Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Editörden // Yola Jules Verne’le çıkmak




Toplam oy: 30

Özellikle çocukluktan hatırladığım uzun otobüs yolculuklarının en keyifli tarafı, kocaman bir camın/ekranın ardından akıp giden/değişen manzarayı izlemekti benim için. Birçok kişi için de olduğu gibi... Çünkü görece kısıtlı bir seyahat etme “özgürlüğüne” sahip olduğumuz o dönemlerde, bir otobüs yolculuğuna çıkabilmişsem, tatildeyiz demektir; yeni yerler görme şansı da beraberinde geliyordur...

 

Ancak bu uzun yolculuklar sürekli aynı iki nokta arasında gerçekleşiyorsa, kanıksanan manzaranın da tadı bir noktadan sonra kaçıyordu hiç kuşkusuz. Üstelik o dönemde telefonlarımız akıllı değildi, hatta yanımızda taşıyabileceğimiz telefonlar yoktu. Başka bir meşgale bulmak gerekiyordu! Sıklıkla gidip geldiğimiz iki nokta olsa da, unutamadığım o Bursa-Ankara yolculuğu, bir başlangıçtı aynı zamanda. Yaklaşık altı saat boyunca, Eskişehir’deki çay molası da dahil olmak üzere, bambaşka bir “seyahat” yapmıştım; Jules Verne’in Arzın Merkezine Seyahat’i ile birlikte... Çeşitli seyahatlere Jules Verne’le çıkmaya devam ettim, sonrasında elbette başka yol arkadaşları da katıldı!

 

Eminim Jules Verne söz konusu olduğunda, öyle ya da böyle, herkesin benzer bir kişisel hikayesi vardır. İşte Kansu Şarman’ın Jules Verne odaklı hikayesi de, yakın bir gelecekte, bir sergi ve ona eşlik eden bir kitap olarak karşımıza çıkacak gibi görünüyor. Ama öncesinde, hatta “en baştan” başlayarak, Jules Verne’in Türkçedeki macerasını anlatıyor SabitFikir’in yeni sayısında.  

 

Üstelik, Jules Verne’le ilgili heyecan verici bir güncel haber daha var. 4 Nisan’da bir grup araştırmacı, Fransa’nın Occitanie bölgesinde, bir “zaman kapsülü” bulduklarını açıkladı. Jules Verne’in eserleri ve mezarı üzerine yaptıkları araştırma sonucunda ulaştıkları bu metal kutuda çeşitli belgelerin, kitapların ve değişik şekillerde ve ebatlarda metal nesnelerin bulunduğu söyleniyor. Drone’lar ve metal detektörlerin yardımıyla bulunan bu gömülü “zaman kapsülü” Verne’le ilişkilendirilse de, bu konuda henüz kesin bir kanıt yok. Ancak, Jules Verne okurlarının iyi bildiği gibi, inanmamak için de bir sebep yok! Kansu Şarman’ın da “dosya”da yazdığı gibi: “Artık biliyorduk ki Jules Verne, romanlarında çağının ötesinde bir ulaşım ya da iletişim aracından bahsediyorsa, bu mutlaka gerçekleşecekti.”

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Takip ettiğimiz ya da hayranlık duyduğumuz bir yazarın, dünyanın neresinde yazarsa yazsın, yeni kitabının yayımlanacağını genelde sosyal ağlardan ya da internet sitelerinden anında haber alıyoruz artık.

Kimi zaman bir oturuşta okuyup bitirdiğimiz kitapların yazılması yıllar almıştır, kimi zamansa uzun süre yanımızdan ayıramadığımız kitaplar sandığımızdan çok daha kısa sürede yazılmıştır. Bir kitabın  yazılma süresi çoğu zaman uzunluğuyla doğru orantılı görülse de durum her zaman bu yönde olmayabilir. Peki o çok severek okuduğumuz romanlar ne kadar sürede yazılmıştır dersiniz?

Son yıllarda yazılı olan kadar “çizili” olanı da okumak yaygınlık kazandı. Romanların kendisi yerine özetini okumanın; filmini ya da dizisini seyretmenin yanına “çizili” halini okuma eklendi. Bu durumun olumlu ve olumsuz yanları var elbette ama bu yazıda yerleri yok. Yine son yıllarda, tarihi romanlara gösterilen ilgi de belirgin biçimde arttı. Sevindirici bir durum.

Gözü kara bir öykücü: Bora Abdo

 

Kasabanın laneti, denizden gelen dehşet, delirmek ile ölmek arasında sıkışıp kalan kahramanlar, ihtişamlı geçmişin modern zamanlardan aldığı intikam… Bunların hepsi, H. P. Lovecraft’ın eserlerine, en azından Innsmouth’un Üzerindeki Gölge ya da Cthulhu’nun Çağrısı gibi önde gelen öykülere aşina okurlar için anahtar başlıklar.

Söyleşi

Ahmet Faruk Kayral ile söyleşi:


"Her şeye rağmen, yine de bu konuyla ilgilenen binlerce kültürlü insan var."


Ece KARAAĞAÇ

 

 

 

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.