Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Söyleşi Arşivi

En çok okunanlar  

Söyleşi


İskender Savaşır ile söyleşi: "Kaçış edebiyatı mı? Peki..."

Dalgın Sular, görmeye alışık olduğumuz dergilere hiç benzemiyor. Öncelikle bir proje olarak, İskender Savaşır tarafından geliştirilmiş; çizgi roman motifini kullanarak travmatik deneyimler yaşayan gençler ve çocuklar için rehabilite edici bir iletişim ortamı yaratabilmek amacıyla.


"LGBT içinde trans erkekler görünmez durumda"

Türkiye’de “öteki” çok muallakta bir kavram. Çünkü her an yanınızdakine göre “öteki” olabilirsiniz. Sağınızdakinin ötekisi, solunuzdakinin, dilinizin, cinsiyetinizin, inancınızın… Genellikle “öteki” kavramı daha çok ayrımcılığı temsil eder. Ama bunun dışında egemen olanın diline karşı duruş da “öteki” olarak tanımlanır; öteki medya, öteki kuram, öteki düşünce gibi.


Antikapitalist Müslümanlar: Gezi, Kur’an’daki cennet tasavvuruna çok yakın

Kuşkusuz ki Antikapitalist Müslümanlar Gezi Direniş'inin en simgesel gruplarından biri olarak kalacak hep akıllarda. Özellikle bu direnişin “CHP zihniyetinin” doğrudan bir ürünü olmadığını göstermek açısından çok önemli bir rol oynadı Antikapitalist Müslümanlar.


çArşı: Süper reklamımız oldu

Parktan atılmış, çadırlar yakılmışken, Çarşı'nın ''Bize 100 gaz maskesi verin, parkı alalım'' demesi önce hayalci ve çocukça gelse de, iki gün sonra bu slogan gerçek oldu. Daha sonrası unutulmaz zaten... Çarşı, tribünden taşan enerjileri ve en çok da o zeka fışkıran mizahıyla eşi benzeri olmayan bu direnişin kahramanlarından oldu. Sloganları, marşları herkesin diline dolandı.


Öğrenci Kolektifleri: Politik değildir demek akıl kârı değil

Konumuz hem Y Kuşağı hem de Gezi Parkı direnişi olunca es geçemeyeceğimiz bir grup daha vardı: Öğrenci Kolektifleri. Direniş boyunca aktif rol oynayan Öğrenci Kolektifleri'nin hemen tüm üyeleri Y Kuşağı'nın temsilcileri. Öğrenci Kolektifleri'nden Aylin Kaplan'la direnişi ve kuşak meselesini konuştuk.

 

HASAN CÖMERT

 


Berrin Karakaş ile söyleşi: "Transfer denince aklıma Drogba geliverdi"

Ahlakçılık yapmayalım ama olmuyor işte, sevdiğimiz bir yazar, sanatçı reklamlarda oynamasın, politik duruşunu bozmasın, “saçma” demeçler vermesin istiyoruz. Yazdığından, söylediğinden farklı yollara çıkmasın, kafamızda onu nasıl yarattıysak öyle kalsın istiyoruz. Biraz hastalıklı bir durum, biraz da haklı bir istek galiba. Bazen abartılıyor, bazen az bile söyleniyor.


"Biz İstanbullular kurduk bu kütüphaneyi buraya"

Dün polisin Gezi'yi bombalaması sonucunda, herkesin ama özellikle kitapseverlerin gönlünde taht kuran Gezi Kütüphanesi'nin yıkıldığına dair haberler aldık. Şimdi bizim size haberlerimiz var: "Ahşap kitaplıkların bir kısmı TOMA etkisiyle devrilmiş, ancak taş raflar sağlam" diyor kütüphanenin gönüllüleri.


Edebiyatdışı// İnsanlık çok şeye sahip, ama en çok ihtiyacı olanı kaybetti

Şu sıralar çokça konuşulan dizilerden Black Mirror, en umutsuz tablolardan birini çiziyor insanlık için. Gelişmiş iletişimin insanlığı yok ettiği bir dünya! Beyazperde, televizyon ya da gerçek fark etmiyor aslında, yeni bir insan profilinin oluştuğunu söylemek için geç bile kalındı. Peki nedir bu yeni insan? Nereye doğru gidiyor?


Sansürsüz Sansür Tarihi: "Yöntemler değişiyor, düşünceye ve eleştiriye duyulan korku değişmiyor"

En yakın tarihli örnek, bir test kitabında, Cemal Süreya'nın yarım asırlık kitabına da adını veren şiiri Üvercinka'da geçen "sevişmek" sözcüğünün yerine "sevmek"in getirilmesiydi. Edebiyata, sinemaya, heykele, resme yönelik sansür uygulamalarının ilki değildi bu örnek hiç kuşkusuz, görünen o ki, son da değil...

 

 

 


Diyar Saraçoğlu: "Ortalıktaki kitap, dergi, gazetelerin çoğunun okunmaması daha iyi"

İlgi alanına göre insanı rezil de eden, vezir de eden bir siteden bahsediyoruz. Bildiğiniz, bilmediğiniz kitaplarla dolu, “Şunu okudun mu?”, “Bunu okumalısın,”, “Aslında buna da bir baksan,” dedirterek, sizi oradan oraya sürükleyebilecek bir site.

Söyleşi

Ahmet Faruk Kayral ile söyleşi:


"Her şeye rağmen, yine de bu konuyla ilgilenen binlerce kültürlü insan var."


Ece KARAAĞAÇ

 

 

 

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.