Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Goethe Ödüllü ilk Arap şair



Toplam oy: 553

Kuşağının en önemli Arap şairlerinden biri olan Adonis, bu yıl üç yılda bir verilen, Avrupa’nın saygın edebiyat ödüllerinden Goethe Ödülü’ne değer görüldü. Adonis daha önce, Uluslararası Nazım Hikmet Şiir Ödülü’nün de aralarında bulunduğu çok sayıda şiir ve edebiyat ödülünün sahibi olmuştu.



1 Ocak 1930’da Suriye’de dünyaya gelen şairin asıl adı Ali Ahmet Said Eşber. 1950 yılında Şam Üniversitesi’nde eğitim görmeye başlayan ve felsefe bölümünden mezun olan şair, siyasî faaliyetleri nedeniyle bir yıl tutuklu kaldı. Bunun üzerinde 1956 yılında Beyrut’a göç eden Adonis, bir süre sonra da Lübnan vatandaşlığına geçti. Lübnan’da gazeteci ve eleştirmen olarak çalışan, üniversitelerde dersler veren şair, Lübnan İç Savaşı sırasında güvenlik nedenleriyle Beyrut’u da terk ermek zorunda kaldı. 1986 yılında Paris’e yerleşen Adonis, o günden bu yana yaşamını Fransa’da sürdürüyor.



Demokrasiye olan bağlığıyla bilinin Arap Şair, sekülerleşmeyi bir toplumun kültür ve siyasî alanda ilerleme kaydetmesinin şartı olarak görüyor. Hayatını Paris ile Beyrut arasında geçiren şair, Batı ile Doğu’nun kaynaşmasının ise sanat ve şiir yoluyla olacağına inanıyor. Adonis’in bu görüşleri, Goethe’nin, “Kim kendini ve başkalarını tanırsa görecektir ki Doğu ile Batı birbirinden ayrılmaz bir parçadır” sözleriyle de tam olarak örtüşüyor. Ancak Adonis, Doğu ve Batı kavramlarına ilişkin olarak yine de şu yorumu yapıyor: “Doğu ya da Batı, bunlar coğrafi olmaktan ziyade, ideolojik olarak birbirinden ayrılan kavramlar”



Daha önce adı Nobel Edebiyat Ödülü adayları arasında da geçen Adonis’in en önemli eserlerinden bazıları Şamlı Mihyar’ın Şarkıları, New York’a Mezar ve Arap Şiiri’ne Giriş.




Michnick ve Carré’ye Goethe Madalyası



Doğu ve Batı arasında diyaloğun gelişmesine katkıda bulunanlara her yıl verilen Goethe Madalyası ise, Polonya’nın en önemli gazetecilerinden, ülkenin en büyük gazetesi Gazete Wyborska’nın sahibi Adam Michnick’e, Britanyalı romancı John Le Carré’ye ve Fransız yönetmen Ariane Mnouchkine’ye verildi.



Sovyet rejiminin muhalifi olan ve altı yılını cezaevinde geçiren Michnick, günümüz Polonya’sının en etkili figürlerinden biri. Michnick, Çek Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanlarından Vaclav Havel tarafından Polonya’nın entelektüel vicdanı olarak tanımlanmıştı. (TARAF)

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali (İTEF) İtalya Özel programıyla sanatseverlerin karşısına çıkıyor. 23-27 Ağustos 2021 tarihleri arasında ekranlara gelecek olan etkinlikler sayesinde İtalya'ya ve İtalyan edebiyatına uzanan yeni bir yol açılacak.

 

 

Sanat Kritik’in yeni podcast serisi, Seval Şahin’in editörlüğünde dinleyicilerle buluşuyor. “Yaz Sıcağında Bir Esinti” başlıklı serinin ilki 120. doğum yıldönümü vesilesiyle Ahmet Hamdi Tanpınar’a ayrıldı. Dergâh Yayınları’nın desteğiyle hayata geçen projeye farklı alanlardan birçok yazar, şair, sanatçı ve akademisyen katıldı.

Kültür Sanat Şehir dergisi Z, 5. kez okur karşısında. Zeytinburnu Belediyesi tarafından yayımlanan tematik dergi, “kütüphane” konusunu mercek altına alıyor. 508 sayfa boyunca insanlık tarihinin bilinen en eski dönemlerinden günümüze kadar farklı kültürlerde kütüphanenin seyri, kütüphanenin unsurları, kütüphaneciler, kütüphane sahipleri ve kütüphane literatürü inceleniyor. 

Türk edebiyatının usta ismi Sait Faik Abasıyanık'ın hatırasını yaşatmak amacıyla her yıl bir öykücüye verilen "Sait Faik Hikâye Armağanı" bu kez Şermin Yaşar'ın oldu.

 

Sosyal medya paylaşımları, konuşmalar, anketler, veriler gösteriyor ki pandemi günlerinde evde geçen zamanın ciddi bir kısmını kitaba ayırdık. Türkiye ve dünya genelinde İNSAMER'in yaptığı araştırma kitap yayımı ve okuma oranlarındaki artışa odaklanıyor. Kitapyurdu ve Idefix sitelerinden alınan veriler de korona istatistiklerine katkı sunuyor.

 

 

 

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.