Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

En "edebi" graffitiler




Toplam oy: 687

Edebiyatın kitapla ve kitap okumakla sınırlı olduğu günler çok gerilerde kaldı malum. Artık edebiyat sinemada, müzikte, sokakta ve hatta duvarlarda.

 

Biz de bu fikirden yola çıktık, en "edebi" graffitileri derledik:

 

Alice Harikalar Diyarında, Lewis Carroll (Londra, İngiltere)

 

 

 


 

 

Generation of Swine, Hunter S. Thompson (Brooklyn, NY, ABD)

 

 

 


 

 

Samuel Beckett (Camden, Londra, İngiltere)

 

 

 


 

 

Hayvan Çiftliği, George Orwell (Singapur)

 

 

"Bütün hayvanlar eşittir fakat bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir.- Orwell"

 

 


 

 

Madde 22, Joseph Heller (Kopenhag, Danimarka)

 

 

 


 

 

Timequake, Kurt Vonnegut (Melbourne, Avustralya)

 

 

"Hastaydın ama artık iyileştin... Ve yapılması gereken işler var."

 

 


 

 

Uluma, Allen Ginsberg (Boulder, ABD)

 

 

"Kuşağımın en iyi beyinlerini gördüm..."

 

 


 

 

Watership Tepesi, Richard Adams (Virginia, ABD)

 

 

"Kalbim koşmayı bırakan arkadaşlarım için toplanmış binlere katıldı bugün."

 

 


 

 

The Handmaid's Tale, Margaret Atwood

 

 

 


 

 

Cennet ile Cehennemin Evliliği, William Blake (Sydney, Avustralya)

 

 

 


 

 

Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupéry

 

 

"İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez..."

 

 


 

 

Yaşam beni korkutmuyor. – Maya Angelou (Londra, İngiltere)

 

 

 


 

 

Yüzüklerin Efendisi, J. R. R. Tolkien

 

 

"Her gezgin yitirmemiştir yolunu."

 

 


 

 

Güzellikle uyum içinde yürür, Lord Byron (Londra, İngiltere)

 

 

"Onu sarmalayan güzellikle uyum içinde yürür o, tıpkı gece gibi..."

 

 


 

 

Jean-Jacques Rousseau (Newcastle, İngiltere)

 

 

"İnsan özgür doğar ama her yerde zincire vurulmuştur."

 

 


 

 

Charles Dickens (South Bank, Londra)

 

 

 


 

 

Kaynak: BuzzFeed

 

GG

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Sözcüklerin Farklı  Rotası: Deli Bal

Bir dönem fazlasıyla popüler olan anket defterlerinin tarihi hayli gerilere dayanıyor aslında. Ünlü Fransız yazar Marcel Proust henüz 13 yaşındayken de bir hayli popülermiş bu defterler. Öyle ki 13 yaşındaki Proust böyle bir defter satın alıp içindeki İngilizce soruları yanıtladıktan sonra arkadaşı Antoinette Faure’a doğum günü hediyesi olarak vermişti.

Koleksiyoncular, eski yayıncılar ve üreticilerle konuşursanız eğer, benzer yorumlar duyarsınız; Türkiye’de çizgi roman yayıncılığının altın çağının 1955-1975 yılları arasında yaşandığına inanılır. Sonrasında satışların düştüğü, doksanlı yılların başında kaybolma raddesine geldiği anlatılır.

Edebiyat ve felsefe deyince akla ilk olarak dilin kıvraklığı ile düşüncenin keskinliği bir araya gelse de, arka planda sıklıkla aşk hikayesi görürüz. Ustaca ve birikimle yazılan mektuplar oluşturur bu hikayeyi. Lübnan asıllı ressam, şair ve filozof Halil Cibran da aşk mektuplarıyla bilinen isimlerden.

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. Öyleyse soruyoruz:  Siz Jules Verne'i niçin okuyorsunuz?

 

Söyleşi

Jean-Paul Didierlaurent ile söyleşi:


“Okunmayan kitap, ölü kitaptır. Bu yüzden ortadan kalkması mı gerekir?”

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.