Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Eleştiri Arşivi

En çok okunanlar  

Eleştiri


KÖTÜ BİR YILIN GÜNCESİ: BİLİNCE SAYGI, TİNSELLİĞE TUTKU

BİLGİNİN, YAŞLILIĞIN SEVGİ GEREKSİNİMİNİ KARŞILAMADAKİ YARARLARININ SORGULANMASI


Hülya Saat

Bir görüşe göre, insanlık halleri sınırlıdır. Üzerlerine yazılanlar da eninde sonunda benzeşirler. Bu yüzden benim de ilgimi hikâyelerin konusundan çok, metnin diğer özellikleri çeker. Aynılık ile özgünlük, ikiz kardeştirler. Konu bileşenini ihmal ettiğinizde, hikâye edilen asıl şey, metni yazanın, aynılık ya da özgünlük, konfor ya da emek arasında yaptığı seçim, yani yazma tutumu olur.


İlk Kez Konaklayacaklar İçin Anayurt Oteli

Yusuf Atılgan, 1989 yılının ekim ayında öldü,  ilk  romanı olan Aylak Adam  1959 yılının ekim ayında  yayımlandı.


Devletin ideolojik aygıtı olarak; Diyanet

Türkiye’nin netametli tartışma konularından birisi “laiklik”tir. Burada temel soru “Türkiye “laik” midir, değil midir?” şeklindedir. Türkiye’nin laik olmadığını öne sürenlerin temel gerekçesi “Diyanet İşleri Başkanlığı”dır (DİB). İlk tespit olarak şunu belirtmek gerekirki, evet tek başına DİB’in varlığı evrensel anlamda laikliğin ihlalidir.


Öteki ya da hidayete doğru

“Bir kızla öpüştün mü hiç?”
Kübra irkildi. Beklemediği bir soruydu. Esin’in dini hayata dair meraklarına alışkındı, ama böyle bir konunun dile getirilmesinden tedirgin olmuştu.
“Ha... Hayır” diyebildi.


Kitap Bu Değil, Yapma Güzel...

Kaderin benim için uygun gördüğü cezalardan birini söyleyeyim de şaşırıp kalın. Öyle oyun falan değil, düpedüz bir ceza, hem de sadistçe. Kırk yıl düşünülse akla gelmez, bari ben diyeyim: Hızlı kitap okuma cezası.


ÜNSAL OSKAY ÖLMEDİ; ELİMİZDEKİ AYNA KIRILDI SADECE

Bazı ölümler vardır ki bizi (bizi derken toplumu kastetmek isterdim aslında; ama maalesef değil, eli kalem tutanları, az buçuk mürekkep yalamışları, ara sıra da olsa okumayı iş edinenleri kastediyorum mecburen) derinden yaralar. Düşünceleriyle yaşadığımız çağa hiza verme yetisi olan bu kişilerin ölümlerinin ardından birkaç satır yazmak da alışkanlık haline gelmiştir.


2760889966649

İkitrilyonyediyüzaltmışmilyarsekizyüzseksendokuzmilyondokuzyüzaltmışaltıbinaltıyüzkırkdokuz. 2’ye bölünemez. 3 için, rakamları tek tek toplayıp sonucun 3’ün katı olup olmadığına bakmak yeterli. Son rakam 0 ya da 5 olmadığına göre 5’e zaten bölünemez. 7’ye, 11’e, 13’e?


Siyasi liderlerin edebiyatla ilişkisi

Deniz Baykal, Türkiye’yi ziyarete gelen Obama’ya iki tane kitap hediye etmişti, bilmem hatırlar mısınız… Biri Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Huzur, diğeri ise, Sait Faik Abasıyanık’ın Haritada Bir Nokta isimli derleme öykü kitabı… Bu hareketten epey etkilenmiştim ben.


Zararın neresinden dönsek "Ziyan"dır...

Günlerdir, Hakan Günday’ın sıra dışı romanlarının içinde belki de en sıra dışı olan; çünkü diğerleriyle karşılaştırıldığında, başka bir “sıra”ya ait olduğu anlaşılan Ziyan’ı okuyorum. “Askerlik” gibi bıçak sırtı bir konuyu; hem de bunca rahat ve doğal bir dille ele alması bile Ziyan’ı, günümüz edebiyatı içinde özellikli bir yere taşıyor.

Söyleşi

Tarkan Kaynar ile söyleşi:


"Hayvanlar her zaman ilacım olmuştur."


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.