Matrix ya da Sapkınlığın İki Yüzü
Slavoj ZizekEncore Yayınları
“Ya ideoloji, sonlu evrenin kapalılığının dışında, geçiş yapılabilecek ‘hakiki bir gerçeklik’ vardır inancının ta kendisinde yatıyorsa?”
Faruk Duman
Bizde düşünce dünyamızın ayrıntılarını sorgulayacak, aykırı, yaratıcı çalışmalara pek az rastlanıyor. Bunun nedeni hem edebiyatımızın, hem denemeciliğimizin baştan beri (modern Tanzimat yapılanmasından beri) biraz fazla “ciddi” kurgulanmış olması olabilir. Doğru fakat fazla ciddi bir yapılanmadır bu.
Kemal Küçükgedik
Sonrasında: Başını, bitirdiğin kitaptan hafifçe kaldırırken göz bebeklerin küçülüyor. Aynaya bakmadığın halde böyle olduğunu biliyorsun. Göz bebeklerine değil de aynaya bakma ihtiyacı hissediyorsun. Ne olur ne olmaz. Kris, Lars, Tamara ve diğerleri gerçekten yaşamadıkları için şükrediyorsun. Yoksa başka isimlerle gerçekten yaşadılar mı?
Kitap Tanıtımları
Encore Yayınları
“Ya ideoloji, sonlu evrenin kapalılığının dışında, geçiş yapılabilecek ‘hakiki bir gerçeklik’ vardır inancının ta kendisinde yatıyorsa?”
Versus Kitap Yayınları
“DOĞA TARİHİNDE İLERLEME YOKTUR”
STEPHEN JAY GOULD
Aylak Kitap
Şakacı Filozoflardan Matrak Felsefe Dersleri
Haydar Ergülen (1956): Türk şiirinin 1980 sonrası en önemli adlarından olmuştur. Bu önemi belirleyen, II. Yeni şairlerine gönülden bağlılığının yanı sıra, 80 öncesi safını belirlediği estetik ve etik çizgideki ısrarı ustalıkla birleştirmesidir denebilir kabaca. Bu ısrar ve bağlanmada bir üslup vardır, bir neşe vardır ve daima kederli bir ironiyle işler dil; bu neşe ve bu üsluptan içerlek bir umut belirir şiirinde.
![]()
Haydar Ergülen
“Mektup yaz, alışkanlıkların tazelensin”
diyor Şeyh Galip, şeyhimin sözünü yineliyorum:
mektup yaz, ruhun ateşlensin
mektup yaz, öfken küllensin
mektup yaz, için geri gelsin
mektup yaz, Erzurum’da çayın tazelensin
mektup yaz, Tahtakuşlar köyünde nefesin yenilensin
mektup yaz Aşık Mahzuni Şerif, Ali Ekber Çiçek
KEMAL GÜNDÜZALP
Onu öldürdüler. Ben gördüm! Her şey bir sabah vakti başladı. Ama neden?
Adı tam olarak neydi? Nasıl da unuttum. Yine de aklımın bir köşesinde bazı imler, simgeler; harfler ve sözcükler duruyor. Onları birleştirmeye çalışıyorum belleğimi zorlayarak, bir rüya görmüşüm de unutmuşum sanki, uyanınca onları anımsayıp birleştirmeye çalışıyormuşum gibi duygular içindeyim.
Ersin Vedat Elgür
“Girit’e kaçmak, Girit’te yaşamak, Atina’da ölmenin alternatifiydi. Fakat Sokrates Atina’da ölmeyi seçti. Sokrates, Girit’e felsefeyi sokmak uğruna yaşamını korumaktan ziyade, Atina’da felsefeyi korumak uğruna yaşamını feda etmeyi tercih eder. Eğer Atina’da felsefenin geleceğine ilişkin tehlike o kadar büyük olmasaydı, Sokrates, belki de Girit’e kaçmayı seçerdi.