Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Raymond Chandler'dan polisiye dersleri




Toplam oy: 51

Raymond Chandler tümüyle işsizlikten giriştiği polisiye yazarlığında bu denli başarılı olacağını hesap edebilmiş midir? Bilemeyiz. Ama Raymond Chandler'ın polisiye edebiyatın büyük ustalarından biri olduğu bugün su götürmez bir gerçek. Şantajcılar Ateş Etmez adlı ilk polisiye öyküsünün Black Mask dergisinde yayınlanmasıyla polisiye yazarlığı kariyeri de başlayan Chandler Büyük Uyku, Elveda, Güzelim, Yüksek Pencere ve Playback gibi romanların yanı sıra birçok polisiye filme de imzasını attı. Kara film kuşağının da aranan senaristlerinden olan ünlü polisiyeci Raymond Chandler'ın polisiye edebiyata dair düşüncelerini derledik:

 

1. Hem asıl hadisenin hem de çözümün akla yatkın bir biçimde gerekçelendirilmesi gerekir.

 

2. Cinayetin de, keşfin de teknik açıdan kuvvetli olması gerekir.

 

3. Karakterler, durumlar ve atmosfer gerçekçi olmalıdır. Hikaye gerçek dünyada ve gerçek insanlar arasında geçmelidir.

 

4. Hikayenin gizeminden bağımsız olarak, bir öykü olarak değerinin olması gerekir. Yani soruşturmanın kendisi okumaya değer bir macera olmalıdır.

 

5. Zamanı geldiğince yapılan açıklama kolayca izah edilecek denli basit olmalıdır.

 

 

 

 

6. Hikaye makul düzeyde zeki okuru şaşırtmalıdır.

 

7. Çözüm ortaya çıktığında okura kaçınılmaz görünmelidir.

 

8. Her şeyi tek seferde yapmaya çalışmamak gerek. Havalı ve makul bir ortamda geçen bir hikayede şiddet dolu bir macera ya da tutkulu bir aşk hikayesi barınamaz.

 

9.Suçlu cezasını bir biçimde çekmelidir, bunun ille de kanun yoluyla olması gerekmez. Eğer dedektif düğümü çözmekte başarısız olursa hikaye çözümlenmemiş bir duygu yaratır ve ardında bir öfke bırakır.

 

10. Okura karşı dürüst olmaz zaruridir.

 

 


 

 

Kaynak: The Whodunit: An Informal History of Detective Fiction

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yazarlık her ne kadar doğrudan yaratıcılıkla ilgili görünse de bir yönüyle de oldukça teknik bir iş. Öte yandan yazarlığa adım atmak da bir hayli zor. Yazdığınız hikaye yeterince gerçekçi olacak mı? Kurgu bir noktada fire verecek mi? Okurlar beğenecek mi?

Arap harfli metinlerin dünyası bizi şaşırtmaya devam ediyor. Son zamanlarda arka arkaya “yeni” eserler gün ışığına çıktı ve görünen o ki, çıkmaya da devam edecek. Bu eserler arasında ilgi çekici olanlardan ilki Recaizade Mehmet Celâl’in Hayal-i Celâl adlı romanı.

Edebiyat ve televizyon arasındaki beslenme kanalları artık hepimizin malumu. Dünya genelinde etki yaratan pek çok kitap aynı hızla sinemaya ya da televizyona da uyarlanıyor artık. Dahası, çoğu kez bu uyarlamalar, dönemin en çok ses getiren dizileri arasına giriyor. Peki gelecek günlerde televizyon ekranlarında hangi edebiyat uyarlamalarını izleyeceğiz?

Merakla beklenen gün geldi! HBO'nun dünyaca ünlü dizisi Game of Thrones yedinci sezonuyla döndü! Merak etmeyin, yeni sezonun ilk bölümüyle alakalı kopya vermeyeceğiz. Zira Game of Thrones hakkında bilinenlerle değil, merak edilenlerle ilgiliyiz daha çok. Gerçekten de, Game of Thrones hakkında en çok neleri merak ediyoruz?

"Başlamak bitirmenin yarısıdır," derler. Konu yazmak olduğunda bu söz hayli geçerlidir. Gerçekten de yazmaya başlamak zordur, yazmaya devam etmekse çoğu zaman daha da zordur. Özellikle de söz konusu bir roman olduğunda. Çünkü roman yazmak bir yönüyle maraton koşmaya benzer, belli bir standardı geniş bir zaman diliminde sürdürmeyi gerektirir.

Söyleşi

Ahmet Faruk Kayral ile söyleşi:


"Her şeye rağmen, yine de bu konuyla ilgilenen binlerce kültürlü insan var."


Ece KARAAĞAÇ

 

 

 

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.