Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



"O"nunla her şey şahane ama aynı zamanda da çok mutsuzum…

Hiç şöyle bir çaresizliğe tanık oldunuz mu?

 



Tehlikeli Oyunlar: Bir insanın bedenine kaç kişi sığar?

Oğuz Atay’ın Tehlikeli Oyunlar romanı kendinden sonraki kuşakları sarsmaya devam ediyor. Hem de bu sefer tiyatro sahnesinde. Seyyar Sahne bir süredir çeşitli edebiyat eserlerini yeni bir tiyatro anlayışı ile sahneliyor. Leyla Erbil, Tezer Özlü, Oğuz Atay… Her biri edebiyatımızın modern klasikleri sayılabilecek yazarlar…

 

 



Kötülük Masalları

Yeni romanı “Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey”de -önceki romanlarındakine benzer- klostrofobik bir atmosfer yaratmış Mine Söğüt. Bir kez daha kötülükle yoğrulmuş masallar anlatıyor.



Bir cemaate ait olmak isteyen yalnız yazar ve Manzaradan Parçalar...

“Bir cemaate ait olmak isterim”. Böyle söylüyor Orhan Pamuk son zamanlarda verdiği söyleşilerden birinde. Ondan böyle bir cümle duymak çok ilginç doğrusu.



Heil Celine!

On dört yaşındaydım ve hayat, bir deniz yatağında uyumamı emrediyordu. Oysa deniz yatağı, altında deniz olmadan bir çakıl çuvalına benzer. Uyutmaz. Uyutsa da gördüğün rüyayı hatırlatmaz. Latin alfabesini doğduktan ancak dokuz yıl sonra öğrenebilmiş bir çocuğa, eline tesadüfen geçmiş bir romanı okutmaktan başka bir halta yaramaz.

 



İnsanlık Tarihinin En Kötü Kararları

Benim tarihin insanlara acı çektiren kısmıyla kurduğum ilişki “Bir insan bunu neden yapar ki” ve “Neden kimse engel olmadı” cümleleri etrafında döner. Tarihsel sürece bütünüyle hâkim olmak isterim. Yeterli akademik alt yapıya sahip olmadığımı düşündüğüm için zekice yazılmış ve olayların iyi analiz edildiği ancak kolay okunan metinleri tercih ederim.



Palahniuk’un porno kulübü

“Uzun zamandır bu konu hakkında iyi bir roman okumamıştık,” diyebileceğiniz başlıklar vardır: İkinci Dünya Savaşı, kedilerin gizli hayatı, işgal altındaki İstanbul veya takıntılı aşk ilişkileri. Ancak porno endüstrisini bu listeye eklemek pek az kişinin aklına gelir. En son ne zaman bu konuda, porno hakkında bir roman okumuştunuz? Hem zaten nedir ki bu sözcüğün, pornonun anlamı?



Dan Brown’a karşı bütünüyle kuşkudayız!

Kayıp ruhlarımızın şifresi, hangi kayıp sembolde gizli? İçimizdeki o koskocaman manevi boşluğu dolduracak, o çok ihtiyaç duyduğumuz bilgi, hangi kayıp inanca götürür bizi?



Eşcinselliğe düzcinsel bakışın romanı

Ben bir klasik müzik konseri sahnesinin bir rock festivali sahnesinden farklı düzenlenmeyeceği günleri tasavvur ederek yazıyorum; ışıkların, barkovizyonun desteklediği bir atmosfer. Çünkü uzaya gitme çabasının da aslında derinlerden su yüzüne çıkma uğraşı olduğunu biliyorum; havanın da başka bir deniz olduğunu görmüş bulunuyorum epeydir. Havanın dışına çıkarsak nefes alabileceğiz.



Paulo Coelho ve Türkiye'nin ruhunun hikâyesi: Elif

Paulo Coelho bir fenomen. Piyasa ekonomisinin kavramları ile konuşursak bir “marka”. Öyle bir marka ki, büyük markalar bile ona ihtiyaç duyuyorlar. Onların reklamlarında oynuyor, yıllık tanıtım kitaplarına makaleler yazıyor. “Kitabı en çok dile çevrilmiş yaşayan yazar” olarak Guinnes Rekorlar kitabına girmiş bir isim.

Söyleşi

Kerem Yücel ile söyleşi:


“İyi bir fotoğraf her zaman kendini anlatabilir.”


Ece Karaağaç

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.