Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Dosya Arşivi

En çok okunanlar  

Dosya


Dünyadan // 2018'in şimdiden müjdelenen yapıtları

Yeni yıl diye adlandırdığımız takvim dönemine yaklaşırken, yayınevleri, bizi heyecanlı tutmak adına yazarlarının beklenen yapıtlarını müjdelemeye başlar; biz okurlar da, sıkıntılı zamanlarımızda sığınabilmek ve günü geçirebilmek için okunacak yeni kitapların beklentilerine kapılırız.


NesneKitap // Klasiklerin yeni yüzleri

Anna Karenina'yı elime ilk aldığımda lisedeydim. Birkaç sayfa okuduktan sonra uzun ve sıkıcı bir roman olduğuna karar verip rafa geri koymuştum. İkinci denememde üniversiteden yeni mezun olmuştum, bu defa elimden bırakamadım. O yaşta beni en çok heyecanlandıran, romanın unutulmaz karakterleri ve elbette aşktı.


Dosya // "Frankenstein" 200 yaşında

Kimilerine göre “modern zamanların ilk miti”, kimilerine göre de “ilk modern bilimkurgu” olan Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818’de yayımlandı ve on sekizinci yüzyılın sonlarına doğru zirveye çıkıp on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında hız kesen Britanya gotik romanının geç dönem eserlerinden biri olarak edebiyat tarihine geçti.


KararsızOkur // Kültüre kaynayıp artık bizimle yaşayan edebi canavarlar

Korkularımızdan can bulup yine korkularımızla beslenerek yaşayan canavarlar; genelde hayvansal formlara insani özellikler eklenerek şekillendirilmişler – bazen insanlar gibi dik dururlar, bazen insana özel yüz ifadeleri taşırlar, bazen konuşurlar vesaire… İnsani özellikler; inandırıcılıklarını ve dolayısıyla etkilerini artırırken, kendileriyle ilintili korkuları da cisimleştirir.


Bir !f İstanbul seçkisi

Sinema severlerin heyecanla beklediği dönemlerden biri yaklaştı! Bu yıl 17.'si düzenlenen !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali 15-25 Şubat'ta İstanbul'da, 1-4 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir'de... Filmlerin yanı sıra !f Music de, Müjde Ar ve Tuğrul Eryılmaz’ın !f İstanbul’a özel sohbeti ve hayat verecek etkinlikleriyle çok konuşulacak gibi görünüyor. Bu yılın teması ise "Hayat Var!”


Özel Kütüphaneler 4 // Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi

10 yıl olmuş... 2007’de, Isparta’da düşen uçakta –bir çalıştaya katılmak üzere– bulunan bilim insanlarından biri de Özgen Berkol Doğan’dı. Şimdi ise onun ismi, 2012 yılı sonunda ailesi tarafından kurulan, Türkiye’nin ilk ve tek bilimkurgu kütüphanesinde yaşıyor: Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi...

 


Fotoğraf // Roland Barthes’ı “yeniden” okurken

Geçmiş hem uzak hem de sandığımızdan çok daha yakındır. Geçmişi hatırlamak kolay, hesabını vermek ise zordur. Süperegomuz bizi bilinçaltındaki yalnızlığına mahkum etmeden önce, yaşadığımız günler nostaljinin askerleri tarafından çoktan kuşatılmıştı. İnsanlığın, zamanın geçtiğini hatırlatacak yeni buluşlara gereksinimi vardı.


OdakYazar // Pelin Buzluk

Sözcüklerin farklı rotası


Mükemmel mutluluk tanımı: "Okumak"

Bir dönem fazlasıyla popüler olan anket defterlerinin tarihi hayli gerilere dayanıyor aslında. Ünlü Fransız yazar Marcel Proust henüz 13 yaşındayken de bir hayli popülermiş bu defterler. Öyle ki 13 yaşındaki Proust böyle bir defter satın alıp içindeki İngilizce soruları yanıtladıktan sonra arkadaşı Antoinette Faure’a doğum günü hediyesi olarak vermişti.


ÇizgiRoman // 2017’nin ardından...

Koleksiyoncular, eski yayıncılar ve üreticilerle konuşursanız eğer, benzer yorumlar duyarsınız; Türkiye’de çizgi roman yayıncılığının altın çağının 1955-1975 yılları arasında yaşandığına inanılır. Sonrasında satışların düştüğü, doksanlı yılların başında kaybolma raddesine geldiği anlatılır.

Söyleşi

Zeynep Şen

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.