyor. Savaşın ve anayurdunu terk etmenin yarattığı duygusal yaraları kapatmak bir hayli zor. Yunanistan'daki mülteci kamplarında gerçekleştirdikleri gönüllü çalışmalar Laura Samira Naude ve Esther ten Zijthoff'a mülteciler için gıda ve barınma yardımından daha fazlasını yapmaları gerektiğini hissettirmiş. Zorunlu olarak göç etmiş insanlara kendilerini iyi hissettirecek bir alan yaratma fikri ise tekerler üzerinde yükselen bir kütüphane inşa etmeye itmiş bu iki genç kadını.

 

 

 

Laura Samira Naude ve Esther ten Zijthoff'un eski bir minibüsten dönüştürdükleri kütüphanede birçok dilde 1300 adet kitabın yanı sıra internet erişimi sağlayan bilgisayarlar da bulunuyor. Haftada ortalama 115 konuğu ağırlayan bu mobil kütüphaneden hayata geçtiği Kasım ayından bu yana 904 kitap ödünç alınmş. "Bu esnada kaybolan pek çok kitabımız da oldu," diyor Esther ten Zijthoff. "Kaçınılmaz olarak kayboluyorlar. Kimi zaman da, özellikle dil eğitimi kitaplarında, kitapları almalarına izin veriyoruz ve talep etmeleri halinde kitapların bir kopyasını veriyoruz."

 

 

 

Ziyaretçiler isterlerse minibüsün içinde ya da minibüsün dışında bulunan banklarda vakit geçirme imkanına da sahipler. "Selanik'teki dondurucu soğuklar sırasında minibüs kimi zaman çadırlardan daha sıcak oluyordu ve insanlar sadece ısınmak için bile geliyorlardı," diyor Esther ten Zijthoff. Minibüsün kamp alanına girmesine izin verilmediği durumlarda Laura Samira Naude ve Esther ten Zijthoff minibüsü kampın hemen dışına park ederek hizmet veriyorlar. Bu mobil kütüphanenin varlığından en çok memnun olanlar ise çocuklar. Zor şartlar altında büyüyen mülteci çocuklar bu kütüphanenin onlara kendilerini evlerinde hissettirdiğini söylüyorlar. Kütüphanenin en ilginç misafirlerinden biri ise Suriyeli bir ekonomi profesörü olmuş. Kendisi mobil kütüphanenin sağladığı imkanlarından faydalanarak çalışmaları İngilizceye çevirmiş.

 

Projeyi hayata geçiren Laura Samira Naude ve Esther ten Zijthoff bununla yetinmeyeceklerini ve mobil kütüphaneleri sadece Yunanistan genelinde değil, başka ülkelerde de yaygınlaştıracak gönüllü kişi ve kuruluşlar aradıklarını da ekliyor.

 

 


 

 

Kaynak: The Guardian

 


Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Geçtiğimiz yıl ekim ayında kaybettiğimiz Giovanni Scognamillo onuruna verilen ve Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği (FABİSAD) tarafından düzenlenen Gio Ödülleri'nin bu yılki sahipleri dün akşam düzenlenen bir törenle açıklandı. Barış Manço Kültür Merkezi'nde düzenlenen gecenin sunuculuğunu Uğur Kılınç yaptı.

 

Britanya'nın en prestijli kitap ödüllerinden biri olan Costa Ödülleri'nin 2017 yılı kısa listesi açıklandı. Birçok farklı kategoride verilen ödüller arasında İlk Roman ve Roman kategorilerinde açıklanan kısa listeler ise şöyle:

 

İlk Roman


Dünyaca ünlü sanatçıların ellerinden çıkan ve dünya edebiyatının klasikleşen eserleri için tasarlanan el yapımı çizimler House of Illustration yararına satışa çıkıyor.

 

Cumhuriyet Vakfı tarafından yürütülen ve bu yıl “Edebiyat” ve “Bilimsel Araştırma” olmak üzere iki ana dalda verilen 72. Yunus Nadi Ödülleri sahiplerini buldu.

 

Kadir Has Üniversitesi tarafından düzenlenen Haliç Okumaları'nın üçüncü konuğu yeni romanı Uyku Sersemi geçtiğimiz günlerde yayımlanan Hakan Bıçakcı.

Söyleşi

Serhat Tolga Yıkıcı ve Ayşegül Kirpiksiz ile söyleşi:


 “Wattpad genç okuru daha iyi anlamamıza imkan veriyor.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.