Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Fikri Sabit Arşivi

En çok okunanlar  

Fikri Sabit


Jane Eyre’in aşkı burada, Uğultulu Tepeler’in tekinsizliği nerede?

Haworth kasabası… Dik bir yamacın üzerinde, kimsenin ziyaret etmek istemeyeceği kadar yalnız, küçük, korkutucu derecede sevimsiz. Hele kilisenin tam arkasında bulunan derme çatma papaz evi… Perdeleri hep sımsıkı kapalı, içeride bir ailenin yaşadığına dair herhangi bir ipucundan yoksun, tekinsiz… Oysa öyle değil.


Karşılaştırmalı edebi liste okumaları

Yaz dönemi yayın dünyamızın gelenekselleşmiş kuraklığı, kıpırtısızlığı demek. Bu kuraklıktan çıkma mücadelesi çerçevesinde olsa gerek, çeşitli kaynaklardan edebiyata dair liste üzerine liste haberleri gelip duruyor. Listeler, yapılış biçimleri, edebiyatı tuttukları yer, bakış açıları ve elbette sonuçları, düşündürüyor. Buyurun karşılaştırmalı edebi liste okumalarına…

 


Kendi mitinin kahramanı: Fazıl Say

Söz konusu, Mezopotamya Senfonisi. Bir sıcak yaz gecesi konser alanı yekpare bir kütleyi andıran dinleyici topluluğunun ağırlığıyla ezilir gibi, batar mıyız bu dolgu alan üzerinde bunca kararlı ağırlıkla, diye içimden geçiriyorum. Fazıl Say gerilerde bir yerlerde senfonisine yer açar gibi çalıyor. Hafiflemeyi algılıyorum.


Şairin anima burcunda…

“Mutlu gündüzlerin güzel düşleri tarafından desteklenmese, beslenmese, şiirleştirilmese nice olurdu gecenin o büyük düşleri?” Zengin bir hayali, istikrarlı bir düşünceye ‘indirgeyen'den, istikrarlı bir düşünce çerçevesinde yorumlayandan şair olur mu? Ya, gecenin büyük düşlerine kapılıp da gündüz düşleri kurmaktan korkanlardan? Olmaz diyor Bachelard.


Gerçek olan düşlerden başka şey değil…

Özelleşmiş bir insan pratiği olarak edebiyat daha geniş kitlelere hitap edebilir mi? Verimliliği, işi ve fikirlerin pratik uygulamalarını yücelten bir toplumda ‘faydasız’ bir söylemin rolü nedir? Bu sorular, edebiyatın günümüzde işgal ettiği en sorunlu, en sallantılı konuma işaret ediyorlar.


Niye herkes yazar olmak istiyor ki?

Bu aralar herkes yazar olmak mı istiyor? Ya da niye herkes yazar olmak istiyor? Yazar Olabilir miyim?'i yazarlığa ilgi duyan ve Semih Gümüş’ün nasihatlerinden payını almak isteyenler oturttu yayımlanır yayımlanmaz çoksatar listelerinin ilk sıralarına.


Yeni bir dinin önlenemez yükselişi!

Darwin’i unut, aklı boşver, bırak zihnini o aydınlatsın: Uçan Spagetti Canavarı. O evrenin babası. Makarnasal uzuvlarıyla her şeye dokunan, her şeyi hisseden, köfteleriyle bizi ve evrendeki her şeyi gören… Aşağı yukarı böyle bir şarkısı var Uçan Spagetti Canavarı dinine inananların.


Deccali yaşatmak mı, öldürmek mi?

Çağdaş sanatçılardan Harun Farocki öğrencilik yıllarında yaptığı bir işle dikkatleri üzerine çeker: Öncelikle okuldan kovulur. Sanatçı Napalm bombası yemiş bir Vietnamlı’nın hikayesini anlattıktan sonra elinin üzerinde bir sigara söndürür.


Plajda okumak bir sanattır

Geçen hafta sevgili okurlarımdan bir tepki, bir tepki… Nerede bulacağız da okuyacağız diye bu üzeri tozlanmış sözde yaz kitaplarını diyenler mi dersiniz, beni içi geçmişlikle, zevksizlikle, rüküşlükle suçlayanlar mı dersiniz… Şöyle kolay bulunur, kolay okunur hafiflikte bir şeyler yok muydu önerecek diye arayanlar mı dersiniz… Velhasıl, bazı okurlarımın yüksek edebi kaygılarımı gözeterek önerdi


Yaz okumaları

Yaz ilerlemeye başladı iyiden iyiye, hal böyle olunca adettendir başıboş yaz okumaları yapmak da, önermek de… Evdeki kütüphane, bir sahaf olsa, orada öylece duran kitapların yeri anlam kazanır. Rüzgar esse serin ya da odada bir yerde bir pervane, sayfalar aralanır esintinin etkisiyle kendiliksizce… Yaz, kitaplara, okumalara kalır…

 

 

Söyleşi

Ahmet Faruk Kayral ile söyleşi:


"Her şeye rağmen, yine de bu konuyla ilgilenen binlerce kültürlü insan var."


Ece KARAAĞAÇ

 

 

 

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.