Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Okuma Köşesi

Edebiyat ve felsefe deyince akla ilk olarak dilin kıvraklığı ile düşüncenin keskinliği bir araya gelse de, arka planda sıklıkla aşk hikayesi görürüz. Ustaca ve birikimle yazılan mektuplar oluşturur bu hikayeyi. Lübnan asıllı ressam, şair ve filozof Halil Cibran da aşk mektuplarıyla bilinen isimlerden.

İnceliğin Sesi Olan Öyküler

“Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa, insanlığın yalnızca 4 yıl ömrü kalmış demektir.” Çoğunlukla Einstein’a atfedilen bu sözün, gerçekten de Einstein’a ait olup olmadığı tartışmalı. Hatta birçok Einstein uzmanı araştırmacıya göre, muhtemelen bu sözü söylemedi Einstein. Peki cümlenin iddiası tartışmalı mı? Einstein tarafından diye getirilmemiş olması, onu daha mı az önemli hale getiriyor?

  

Eleştiri

Merih Akoğul

Bilgi, günümüzde her ne kadar dijital platformun malzemesi gibi görünse de, insanın yeryüzünde binlerce yıllık serüveninin kanıtı olan kağıdı ele alarak bilgiye ulaşmak bambaşka bir güzellik hiç kuşkusuz. Kitapların insan zihninde açtığı yolu ve kurduğu bağlantıları sözle betimlemek neredeyse olanaksız.

A. Ömer Türkeş

Nantucket’lı Arthur Gordon Pym’in Hikâyesi, kısa öyküleriyle tanınan, gotik ve fantastik edebiyat geleneğinin önde gelen yazarlarından Edgar Allan Poe’nun 1837 ile 1839 yılları arasında tamamladığı yegane romanı.

Yankı Enki

Doris Lessing, 1979-1983 yılları arasında yayımlanan ve beş kitaplık bir bilimkurgu serisi olan “Argos’taki Kanopus Arşivleri”nin ilk romanı Şikeste’de, sonsuz uzayın boşluğunda sürüklenen bir gezegenin tarihini ve o gezegenin üzerinde hüküm süren canlıların çıkış ve çöküş öyküsünü anlatıyor.


Editörün Seçtikleri

Büyücünün Kızı-Zebraların Hikayecisi 2
Spencer Holst // Çev. İrem Uzunhasanoğlu // Dedalus

Zebraların Hikâyecisi projemizin Kedilerin Dili’nden sonraki ikinci cildini, Büyücünün Kızı’nı elinizde tutuyorsunuz. Bu kitap, ilkinden biraz ayrılarak büyülerle, mucize ve kehanetlerle örülü. Dünya barışının Noel annelerince sağlandığı, hayallerin suçtan sayılmadığı, galibiyetin yenilerek alındığı hayli enteresan bir dünya.

 

 
Süperben
Algan Sezgintüredi // April Yayıncılık

Tüm Türkiye’de elektrikler bir anda kesildi. Ülke saatler boyunca karanlıkta kaldı. Taze emekli Cengiz o meşum günü küçük bir kasabada idrak etti. Eşiyle... Komşularla... Nur Abla’yla, İshak Asımoğlu’yla, Hacı Veysel’le.


Süperkahraman olmak için bütün şartlar uygundu. Ama dur, dur bir dakika...

Yedi Taş
Venus Khoury-Ghata // Çev. İnci Malak Uysal // Can Yayınları

“Noor kendisini ayakkabısının tabanına yapışan solmuş yapraklar kadar, bahçesindeki kör kuyu kadar kuru hissediyordu.Mümkün olduğunca az besleniyordu, derisine işleyen soğuğu kırmak için ateş yakmıyordu artık, etrafındaki hiçbir şeyi değiştirmemeye, yerini değiştirirken sandalyeyi gıcırdatmamaya ve dağın yuttuğu güneşin bir ceviz kadar küçüldüğü saatte onu meydana götürürlerken kendisini yalnız

 
Umami
Laia Jufresa // Çev. Nazlı Çiğdem Sağdıç Pilcz // Alabanda

Her şey bir boğulma olayı ile başladı. Kız kardeşinin ölümünü unutmak için günlerini Agatha Christie romanlarına gömülerek geçiren, on iki yaşında ama büyümüş de küçülmüş bir kız olan Ana, Meksiko şehrinin kalbinin derinliklerinde, etrafını beş evin sardığı güneşli mi güneşli bir avlusu olan Çan Sitesi’nde yaşamaktadır.

Söyleşi

Serhat Tolga Yıkıcı ve Ayşegül Kirpiksiz ile söyleşi:


 “Wattpad genç okuru daha iyi anlamamıza imkan veriyor.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.