Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Yazmayı konu edinen filmler




Toplam oy: 90

Yazmak ya da yazar olmak kimileri için bir heves, kimileri için hayal. Fakat kimileri için de bir yaşam biçimi, hatta bir tutku. Yazmayı yaşam biçimi haline getiren, bu tutkunun peşinden koşanlar için hayat kimi zaman epey zorlu olabilir. Yaratıcı bir hayat sürmek, dahası günlük hayat ve geçim derdi içinde yaratıcılığınızı ortaya koymak zordur. Fakat her zorluk kalbinde bir hikaye taşır. Bu hikayelerse çoğu kere sinemanın ilgi alanına girmiş ve ortaya yazmayı ve yazarlığı konu edinen bir dizi film çıkarmıştır. İşte yazarların dünyasını merak eden, yazar olmak isteyip nereden başlayacağını bilemeyen veya sadece ilginç bir film izlemek isteyenler için birkaç film önerisi...

 

1. Nefret - Jean-Luc Godard

 

Usta yönetmen Jean-Luc Godard'ın imzasını taşıyan bu filmin başrol oyuncularından biri de ünlü yıldız  Brigitte Bardot. Film yeterince "ticari" bulunmayan bir senaryoyu yeniden yazması için işe alınan romancı ve senarist  Paul Javal'ı (Michel Piccoli) ve bu süreçte Javal'ın  Camille (Brigitte Bardot) ile olan evliliğindeki sarsıntıyı anlatıyor.

 

 

 

 

2. Sunset Bulvarı - Billy Wilder

 

Başrollerinde Gloria Swanson ve William Holden'ın yer aldığı Billy Wilder yönetmenliğindeki film Hollywood'un senaristlerin yaşamına duyduğu ilginin bir diğer sonucu. Adını Los Angeles'ta yer alan ünlü bulvardan alan film iş bulmakta zorluk çeken Hollywood senaristi Joe Gills (William Holden) ile unutulmuş ve hınç dolu eski bir Hollywood yıldızı olan Norma Desmond'ın hayatlarının kesişmesini konu ediniyor.

 

 

 

3. Cinnet - Stanley Kubrick

 

Cinnet sadece bir yazarı konu edinmesiyle değil, Stephen King'in Medyum adlı romanından uyarlanmış olmasıyla da edebiyatseverlerin dikkatini çekecek cinsten. Jack Nicholson'ın Jack Torrance rolünde devleştiği bu film alkolizm sorunları ve sinirli yapısı yüzünden öğretmenlik işini kaybetmiş Jack Torrance adında bir yazarın dağ başındaki bir otelin bakıcılık işini kabul etmesiyle başlar.

 

 

 

4. Barton Fink - Joel ve Ethan Coen

 

İlk oyununun Broadway'de yakaladığı başarının keyfini sürmekteyken kendisine teklif edilen bir senaryo işini kabul eden ve yerleştiği harap otelde bir türlü yazmaya başlayamayan Barton Fink'in hikayesiyle karşı karşıyayız. Burada birçok kişiyle tanışan Barton Fink'in hikayesinde Hotel Earle'in izleyicide yarattığı hissiyat da önemli bir yere sahiptir.

 

 

 

5.Çin Kahvesi - Al Pacino

 

Usta oyuncu Al Pacino'yu oyuncu olarak izlemekle kalmayıp yönetmen koltuğunda da görürüz Çin Kahvesi'nde. Hayatını kapıcılık yaparak kazanan ve kitaplarını zar zor yazabilen bir yazar olan Harry Levine'in (Al Pacino) bir borcu tahsil etmek üzere yanına uğradığı fotoğrafçı Jake Manheim'yle ( Jerry Orbach) olan sohbetine davet eder izleyiciyi.

 

 

 

 

6. Yaramaz Harry - Woody Allen

 

Bir edebiyat ödülü kazanmayı hevesle bekleyen, fakat feci bir yazar tıkanmasından mustarip olan Harry Block'un hikayesi Woody Allen'ın kendine özgü mizahının da iyi bir örneğidir. Hikaye boyunca Harry'nin çoksatan kitabı adeta "vücut bulur." Film boyunca Woody Allen'a Kirstie Alley, Bob Balaban, Billy Crystal, Mariel Hemingway, Demi Moore ve Robin Williams gibi birçok ünlü oyuncu eşlik etmektedir.

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yeni yıl diye adlandırdığımız takvim dönemine yaklaşırken, yayınevleri, bizi heyecanlı tutmak adına yazarlarının beklenen yapıtlarını müjdelemeye başlar; biz okurlar da, sıkıntılı zamanlarımızda sığınabilmek ve günü geçirebilmek için okunacak yeni kitapların beklentilerine kapılırız.

Anna Karenina'yı elime ilk aldığımda lisedeydim. Birkaç sayfa okuduktan sonra uzun ve sıkıcı bir roman olduğuna karar verip rafa geri koymuştum. İkinci denememde üniversiteden yeni mezun olmuştum, bu defa elimden bırakamadım. O yaşta beni en çok heyecanlandıran, romanın unutulmaz karakterleri ve elbette aşktı.

Kimilerine göre “modern zamanların ilk miti”, kimilerine göre de “ilk modern bilimkurgu” olan Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818’de yayımlandı ve on sekizinci yüzyılın sonlarına doğru zirveye çıkıp on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında hız kesen Britanya gotik romanının geç dönem eserlerinden biri olarak edebiyat tarihine geçti.

Korkularımızdan can bulup yine korkularımızla beslenerek yaşayan canavarlar; genelde hayvansal formlara insani özellikler eklenerek şekillendirilmişler – bazen insanlar gibi dik dururlar, bazen insana özel yüz ifadeleri taşırlar, bazen konuşurlar vesaire… İnsani özellikler; inandırıcılıklarını ve dolayısıyla etkilerini artırırken, kendileriyle ilintili korkuları da cisimleştirir.

Sinema severlerin heyecanla beklediği dönemlerden biri yaklaştı! Bu yıl 17.'si düzenlenen !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali 15-25 Şubat'ta İstanbul'da, 1-4 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir'de... Filmlerin yanı sıra !f Music de, Müjde Ar ve Tuğrul Eryılmaz’ın !f İstanbul’a özel sohbeti ve hayat verecek etkinlikleriyle çok konuşulacak gibi görünüyor. Bu yılın teması ise "Hayat Var!”

Söyleşi

Zeynep Şen

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.