Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Özel Kütüphaneler 2 // NGBB Botanik Bahçesi Kütüphanesi




Toplam oy: 20

İstanbul Ataşehir’de, gökdelenlerin arasında bir vahadan farksız Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi (NGBB). Girişte, duvarlarında bahçenin tarihçesinin anlatıldığı levhaların sıralandığı bir tünelden geçiyorsunuz ve adeta bir zaman tüneli gibi, sizi bambaşka bir zamana ve mekana çıkarıyor o uzunca tünel.

 

 

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi, 1995 yılında Ali Nihat Gökyiğit tarafından eşi Nezahat Gökyiğit adına hatıra parkı oluşturulmak amacıyla kurulmuş ve başlangıçta da “hatıra parkı” amacına yönelik bir bitkilendirme ve ağaçlandırma planı uygulanmış. Daha sonra ise amaç değişmiş, bir botanik bahçesi olma yolunda çalışmalara başlanarak 2002 yılında halkın ziyaretine açılmış; 2003 yılında da adı Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi olarak değiştirilmiş. Bahçe, İstanbul’un Anadolu yakasındaki çeşitli anayollar ile bağlantı yolları arasındaki adalar üzerinde kurulu; sekiz adadan oluşuyor. Alan, Karayolları Genel Müdürlüğü ile ANG Vakfı arasındaki bir protokolle 2025 yılına kadar bu hizmete tahsis edilmiş durumda. NGBB, İstanbul’a yüzde 12 oranında yeşil alan sağlamasıyla İstanbullular için bir nefes alma noktası olmasının yanı sıra bir araştırma, eğitim ve öğretim merkezi. İşte işin bu yönünde, bir botanik kütüphanesi de devreye giriyor...

 

 

 

2002 yılında kurulan kütüphane botanik, ağaçlar, çalılar, hakkında ansiklopedik danışma kaynakları, sözlükler, Türkiye ve dünya flora kitapları, sistematik, biyoloji, ekoloji, etnobotanik, dünya botanik bahçeleri, bitki hastalık ve zararlıları, botanik çizimleri, çocuk kitapları, doğa-çevre koruma (ekoloji), kongre ve seminer notları, tezler vb konularda kitaplar/yayınlar barındıran özel bir araştırma merkezi niteliğinde. Sayısal olarak ifade etmek gerekirse; 5389 kitap, 160 süreli yayın, 377 makale ve 70 CD, DVD bulunuyor... Diğer bir deyişle, kütüphanenin yer aldığı ahşap yapının içinde bambaşka bir zaman tüneli daha bekliyor ziyaretçileri. Yalnızca internet araştırmasıyla ulaşılması pek mümkün olmayan yayınlar arasında vakit geçirmek eşsiz bir deneyim. Araştırmacıların ise bir şekilde yolları buraya düşmüş, düşüyormuş zaten...

 

 

Bahçeye gelen tüm ziyaretçilerin kullanımına açık olan kütüphane, dışarıya ödünç kitap vermiyor; fakat istenen çalışmaları tarayarak edinmek mümkün. Hafta içi günlerde, 10:00-17:00 saatleri arası açık olan kütüphanenin kataloğuna da bahçenin web sitesinden ulaşabilir, katalog taraması yapılabilir. (www.ngbb.org.tr) Kütüphane sorumlusu Ayşe Yazar da, size yol gösterecektir...

 

 

 

 

 


 

 

 

Fotoğraflar: Pelin Ulca

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yeni yıl diye adlandırdığımız takvim dönemine yaklaşırken, yayınevleri, bizi heyecanlı tutmak adına yazarlarının beklenen yapıtlarını müjdelemeye başlar; biz okurlar da, sıkıntılı zamanlarımızda sığınabilmek ve günü geçirebilmek için okunacak yeni kitapların beklentilerine kapılırız.

Anna Karenina'yı elime ilk aldığımda lisedeydim. Birkaç sayfa okuduktan sonra uzun ve sıkıcı bir roman olduğuna karar verip rafa geri koymuştum. İkinci denememde üniversiteden yeni mezun olmuştum, bu defa elimden bırakamadım. O yaşta beni en çok heyecanlandıran, romanın unutulmaz karakterleri ve elbette aşktı.

Kimilerine göre “modern zamanların ilk miti”, kimilerine göre de “ilk modern bilimkurgu” olan Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818’de yayımlandı ve on sekizinci yüzyılın sonlarına doğru zirveye çıkıp on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında hız kesen Britanya gotik romanının geç dönem eserlerinden biri olarak edebiyat tarihine geçti.

Korkularımızdan can bulup yine korkularımızla beslenerek yaşayan canavarlar; genelde hayvansal formlara insani özellikler eklenerek şekillendirilmişler – bazen insanlar gibi dik dururlar, bazen insana özel yüz ifadeleri taşırlar, bazen konuşurlar vesaire… İnsani özellikler; inandırıcılıklarını ve dolayısıyla etkilerini artırırken, kendileriyle ilintili korkuları da cisimleştirir.

Sinema severlerin heyecanla beklediği dönemlerden biri yaklaştı! Bu yıl 17.'si düzenlenen !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali 15-25 Şubat'ta İstanbul'da, 1-4 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir'de... Filmlerin yanı sıra !f Music de, Müjde Ar ve Tuğrul Eryılmaz’ın !f İstanbul’a özel sohbeti ve hayat verecek etkinlikleriyle çok konuşulacak gibi görünüyor. Bu yılın teması ise "Hayat Var!”

Söyleşi

Zeynep Şen

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.