Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Raymond Chandler'dan polisiye dersleri




Toplam oy: 83

Raymond Chandler tümüyle işsizlikten giriştiği polisiye yazarlığında bu denli başarılı olacağını hesap edebilmiş midir? Bilemeyiz. Ama Raymond Chandler'ın polisiye edebiyatın büyük ustalarından biri olduğu bugün su götürmez bir gerçek. Şantajcılar Ateş Etmez adlı ilk polisiye öyküsünün Black Mask dergisinde yayınlanmasıyla polisiye yazarlığı kariyeri de başlayan Chandler Büyük Uyku, Elveda, Güzelim, Yüksek Pencere ve Playback gibi romanların yanı sıra birçok polisiye filme de imzasını attı. Kara film kuşağının da aranan senaristlerinden olan ünlü polisiyeci Raymond Chandler'ın polisiye edebiyata dair düşüncelerini derledik:

 

1. Hem asıl hadisenin hem de çözümün akla yatkın bir biçimde gerekçelendirilmesi gerekir.

 

2. Cinayetin de, keşfin de teknik açıdan kuvvetli olması gerekir.

 

3. Karakterler, durumlar ve atmosfer gerçekçi olmalıdır. Hikaye gerçek dünyada ve gerçek insanlar arasında geçmelidir.

 

4. Hikayenin gizeminden bağımsız olarak, bir öykü olarak değerinin olması gerekir. Yani soruşturmanın kendisi okumaya değer bir macera olmalıdır.

 

5. Zamanı geldiğince yapılan açıklama kolayca izah edilecek denli basit olmalıdır.

 

 

 

 

6. Hikaye makul düzeyde zeki okuru şaşırtmalıdır.

 

7. Çözüm ortaya çıktığında okura kaçınılmaz görünmelidir.

 

8. Her şeyi tek seferde yapmaya çalışmamak gerek. Havalı ve makul bir ortamda geçen bir hikayede şiddet dolu bir macera ya da tutkulu bir aşk hikayesi barınamaz.

 

9.Suçlu cezasını bir biçimde çekmelidir, bunun ille de kanun yoluyla olması gerekmez. Eğer dedektif düğümü çözmekte başarısız olursa hikaye çözümlenmemiş bir duygu yaratır ve ardında bir öfke bırakır.

 

10. Okura karşı dürüst olmak zaruridir.

 

 


 

 

Kaynak: The Whodunit: An Informal History of Detective Fiction

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Köşesiz Hüzünler


Behçet Çelik’in 2010’da yayımlanıp 2011’de Haldun Taner Öykü Ödülü’nü kazanan kitabı Diken Ucu, içerdiği on dört hikayeyle Çelik’in yazı dünyasına ışık tutmaktadır.

İnceliğin Sesi Olan Öyküler

Diyabet son yıllarda görülme sıklığı hızla artan bir sorun. Halk arasında şeker hastalığı olarak da anılan bu zorlu hastalık, çocuklardan yaşlılara ve hatta hamilelere kadar pek çok insanı etkiliyor. Üstelik sadece ilaç kullanmak yeterli değil, sağlıklı bir hayat sürmek istiyorsanız, yaşam biçiminizde köklü değişiklikler yapmanızı da gerektiriyor.

 

Arkadaşlarınızı sizin çok sevdiğiniz bir diziyi seyretmeye ikna etmeniz bazen epey güç oluyor. Bırakın ikna etmeyi, söz konusu diziyi tarif etmek bile başlı başına bir problem halini alabiliyor. Geçenlerde başıma geldi. Kalanlar'ın (The Leftovers) sonlarına yaklaşmıştım ve hayatımda seyrettiğim en güzel dizilerden birisi olduğunu düşünüyordum.

Kitabevi raflarında karşımıza çıkan kitaplara bir müddet sonra sinema salonlarında da rastlamaya alıştık. Gerek Hollywood, gerekse bağımsız sinema endüstrisi edebiyattan sıklıkla besleniyor artık. Peki 2018'de hangi romanların uyarlamalarını izleme fırsatı bulacağız? İşte 2018'de beyazperdede göreceğimiz 10 roman:

 

 

Söyleşi

Serhat Tolga Yıkıcı ve Ayşegül Kirpiksiz ile söyleşi:


 “Wattpad genç okuru daha iyi anlamamıza imkan veriyor.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.