Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

2017’nin “göze çarpan” roman kapakları




Toplam oy: 52

1833’te Britanyalı bir yayıncı tarafından ilk kitap kabı kullanıldığında, amacı, toz ve ışığın tahrip edici etkilerinden kitapları korumaktı. Cilt etrafına sarılan ve içine doğru katlanan kalın kağıt, satın aldıktan sonra atılmak içindi. Diğer bir deyişle, kitap kabı olarak bilinen kaplama, öncelikli olarak işlevseldi. (Literatür Yayıncılık’tan çıkan Grafik Tasarımı Değiştiren 100 Fikir kitabında bu cümlelerle başlıyor “Kitap Kapları” bölümü.) Sonrasında ise, hepimiz yakından tanıklık ediyoruz ki, grafik tasarım için bir vitrin haline gelmiş durumda kitap kapakları.


Kitaplara nesne olarak yaklaşımın ilk durağıdır da diyebiliriz kitap kapakları için. Kitapçı raflarında çoğu kitabın sırt sırta değil de kapakları görünecek şekilde yan yana dizildikleri düşünülürse... Ve sonu gelmez tartışmaların da aktörüdür aynı zamanda; içeriği bire bir yansıtmalı mıdır, yoksa kitabı tasarlayanın yorumu mu ön plana çıkmalıdır vs. Bu ve benzeri tartışmalar süredursun, artık Türkiye’de de belli bir “özenle” hazırlandığını söyleyebiliriz kitap kapaklarının. Yayınevlerinde önceleri dizgi elemanlarının kotardıkları ve aslında bir şekilde iyi de idare ettikleri kitap kapakları tasarımı, artık grafik tasarım okumuş ya da bu işi profesyonel olarak benimsemiş isimlere teslim ediliyor. Bunun bir sonucu olarak da çeşitli yarışmalarda ya da seçkilerde tanıdık isimlere daha çok rastlar olduk. Bu duruma kayıtsız kalmamız pek mümkün değil; hatta geç bile kaldık!

 

Artık rahatlıkla gelenekselleştiğini söyleyebiliriz; 2011 yılından bu yana yazar ve eleştirmenlerden oluşan geniş bir kadro ile yılın “öne çıkan” 50 romanını listeliyoruz. O yıla dair bir bellek oluşturmak amacıyla. Geçen yıl da, “öne çıkan” 50 roman listesinin yanı sıra yılın “göze çarpan” roman kapaklarına ilişkin bir liste de yayımladık. Bu listenin de zaman içinde geleneksel hale geleceğini ve yıllar içinde ortaya çıkan listelere geri dönüp toplu halde baktığımızda, belki de bir görsel anlayış değerlendirmesi yapabilecek birikime sebep olacağını umuyoruz.


Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da yılın “göze çarpan” özgün roman kapaklarını aslen mimar, fotoğrafçı, yönetmen, akademisyen, reklamcı, tasarımcı olarak tanıdığımız ama özellikle kitaplarla da yakından ilgilendiğini bildiğimiz isimlerden oluşan bir jüriyle belirledik. Sırasıyla herkes kendi 10 kitabını önerdi ve ortaklıklar üzerinden, ortaya bu liste çıktı. Aslında en çok oyu alan ilk üç roman Uyku Sersemi, Felaketzedeler Evi ve Merhume’ydi ama biz listeyi alfabetik olarak sıralamayı tercih ettik. Ayrıca yandaki listede yer almıyor olsalar da Paul Auster’ın New York Üçlemesi kapsamındaki diğer romanları, Murat Uyurkulak’ın Tol ve Har, Petros Markaris’in Che İntihar Etti ve Alan Savunması ile Tolstoy’un Anna Karenina’sının ikinci cildinin de belli bir ortak tasarımın ürünü olduğunu hatırlatalım. Bu ortak tasarımlardan, en çok oyu alan listede görünüyor.

 

 

Kimler seçti?


 
Ali Taptık, Atahan Yılmaz, Ayşegül Selenga, Beste Miray Doğan, Ceyhan Usanmaz, Christopher Çolak, Delizia Flaccavento, Emre Tokcael, Erbil Sivaslıoğlu, Hikmet Hükümenoğlu, Joelle İmamoğlu, Mehmet Ali Türkmen, Merih Akoğul, Okay Karadayılar, Pınar Gökbayrak, Recep Eren, Tolga Şoran, Yekta Gürel.



1.    Anna Karenina, Tasarım: Savaş Çekiç, Yordam Kitap


2.    Arafta, Tasarım:, DeliDolu


3.    Batık Krediler, Tasarım: Lom Creative, Can Yayınları


4.    Bir, Tasarım: Geray Gençer, Doğan Novus


5.    Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın, Tasarım: Hakan Güngör, Jaguar Kitap


6.    Cam Kent, Tasarım: Lom Creative, Can Yayınları


7.    Cennet Cehennem Araf, Tasarım: Barış Şehri, Dedalus


8.    Felaketzedeler Evi, Tasarım: David Drummond, Jaguar Kitap


9.    Havuzlu Yazlık, Tasarım: Geray Gençer, Doğan Kitap


10.  Hayal-i Celal, Tasarım: Burak Şuşut, Koç Üniversitesi Yay.


11.  Kapıların Dışında, Tasarım: Lom Creative, Can Yayınları


12.  Karanlıktan Sonra, Tasarım: Geray Gençer, Doğan Kitap


13.  Kuyruk, Tasarım: Geray Gençer, Doğan Kitap


14.  Merhume, Tasarım: Terapi, April Yayıncılık


15.  Ölen Hayvan, Tasarım:, Monokl


16.  Ölümlüler Uyurken, Tasarım: Terapi, April Yayıncılık


17.  Sardalye Sokağı, Tasarım: Gülay Tunç, Sel Yayıncılık


18.  Uyku Sersemi, Tasarım: Koray Ekremoğlu, İletişim Yayıncılık


19.  Yeraltı Demiryolu, Tasarım: Nazlım Dumlu, Siren Yayınları


20.  Yuva, Tasarım: Barış Şehri, Timaş Yayınları

 

 


 

 

Manşet görseli: Onur Aşkın

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Son zamanlarda O (2017), Kara Kule (2017) ve Gerald's Game (2017) gibi sinema uyarlamaları sayesinde Stephen King uzun zamandır olmadığı kadar gündemde.

Kenar mahallelerden birinde büyüdüm, üzerinden seneler geçti; insan, insanın muallimi olmaya teşnedir, bir abimiz, biz çocuklara şöyle demişti, sigarasını somurarak: “Aşkını anlatan yavşaktır.” Çocuksun, dinliyorsun. Anlatmak istediği, kadının illa ki korunup kollanmasıydı. Erkek, çapkın sayılır, maşuk olur ama iş sevdiceğine gelince ve olur ya vuslata erilmezse, kadın "hoppa" sayılırdı.

Türkiye’nin ilk özel müzik kütüphanesi olarak kurulan Borusan Müzik Kütüphanesi, uzun yıllar Borusan Sanat’ın İstanbul’da, İstiklal Caddesi’ndeki eski binasında öğrencilere ve müzikseverlere hizmet verdi. 2014 yılında ise kapandı ama arşive ulaşmak halen mümkün.

1) İlk şiiri 8 yaşındayken yayımlandı
1941 yılında Boston Herald’da yayımlanan şiirin başlığı “Poem”, yani Şiir’di. Yazarın alametifarikası olan karanlık metinlerden çok farklı, kısa ve neşeli dizeler bunlar.

 

“Önümde belki bir dakika var, belki bin dakika. Belki bir gün var, belki bin gün... Geride ise yüzlerce hatayla, çok eksiklerle, dile gelmemiş suçlarla, telafi edilmemiş ihmallerle dolu bir hayat. Hangisini, ne ara düzelteceğim? Nereden başlayacağım kendi cennetimin yolunu döşemeye? Zamanla yarıştan galip çıkan var mıdır? Kader, insanın başına gelen değil midir?

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.