Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Editörden // “Aferin evladım, böyle devam et sen!”




Toplam oy: 13

"Teksas-Tommiks dönemi”nin ancak son demlerine yetişebildim… O zamanlardan, dayımın iki çizgi roman kulesi arasındaki hali gözümün önünde halen; sırt kısmı aynı zamanda kütüphane olarak da kullanılabilen o eski tip divana boylu boyunca uzanmış, bir tarafta “uç uca eklenerek” okunacak, diğer tarafta ise okuduğu ciltlerden oluşan iki kule… Sanırım daha çok Zagor görürdüm elinde; ablamın favorisi Kızılmaske, benimkisi ise Mandrake’ydi; ama günün sonunda, aslında ayırt etmeksizin hepsi okunurdu bir şekilde.


Yine o dönemden aklımda kalan diğer bir anı ise, söz konusu çizgi romanların ders kitapları arasına konularak –gizlice– okunması… Gerçekten de herkes böyle mi yapardı, yoksa işin “raconu” budur diye herkes öyle okuduğunu mu söylerdi emin değilim. Ancak o zamanlar için hafifçe gururlanarak söylenen bu söz, çizgi roman okumanın “ciddiyetsizliğinin” bir ifadesi olarak kullanılageldi maalesef. (Tommiks’in “çocukların aklını çeleceği” gerekçesiyle bir dönemin yasaklı kitapları arasında olduğunu hatırlatalım.) Çizgi romanın hep bir alt tür olarak değerlendirilmesinde bunların da payı vardır belki. “Aferin evladım, böyle devam et sen!”

 

Çizgi romanların yükselişe geçtiği diğer bir dönemi ise daha net hatırlıyoruz. Her şey 2009 yılının son çeyreğinde, NTV Yayınları’nın Shakespeare’in Macbeth’inden uyarlanan çizgi romanı yayımlamasıyla başlamıştı. “Çizgi klasik” başlığı altında yayımlanan bu çizgi romanların göz ardı edilemez bir ilgiyle karşılandığını gören diğer yayıncılar da haklı olarak yayın programlarına çizgi klasikleri hemen ekleyiverdiler. Kısa zamanda ise bu rüzgarın şiddeti biraz kayboldu belki ama henüz tamamen dinmiş değil!

 

Yakın dönemde, özellikle grafik romanların sayısının giderek arttığına tanıklık ediyoruz. Örneğin, yayın hayatına başladığından bu yana yayımladıklarıyla KaraKarga, bu konuda öne çıkan yayınevlerinden; bir taraftan Aylak Kitap, “9. Sanat dizisi” başlığı altında, bu sene içerisinde yirmi civarı grafik roman yayımlayacağını duyurdu. Umut Sarıkaya, Naber dergisindeki çizgi klasik uyarlamalarını yakında bir kitapta bir araya getireceğini açıkladı. Diğer yayınevleri de çizgi roman/grafik roman dizilerine devam ediyor… Esintinin şiddeti artıyor!


Kaleme aldığı ve derlediği kitaplarla, çizgi ile metinlerin bir aradalığını uzun zamandır takip eden isimlerden Levent Cantek, SabitFikir’in yeni sayısında, etkisini yavaş yavaş hissettirmeye başlayan işte bu rüzgarı değerlendiriyor. 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. Öyleyse soruyoruz:  Siz Umberto Eco'yu niçin okuyorsunuz?

 

 

Latin Amerikan edebiyatının Gabo'su Gabriel Garcia Marquez yakın çağın tartışmasız en büyük yazarlarından biriydi.

Kimi kitaplar daha yayınlanır yayınlanmaz sinema profesyonellerinin radarına giriyor ve henüz kitabın popülerlik dalgası sona ermeden bu kez film uyarlamasıyla karşılaşıyoruz. Öte yandan başlangıçta kıyıda köşede kalmış, fakat dramatik potansiyellerinin keşfedilmesiyle çok ünlü filmlere dönüşmüş kitaplar da var.

Kahramanlarını çürümüş ve itici algılanabilecek bir dünyanın içine yerleştiren kara filmler, 1950'li ve 60'lı yıllarda başta Amerika olmak üzere dünyanın hemen her yerinde epey popülerdi. Fakat o günlerde de edebiyat ve sinema arasındaki işbirliği bugünkünden farklı değildi elbette. O günlerde de sinema edebiyattan epeyce faydalanıyordu.

Ayrıntı Yayınları, otuzuncu yılını kutluyor. Kutlama etkinlikleri kapsamında bu ay başına kadar (8 Mart) ziyaret edilebilen “Kitabın Yazgısı (fata libelli)” başlıklı bir serginin yanı sıra bir dizi atölye ve seminer de gerçekleştirildi.

 

Söyleşi

Kerem Yücel ile söyleşi:


“İyi bir fotoğraf her zaman kendini anlatabilir.”


Ece Karaağaç

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.