Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Antoine de Saint-Exupéry'nin orijinal Küçük Prens çizimleri




Toplam oy: 24

Antoine de Saint-Exupéry ömrü boyunca yalnızca bir çocuk kitabı kaleme almıştı ama o kitap hem çocukların hem de yetişkinlerin yüreğinde yer etmeyi başardı. Tabii ki Küçük Prens'ten bahsediyoruz.

 

Takvimler 1943 yılını gösterirken 43 yaşındaki Saint-Exupéry yakın arkadaşı Silvia Hamilton'a kahverengi bir çanta uzattı ve şöyle dedi: "Sana görkemli bir şey vermek isterdim, ama sahip olduklarım bundan ibaret." O kahverengi çantanın içinde Küçük Prens'in el yazmaları vardı. Bu olayın ardından Saint-Exupéry Serbest Fransız Hava Kuvvetleri ile birlikte, askeri pilot olarak yola çıktı. Takvimler 31 Temmuz 1944'ü gösterirken ise Saint-Exupéry asla dönmeyeceği bir keşif görevine çıktı, ardında sandığından çok daha görkemli bir eser bırakarak.

 

1968 yılına geldiğimizde ise el yazmaları New York'ta bulunan The Morgan Library'ye geçmişti. El yazmaları kitabın yayımlanan versiyonunun neredeyse iki katı, yaklaşık 30,000 sözcükten oluşan bir taslak ve  suluboya çizimler içeriyor ve yazarın yaratıcı sürecini ortaya koyuyordu. The Morgan Library 2014 yılında düzenlediği bir sergi ile elinde bulundurduğu el yazmalarını halka sergiledi.

 

Küçük Prens ile her yaştan okurun yüreğini ısıtmayı başaran Antoine de Saint-Exupéry'yi ölümünün 73. yılında kendi elinden çıkan orijinal Küçük Prens çizimleri ile anıyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

Kaynak: Brainpickings

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. Öyleyse soruyoruz:  Siz Georges Simenon'u niçin okuyorsunuz?

 

 

Beat Kuşağı'nın en önemli figürlerinden biri olan şair Allen Ginsberg, Naropa Üniversitesi'ne bağlı Jack Kerouac School of Disembodied Poetics'teki kürsüsünden genç şairlere seslenirken onları "profesyonel bir evrendeki amatörler" olarak tanımlıyordu. Ölene dek sürdüreceği bu derslerde Beat Kuşağı'nın edebi tarihini anlatan Ginsberg hemen her öğretmen gibi ödevler de veriyordu elbette.

Romantizm akımının en tanınmış yazarlarından biridir Victor Hugo. Daha ilk romanı olan Notre Dame'ın Kamburu ile ortaya koyar edebiyat alanındaki yetkinliğini ki bu roman ona dünya çapında bir şöhret de getirmiştir. Müzikallerden sinema filmlerine kadar birçok farklı görünüme giren Notre Dame'ın Kamburu, Disney animasyon stüdyosu tarafından çizgi filme dahi uyarlanmıştır.

Seri kitaplar okumayı sevenler iyi bilirler: Yeni bir seriye başlamak uzun bir yolculuğa çıkmak gibidir. Bu yolculuğun ne kadar süreceği sizin okuma hızınız kadar serinin yazarının yazma hızına da bağlıdır. Serinin yeni kitabını beklerken yaşlanan da, birbiri ardına eklenen yeni kitapları okuyacağım derken ömrünü vakfeden de çoktur.

Galip Tekin’i kaybettik. İsmi çizgi romanla birlikte anılan önemli bir sanatçı, çizgili dergileri takip eden herkesin ilk aklına gelen üreticilerden biriydi. Yüzlerce çizer ve hikayeci arasında hatırlanması, sempati ve saygı görmesi birkaç haklı nedene dayanıyordu. Her şeyden önce, halihazırda çizgi roman çizmeyi, her hafta iş üretmeyi sürdüren bir emekçiydi.

Söyleşi

Gökhan Dumanlı ile söyleşi:



"Zarafet ölmedi, görgüsüzlük popüler oldu."


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.