Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Ürkütücü kitapların ardında yatan gerçek hikayeler




Toplam oy: 90

Korkutucu hikayeler okumanın en güzel yanı gözlerimizin önünde cereyan eden bu dehşet verici olayların kurgudan ibaret olduğunu ve bizim içinde yaşadığımız dünyaya sirayet edemeyeceğini bilmektir. Peki bu konfor alanı içine kurulup rahatça okuduğumuz hikayelerin bazılarının gerçek olaylara dayandığını söylesek?  İşte ardında gerçek olaylar yatan ürkütücü hikayeler:

 

 

1. Şeytan - William Peter Blatty

 

Korku hikayelerinin en klasik temalarından biridir kişiye musallat olan insanüstü, kötücül yaratıklar. William Peter Blatty'nin Şeytan adlı romanı da bir tür şeytan çıkarma ayinini konu ediniyor fakat kitap sanıldığı kadar da kurgusal değil! Blatty'nin konu edindiği gerçek olayda kurban 13 yaşında bir erkek çocuğuydu. Çocuğun içine girdiğine inanılan şeytanı çıkarmaya çalışan rahip olayın tüm ayrıntılarını günlüğüne işlemişti. Rahibin yazdıklarına bakılacak olursa çocuk düşünce gücüyle mobilyaları oldukları yerden havalandırabiliyor ve etrafındakilere insanüstü bir güçle saldırıyordu. Üstüne üstlük dokuz rahip ve yirmi dokuz tanık da rahibin anlattıklarını destekliyordu!

 

 

2. Frankenstein - Mary Shelley


Mary Shelley Frankenstein hikayesinin ilhamını eşi ve aile dostları Lord Byron'la birbirlerine anlattıkları hayalet öykülerinden almıştı fakat işin ardında gerçek bir öykü yatıyordu. Shelley'nin asıl ilham kaynağı Giovanni Aldini adında kaçıp bir biliminsanıydı. Aldini gerçekten de bir cesede elektrik vererek onu diriltmeyi denemişti. Bu eylemini bir tür gösteri havasında gerçekleştiren Aldini'nin seyircileri arasında Mary Shelley'nin babası da vardı. Elektriğe maruz kaldığı süre boyunca cesedin sarsılışları izleyicileri dehşete düşürse de elektrik akımı kesilince cesedin en az eskisi kadar ölü olduğu ortaya çıkmıştı.

 


3. Dracula - Bram Stoker


Vampirlerin kendilerine has bir hayran kitleleri olduğunu söylersek yalan olmaz! Edebiyat tarihinin en ünlü vampiri Dracula ise vampirler arasında özel bir yere sahip, zira onun ucu bir gerçeğe dayanıyor. Zira Dracula gerçekten de yaşayan bir karakterdi! Tarihte Kazıklı Voyvoda olarak da anılan III. Vlad'ın lakaplarından biri de Dracula'ydı ve bu sözcük "ejderhanın oğlu" demekti. III. Vlad'ın Transilvanya prensiydi ve her ne kadar düşmanlarının kanını içmiyor olsa da onları kazığa oturtmasıyla meşhurdu. İnsanlar ondan öylesine korkuyorlardı ki ağızdan ağıza istediği zaman bir yarasaya dönüşebildiği efsanesi yayılmıştı.

 

 

4. Jaws - Peter Benchly


Doksanlarda büyüyüp de Jaws'ı izlememiş insan yoktur pek. Bu devasa köpekbalığı, özellikle de sinema uyarlamasının ardından, birçoklarımızın kabuslarını işgal etmişti uzunca bir müddet. Aslına bakacak olursanız bu devasa köpekbalığı henüz yazıya dökülmeden evvel de insanların kabuslarını süslemişti. 1916 yılında New Jersey sahillerinde ortaya çıkan bir köpekbalığı insan avına çıkmış ve kısa bir sürede aynı bölgede beş kişinin canını almıştı. İşte bu esrarengiz köpekbalığı, Benchley'nin hayalgücüyle yoğurulunca ortaya Jaws çıkmıştı.

 

 

5. Karanlığı Yiyenler - Richard Lloyd Parry


Karanlığı Yiyenler'in gerçek hikayesi pek o kadar da gerilere gitmiyor. 2000 yılında Tokyo'da ortadan kaybolan ve kayboluşunun üzerinden yedi ay geçtikten sonra parçalanmış cesedi bulunan İngiliz hostes  Lucie Blackman'in gerçek hikayesi bu, kayboluşuyla paramparça bir halde "bulunuşu" arasında geçen yedi ayın hikayesi...

 

 

6. Medyum - Stephen King

 

Korku türünün ustalarından Stephen King de gerçek olaylardan ilham alanlardan. Yazarın Jack Nicholson'ın unutulmaz performansıyla beyazperdede de ölümsüzleşen romanı Medyum'daki meşhur otelde Stephen King ve eşi de misafir olmuşlardı! 70'li yıllarda Colorado'da bulunan Stanley Hotel'de geçirdikleri gece yazara bu kült romanı için ilham vermişti. Otelin epeyce uzun koridorları karşısında içinde bir ürperti hisseden King rüyasında da üç yaşındaki oğlunun kimliği belirsiz biri tarafından uzun koridorlar boyunca kovalandığını ve korkunç çığlıklar attığını görmüştü. Yataktan kalktığında ise doğrudan masaya gitmiş ve Medyum'u yazmaya başlamıştı.

 

 

 

 

EK

 

 

 


 

 

 

Kaynak: Bustle

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Bilinç Yumağı: “Işık Karanlıkta Parlar”

 

Cem Kalender’in Klan isimli romanı yayımlandığı günden beri okurun ilgisini çeken, duyurdukları ve duyumsattıklarıyla farkını ortaya koyan bir ilk roman.

Edebiyat tarihi bildiğimiz, tanıdığımız yerler kadar sadece hayal dünyamızda var olan yerler de ihtiva eder. Bu yerler kimi zaman içinde yaşadığımız dünyanın kimselerin bilmediği bir köşesinde kurulmuştur, kimi zamansa çok uzaklarda bir yerlerde. Fakat bu yerlerin kimileri vardır ki onların ortak özelliği okurlarının o yerleri görmek, o hikayelerin bir parçası olmak istemesini sağlamasıdır.

Kitaplarla haşır neşir olanlar bilirler ki, kütüphanenizdeki kitapların sayısı arttıkça bir düzeni sürdürmek de gittikçe zorlaşır. Kitaplar raflara sığmaz olur, gittikçe üst üste yığılır ve en sonunda işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Peki bu krizi olumlu bir duruma dönüştürmek mümkün mü?

 

Yeni yıl yeni kitaplar demek hiç kuşkusuz. Belki de uzun zamandır çevrilmesini beklediğimiz o kitabı 2018 içinde Türkçede görebileceğiz nihayet ya da nicedir yeni bir roman yazsa diye beklediğimiz o ismin yeni romanını okuyabileceğiz sonunda. Sürpriz ilk kitaplarla, yeni isimlerle de karşılacağız hiç kuşkusuz....

İstanbul Ataşehir’de, gökdelenlerin arasında bir vahadan farksız Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi (NGBB). Girişte, duvarlarında bahçenin tarihçesinin anlatıldığı levhaların sıralandığı bir tünelden geçiyorsunuz ve adeta bir zaman tüneli gibi, sizi bambaşka bir zamana ve mekana çıkarıyor o uzunca tünel.

 

Söyleşi

İrem Çağıl ile söyleşi:


“Bize sunulan şey ‘iyi’ olmayınca ‘iyi olanı’ bizim arayıp bulmamız gerekiyor.”


Ece KARAAĞAÇ


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.