Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Okuma Köşesi

Gökçe Gündüç

Bir insana beğeneceği bir hediye vermek zordur; eğer onu çok iyi tanımıyorsanız, almak istediklerinden bahsederken onu dikkatle dinlemediyseniz ya da üzeri hafif kapalı (veya tamamen açık) biçimde sipariş vermediyse hediye seçerken işin içine sizin zevkleriniz de girecektir çünkü.

1833’te Britanyalı bir yayıncı tarafından ilk kitap kabı kullanıldığında, amacı, toz ve ışığın tahrip edici etkilerinden kitapları korumaktı. Cilt etrafına sarılan ve içine doğru katlanan kalın kağıt, satın aldıktan sonra atılmak içindi. Diğer bir deyişle, kitap kabı olarak bilinen kaplama, öncelikli olarak işlevseldi.

Levent Cantek

Koleksiyoncular, eski yayıncılar ve üreticilerle konuşursanız eğer, benzer yorumlar duyarsınız; Türkiye’de çizgi roman yayıncılığının altın çağının 1955-1975 yılları arasında yaşandığına inanılır. Sonrasında satışların düştüğü, doksanlı yılların başında kaybolma raddesine geldiği anlatılır.

  

Eleştiri

Müge Karahan

Akıl hastanesi, hapishane, “kamp”, bakımevi, huzurevi, düşkünlerevi, belki bazen insanın kendi evi… İnsanın toplu olarak koğuşlara, yatakhanelere ya da tek başına, tamamen tecrit edilerek hücreye kapatılmasının türlü nedenleri ve kapatıldığı bu yerlerin farklı isim ve işlevleri olabiliyor.

Bülent Usta

Yazar ve Cenneti kitabında bahsedilen 30 kütüphaneci yazarın hikayesi, bir cennet tasviri gibi gerçekten. Zaman zaman bir hapishane duygusu verse de, yazarların çoğu için bir özgürlük sığınağına dönüşüyor kütüphaneler.

Burcu Bayer

Mustafa Çevikdoğan'ın ismini, yayına hazırladığı ve editörlüğünü yaptığı onlarca kitabın künyesinde görmeye alışık olsak da, müelliflerin adının yazıldığı ön kapakta görme saadetine de eriştik. Temiz Kâğıdı ismini verdiği kitabındaki on üç öykü, güncel Türkçe edebiyat rafımızdaki yerini aldı.


Editörün Seçtikleri

Geceyi Anlat Bana
Djuna Barnes // Çev. Aslı Biçen // Sel Yayıncılık

Geceyi Anlat Bana, okuru kendine has rayihasıyla sarhoş eder, ıstırabın derinlerinden bir inci çıkarır. Jeanette Winterson’ın “içinde bir incinin eridiği kadehten şarap içmek gibi” sözleriyle nitelediği okuma eylemi bir esrimeye dönüşür.

 
Kan Bağı
Paul Joseph Fronczak, Alex Tresniowski // Çev. Engin Süren // Hep Kitap

1964 yılında kendini hemşire olarak tanıtan bir kadın Paul Fronczak adlı bir oğlan çocuğunu Chicago’daki bir hastaneden kaçırır. Bu olaydan iki yıl sonra New Jersey’deki bir mağazanın dışında terk edilmiş bir oğlan çocuğu bulunur. Onun hastaneden kaçırılan çocuk olduğunu düşünen polis annesine ulaşır, kadın da bulunan çocuğun kendi çocuğu olduğunu doğrular.

Yeryüzü Müzesi
Bilimkurgu Kulübü // İthaki Yayınları

 “Bilimkurgu Kulübü’nün, Türkiyeli yazarların bilimkurgu öykülerinden oluşan bir antoloji hazırlıyor olmasına çok sevindim. Bu zor zamanlarda tüm yazarlar, yaratıcılık ilkesine bağlı yaşayan diğer yazarlardan ve bu yazarlara, finansal beklentilerin zincirlerinden kurtulmaları konusunda destek veren yayınevlerinden güç alırlar.

 
Vampirin Öpücüğü-Aşığın Kanı
Veli Uğur // Koç Üniversitesi Yayınları

Belirli formüllere, basmakalıp kahramanlara ve olaylara dayanan seri üretim popüler romanlar, yaygın olarak tüketilmelerine rağmen edebiyat kanonu dışında görülürler. Popüler romana yönelik akademik ilgi de sınırlıdır. Bu noktadan yola çıkan Veli Uğur, Vampirin Öpücüğü, Âşığın Kanı’nda yerli popüler romanlar üzerine genel bir tasnif çalışması yapıyor.

Söyleşi

Jean-Paul Didierlaurent ile söyleşi:


“Okunmayan kitap, ölü kitaptır. Bu yüzden ortadan kalkması mı gerekir?”

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.