Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Seyahat etmenin yazarlara sağladığı 6 katkı




Toplam oy: 72

Yazar tıkanması denen, o oldukça güç ve kimi zaman da suçlulukla dolu halden mi mustaripsiniz? O halde küçük bir seyahate çıkmaya ne dersiniz? Üstelik yalnızca tebdil-i mekanda bulunan ferahlık sebebiyle değil. Seyahat etmek yazarlık konusunda size sandığınızdan çok daha fazla yardımcı olabilir. İşte seyahat etmenin yazarlara sağladığı 6 katkı...

 

1. Yeni insanlarla tanışmak size yeni karakterler hakkında ilham verir. Yazarların kurgularını yaratırken sıklıkla kendi çevrelerinden ilham aldıkları bilinen bir gerçektir. Seyahat etmek yalnızca yeni yerler görmenizi sağlamaz, normalde ait olduğunuz çevreden ayrılıp yeni insanlarla tanışmanıza da vesile olur. Her insanın kendi hikayesini de yanında taşıdığını düşünürsek, yeni karakterler yaratmak için bundan iyi ilham nerede bulunur!

 

2. Seyahatler sırasında bir sonraki hikayenize fon oluşturacak yerler keşfedebilirsiniz. Salt turistik amaçlarla ziyaret ettiğiniz, sözgelimi Paris'te Ernest Hemingway'in F. Scott Fitzgerald ile karşılıklı sohbet ettiği bir kafe sizin bir sonraki anlatınızın merkezi haline gelebilir. Hangi türde yazarsanız yazın, anlatının atmosferinin belirlenmesindeki en önemli değişkenlerden biri mekandır ne de olsa.

 

3. Yeni kültürlerle tanışmak sizi daha kapsayıcı bir yazar yapar. Yeni kültürlerle tanıştıkça sizden çok başka şartlar altında yaşayan insanları daha iyi anlar hale gelirsiniz. Sizin belki çok basit gördüğünüz bir şeyin büyük bir sevinç ya da keder vesilesi haline gelebildiğini görmek çok çeşitli duyguları ve düşünceleri daha iyi anlamanıza ve daha güçlü bir biçimde yeniden canlandırmanıza yardımcı olur.

 

 

 

4. Seyahat etmek sizi mevcut durumunuzun dışına çıkarır. Günlük rutinler her ne kadar konsantrasyonunuzu korumak konusunda yardımcı olsa da her gün aynı şeyleri tekrar etmek bir noktada çalışmalarınızın otomatikleşmesine ve tektipleşmesine sebep olabilir. Seyahat etmek sizi günlük rutinlerinizden koparır ve rutininizin dışına çıkmak size yeni bir bakış açısı kazandırabilir.

 

5. Seyahat etmek yeni şeyler öğrenmenin kolay ve keyifli bir yoludur. Özellikle de daha evvel gitmediğiniz bir yere seyahat etmek zihnimizin büyük bir açlıkla çevresini öğrenmeye başlamasına ve daha aktif hale gelmesine olanak sağlar. Yazarlık becerisinin gözlem becerisiyle doğru orantılı geliştiğini düşünürsek, seyahat etmenin bir yazar için ne kadar faydalı bir beyin jimlastiği olduğu da o derece ortaya çıkar.

 

6. Seyahatin kendisi bizatihi bir hikayedir. Seyahat etmenin yeni hikayelere ilham vermesi bir yana, seyahat maceranızı kaleme alarak da ortaya edebi bir eser çıkarmanız mümkündür. Jack Kerouac'ın Yolda, John Steinbeck'in Köpeğim Charley ile Amerika Yollarında gibi kitapları, yazarlarının seyahatlerini konu edinir.

 

 


 

 

 

Kaynak: Bustle

 


Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yeni yıl diye adlandırdığımız takvim dönemine yaklaşırken, yayınevleri, bizi heyecanlı tutmak adına yazarlarının beklenen yapıtlarını müjdelemeye başlar; biz okurlar da, sıkıntılı zamanlarımızda sığınabilmek ve günü geçirebilmek için okunacak yeni kitapların beklentilerine kapılırız.

Anna Karenina'yı elime ilk aldığımda lisedeydim. Birkaç sayfa okuduktan sonra uzun ve sıkıcı bir roman olduğuna karar verip rafa geri koymuştum. İkinci denememde üniversiteden yeni mezun olmuştum, bu defa elimden bırakamadım. O yaşta beni en çok heyecanlandıran, romanın unutulmaz karakterleri ve elbette aşktı.

Kimilerine göre “modern zamanların ilk miti”, kimilerine göre de “ilk modern bilimkurgu” olan Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818’de yayımlandı ve on sekizinci yüzyılın sonlarına doğru zirveye çıkıp on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında hız kesen Britanya gotik romanının geç dönem eserlerinden biri olarak edebiyat tarihine geçti.

Korkularımızdan can bulup yine korkularımızla beslenerek yaşayan canavarlar; genelde hayvansal formlara insani özellikler eklenerek şekillendirilmişler – bazen insanlar gibi dik dururlar, bazen insana özel yüz ifadeleri taşırlar, bazen konuşurlar vesaire… İnsani özellikler; inandırıcılıklarını ve dolayısıyla etkilerini artırırken, kendileriyle ilintili korkuları da cisimleştirir.

Sinema severlerin heyecanla beklediği dönemlerden biri yaklaştı! Bu yıl 17.'si düzenlenen !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali 15-25 Şubat'ta İstanbul'da, 1-4 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir'de... Filmlerin yanı sıra !f Music de, Müjde Ar ve Tuğrul Eryılmaz’ın !f İstanbul’a özel sohbeti ve hayat verecek etkinlikleriyle çok konuşulacak gibi görünüyor. Bu yılın teması ise "Hayat Var!”

Söyleşi

Zeynep Şen

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.