Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi
 Üye eleştirileri bölümü idefix üyelerinin kitaplara yaptıkları eleştirilerden derlenmektedir. Eğer siz de eleştirinizin bu bölümde yayınlanmasını istiyorsanız dilediğiniz kitabı idefix’te eleştirebilirsiniz. Eleştirileriniz idefix editörlerinin kontrolünden sonra değerlendirmeye alınacaktır.

Üye Eleştirileri Arşivi

En çok okunanlar  

Üye Eleştirileri


Çevrimiçi Döngüde: AMAT

İhsan Oktay Anar ölümsüz bir döngünün içinde "Amat" efsanesini anlatırken yine kalemini kâğıttan sakınmıyor. Aslında anlatılanlara kimse yabancı değildir, olamaz "2003 yılında Karayip Korsanları"nın ilk filminde karşılaştığımız da buna benzer bir şey değil miydi? Denizciler ne meraklılar ölümsüzlüğe!


Yazık Olmuş

"Bay Vivo ve Kokain Kralı" İngiliz yazarın okuduğum üçüncü romanı. Önce "Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini"ni okumuş ve çok beğenmiştim. O yapıtta İtalyan faşist lider Mussolini'yi ilgilendiren bölümler, ben onu anlayana kadar okurken zorlanmama neden olmuştu.


Köyden Sürüldüm Şehire

Anadolu köylüsü, "Köylü, milletin efendisidir" vecizesiyle selamlanmasına rağmen Cumhuriyet Türkiye'sinin en çok ezilen kesimlerinin başında yer almıştır. Cumhuriyetle birlikte iktidar sahipleri liberalleşmek, ulusal burjuvaziyi yaratmak için köy sermayesini kullanmak; sanayi sermayesinin dolayımına sokmak istemişlerdi.


Değişmeyen Korku

Belki kimisi için çok geç kalmışımdır, fakat Havaalanında Bir Hafta ilk okuduğum Alain De Botton Kitabıydı.


Vicdanını Arayan Edebiyat

Bir yazar tek başına koca bir ulusal edebiyatın vicdanı olabilir mi? Böyle örnekler dünya edebiyatında ne yazık ki çok az. Hem resmi söylemle kavga eden, hem geleneğin ne olduğunu bilen, hem de kullandığı dili geliştirmeye çalışan yazarlar, bazen tek başlarına bir ulusun vicdanı olabilirler. Yazarak sadece kendilerini değil, o dille düşünen, yazan, yaşayan herkesi arındırırlar.


Görünmeyen Ekonomi Dünya Gerçekte Nasıl İşliyor?

Kitap, Steven D. Levitt ve Stephen J. Dubner'ın nasıl tanıştıklarını ve nasıl olup da ortak bir kitap yazmaları gerektiğine inandıklarını anlatarak girişi yapıyor.


Beyaz Kale

Beyaz Kale Venedik’li bir tüccarın kendisine fiziksel olarak çok benzeyen fakat karakter olarak çok ayrı olduğu Hoca’yla arasında geçen psikolojik savaşı anlatan bir roman. Fakat bu; bahsi geçen psikolojik savaşın fiziksel boyutunun olmadığı anlamına gelmiyor. Arka fonda ise 1600’lü yılların ikinci yarısındaki IV. Mehmet padişahlığındaki Osmanlı İmparatorluğu var.


Anı havasında bir kitap.

Kitabı uzun zamandır alıp okumak istiyordum. Muazzez İlmiye Çığ hakkında da yazıları ve çalışmaları ile ilgili olarak pek çok yerden bir çok şey öğrenmiştim. Bu durum merakımı daha da arttırdığı için kitabı kapıma geldiği gün bitirdim.


Bir Umut Türküsü

Bir umut yağmuru O'nun dizeleri'
Hayatın karanlığının içimizi boğdu bir anda, belki bir hazan sabahında, günümüze güneş olur, geleceğe değin umutlarımızı canlandırır.


Araştırma adı altında!

Aydoğan Vatandaş ismini ilk kez, Vatan Gazetesi eski yazarlarından Yiğit Bulut´tan, "Değerli arkadaşım Aydoğan" ifadesi ile duymuştum.
Genç yaşına rağmen sayın Vatandaş bir sürü kitaba imza atmış.

Apokrifal...

Selman Kayabaş editörlüğünde yayınlanan kitaba notum eksi üzerinden yüzelli.

Söyleşi

Ahmet Faruk Kayral ile söyleşi:


"Her şeye rağmen, yine de bu konuyla ilgilenen binlerce kültürlü insan var."


Ece KARAAĞAÇ

 

 

 

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.