Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Editörden // Yola Jules Verne’le çıkmak




Toplam oy: 85

Özellikle çocukluktan hatırladığım uzun otobüs yolculuklarının en keyifli tarafı, kocaman bir camın/ekranın ardından akıp giden/değişen manzarayı izlemekti benim için. Birçok kişi için de olduğu gibi... Çünkü görece kısıtlı bir seyahat etme “özgürlüğüne” sahip olduğumuz o dönemlerde, bir otobüs yolculuğuna çıkabilmişsem, tatildeyiz demektir; yeni yerler görme şansı da beraberinde geliyordur...

 

Ancak bu uzun yolculuklar sürekli aynı iki nokta arasında gerçekleşiyorsa, kanıksanan manzaranın da tadı bir noktadan sonra kaçıyordu hiç kuşkusuz. Üstelik o dönemde telefonlarımız akıllı değildi, hatta yanımızda taşıyabileceğimiz telefonlar yoktu. Başka bir meşgale bulmak gerekiyordu! Sıklıkla gidip geldiğimiz iki nokta olsa da, unutamadığım o Bursa-Ankara yolculuğu, bir başlangıçtı aynı zamanda. Yaklaşık altı saat boyunca, Eskişehir’deki çay molası da dahil olmak üzere, bambaşka bir “seyahat” yapmıştım; Jules Verne’in Arzın Merkezine Seyahat’i ile birlikte... Çeşitli seyahatlere Jules Verne’le çıkmaya devam ettim, sonrasında elbette başka yol arkadaşları da katıldı!

 

Eminim Jules Verne söz konusu olduğunda, öyle ya da böyle, herkesin benzer bir kişisel hikayesi vardır. İşte Kansu Şarman’ın Jules Verne odaklı hikayesi de, yakın bir gelecekte, bir sergi ve ona eşlik eden bir kitap olarak karşımıza çıkacak gibi görünüyor. Ama öncesinde, hatta “en baştan” başlayarak, Jules Verne’in Türkçedeki macerasını anlatıyor SabitFikir’in yeni sayısında.  

 

Üstelik, Jules Verne’le ilgili heyecan verici bir güncel haber daha var. 4 Nisan’da bir grup araştırmacı, Fransa’nın Occitanie bölgesinde, bir “zaman kapsülü” bulduklarını açıkladı. Jules Verne’in eserleri ve mezarı üzerine yaptıkları araştırma sonucunda ulaştıkları bu metal kutuda çeşitli belgelerin, kitapların ve değişik şekillerde ve ebatlarda metal nesnelerin bulunduğu söyleniyor. Drone’lar ve metal detektörlerin yardımıyla bulunan bu gömülü “zaman kapsülü” Verne’le ilişkilendirilse de, bu konuda henüz kesin bir kanıt yok. Ancak, Jules Verne okurlarının iyi bildiği gibi, inanmamak için de bir sebep yok! Kansu Şarman’ın da “dosya”da yazdığı gibi: “Artık biliyorduk ki Jules Verne, romanlarında çağının ötesinde bir ulaşım ya da iletişim aracından bahsediyorsa, bu mutlaka gerçekleşecekti.”

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Sözcüklerin Farklı  Rotası: Deli Bal

Bir dönem fazlasıyla popüler olan anket defterlerinin tarihi hayli gerilere dayanıyor aslında. Ünlü Fransız yazar Marcel Proust henüz 13 yaşındayken de bir hayli popülermiş bu defterler. Öyle ki 13 yaşındaki Proust böyle bir defter satın alıp içindeki İngilizce soruları yanıtladıktan sonra arkadaşı Antoinette Faure’a doğum günü hediyesi olarak vermişti.

Koleksiyoncular, eski yayıncılar ve üreticilerle konuşursanız eğer, benzer yorumlar duyarsınız; Türkiye’de çizgi roman yayıncılığının altın çağının 1955-1975 yılları arasında yaşandığına inanılır. Sonrasında satışların düştüğü, doksanlı yılların başında kaybolma raddesine geldiği anlatılır.

Edebiyat ve felsefe deyince akla ilk olarak dilin kıvraklığı ile düşüncenin keskinliği bir araya gelse de, arka planda sıklıkla aşk hikayesi görürüz. Ustaca ve birikimle yazılan mektuplar oluşturur bu hikayeyi. Lübnan asıllı ressam, şair ve filozof Halil Cibran da aşk mektuplarıyla bilinen isimlerden.

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. Öyleyse soruyoruz:  Siz Jules Verne'i niçin okuyorsunuz?

 

Söyleşi

Jean-Paul Didierlaurent ile söyleşi:


“Okunmayan kitap, ölü kitaptır. Bu yüzden ortadan kalkması mı gerekir?”

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.