Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Tüneller, kuleler, şelaleler... Üstelik hepsi kitaptan!




Toplam oy: 87

Kitaplarla haşır neşir olanlar bilirler ki, kütüphanenizdeki kitapların sayısı arttıkça bir düzeni sürdürmek de gittikçe zorlaşır. Kitaplar raflara sığmaz olur, gittikçe üst üste yığılır ve en sonunda işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Peki bu krizi olumlu bir duruma dönüştürmek mümkün mü?

 

Harika mimari tasarımlarıyla kitaplardan kuleler yahut tüneller oluşturan kütüphaneler de mevcut, kitapları plastik sanatlara malzeme eden sanatçılar da. İşte o tüneller, kuleler, şelaleler... Üstelik hepsi kitaptan!

 

 

1.Yangzhou Zhongshuge Kütüphanesi, Çin

 

Çin'de bulunan Yangzhou Zhongshuge Kütüphanesi, tüneller boyu uzanan kitapların görüntüsünü yansıtan siyah aynalı camdan zeminiyle kitaplar arasında akan bir nehiri çağırıştırıyor adeta.

 

 

 

 

2. Scanner, eser sahibi Matej Kren, İtalya

 

Kitapları devasa bir kule inşa etmek için, adeta birer tuğla gibi kullanmış Slovakyalı sanatçı Matej Kren. Yarattığı heykelle büyüklük, karmaşa ve yansıma duygularını bir araya getirmeye çalışıyor. Sonsuzluk yanılsaması yaratmak isteyen sanatçı, inşa ettiği kulenin içinde aynalardan da faydalanmış.

 

 

 

3. Biografia, eser sahibi Alicia Martín, İspanya

 

Kitapları bir araya getirerek heykele dönüştüren bir diğer sanatçı da Alicia Martín. İspanyol sanatçı bu eserinde aceleci bir şelale gibi pencereden dışarı fışkıran kitaplar sergiliyor. Sanatçı pencereden yere kadar uzanan tel kafesi kaplamak için tam 5000 adet ikinci el kitap kullanmış.

 

 

 

4. Babil Kulesi, Marta Minujin, Arjantin

 

Arjantinli sanatçı Marta Minujin, birçok farklı dilde yazılmış 30000 kitapla, ünlü Babil Kulesi'ni inşa etmeye girişiyor. Minujin yedi katlı bu eseri 2011 yılında, Buenos Aires'in Dünya Kitap Başkenti seçilmesi kapsamında inşa etmiş. Heykelin sökülmesi ise şehir halkının raflardan kendileri için birer kitap seçmesiyle sağlanmış.

 

 

 

5. The Last Bookstore, Amerika Birleşik Devletleri

 

Eğer sahaflarda dolaşmayı seviyorsanız ve yolunuz Los Angeles'a düşerse kesinlikle uğramanız gereken duraklardan biri The Last Bookstore. Zira bu kitabevinin ikinci katında "Labirent" adı verilen bir bölüm bulunuyor ve bu labirenti dolduran 100000'den fazla ikinci el kitap tanesi 1 dolardan satışa sunuluyor. Kitaplar arasında kaybolmak için müthiş bir fırsat!

 

 

 

 


 

 

 

Kaynak: Electric Literature

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

"Yeni çıkanlar" rafının kalabalığı içinde gözden kaçabilecek metinlere dair izlenimlerimizi artık bu yeni köşemizde topluyoruz. Vitrindekiler; son ayların kitapları hakkında kısa kısa...

 

 

 

Amerikan şiirinin en önemli figürlerinden Langston Hughes 1967 yılında hayatını kaybetmişti. Aynı yıl, Hughes’ün büyük bir hayranı olan Nina Simone'un efsanevi şairin dizelerini ödünç aldığı “Backlash Blues” dinleyiciyle buluştu. Şarkı uzun yıllar Nina Simone’un repertuarının bir parçası oldu.

Her nedense en rahat ve yaygın olarak takip ettiğimiz edebiyat dili İngilizce gibi geliyor bana. Bir zamanlar Fransızcanın belirgin bir ağırlığı varmış, hatta yazarlarımız Fransızca okudukları romanlardan ve şiirlerden hareketle modern edebiyatımızı oluşturmaya başlamışlar.

Dan Simmons’un 2007 tarihli aynı adlı romanından televizyona uyarlanan The Terror, birini tanımak için onunla yolculuğa çıkmak gerektiğini doğrulayan bir öykü. 15.

Tam güneş tutulmasına şahit olmak bir kişinin ömründe sayılı kez gerçekleşebilecek bir durum.

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.