Sel Yayıncılık twitter hesabında mahkemedeki ilginç diyaloglara dair notları paylaştı, traji-komik:

İrfan Sancı:Bütün dünyada yayınlanan bir kitabın edebiliğini araştırmak bir tek Türklerin mi aklına geldi?

Hakim: Başka ülkelerde de oluyor böyle davalar, AİHM'de var bir Fransız yazarın davası.

İrfan Sancı: O dava da Türkiye'den, Guillaume Apollinaire'in kitabı ile ilgili. Hakim: Hayır değil, başka bir ülke o. (Davanın ayrıntıları verildi, zaten savunmamızda da yazılı olarak örneklendiği belirtildikten sonra, ikna olundu!)

İrfan Sancı: Peki bir kitabın edebi olup olmadığına dair rapor alınması size garip gelmiyor mu?

Hakim: Edebi olup olmadığına ben de karar veririm aslında, ben çok kitap okurum, bu kitabi da okudum. Ama sorun çeviri olmasında.

İrfan Sancı: Çeviri için Çevbir'e başvurulabilir, onlar da meslek örgütü olarak düzgün yapılıp yapılmadığına karar verebilirler.

Hakim: Düzgün yapılıp yapılmadığı bizi ilgilendirmez, o vatandaşı ilgilendirir.

İrfan Sancı: Evet aslında, bütün bu konular, edebi olup olmadığı da dahil vatandaşı ilgilendiriyor ama davayı siz açıyorsunuz.

Hakim: Tamam orası öyle ama devlet de kural koyacak, yoksa düzensizlik alır başını gider.

İrfan: Devlet kendi yasasında "edebi eserler kapsam dışıdır" diyor zaten, bu yasa bizim için geçerli değil mi?

Hakim: E biz de edebi mi değil mi onu soracağız işte ama bilirkişi bulamıyoruz.

İrfan Sancı avukatı: O zaman biz önerelim hakim bey, alanında yetkin isimler?

Hakim: Yok ben bir arkadaştan haber bekliyorum bu hafta, arayacak beni, ayarlayacağım, ondan gelmezse sizinkilere bakarız.

Böyle dedi, hatta "bir haftadır özel olarak bilirkişi bulmaya çalışıyorum" diye de ekledi...


Kayıtlara şöyle geçti: "Dava dosyasının bilirkişiye verilemediği anlaşıldı."

64%
36%